Ana Sayfa
 Ankara
 İç Anadolu Bölgesi
 Marmara Bölgesi
 Karadeniz Bölgesi
 Ege Bölgesi
 Akdeniz Bölgesi
 Doğu-Güneydoğu
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Magazin
 Kültür-Sanat
 Güncel-Dizi
 Almanya-Romanya
 Künye
 İletişim
 Reklam Tarifesi
 Görüntüler
 
  YAZARLAR
  Namık Kemal ZEYBEK
Anadilde kulluk hak mı, görev mi?
  Orhan SELEN
Mustafa Kemal’i dinliyorum
  Hamdi YILMAZ
Peygambere götürülen Türk kanı
  Prof. Dr. İsa KAYACAN
Hayrettin İvgin’den: Derin Mitoloji
  Murat POLAT
Yaşa takılanlar oy kullanmadı
  Nusret KEBAPÇI
İşin aslı…
  Fuat YILMAZER
Şapkayı önüne alıp düşünmek (2)
 
  Anayurt Web
 
Ana Sayfa
Tarımda ürperten rapor
Tarımda ürperten rapor
 
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, “Önümüzdeki yıllarda tarım alanlarımız sulanamayacak” dedi
13 Eylül 2012 Perşembe 

ANKARA - TZOB Genel Başkanı Bayraktar, su kirliliğinin artmasının tarımı olumsuz etkilediğini belirterek, “Önümüzdeki yıllarda tarım alanlarımız sulanamayacak” dedi 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, su kirliliğinin artmasının tarımı olumsuz etkilediğini bildirerek, “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çevre sorunları geleceğimiz için büyük tehdit oluşturmaktadır. Su zengini olmayan ülkemizin su kaynakları korunmazsa önümüzdeki yıllarda kirlilik nedeniyle tarım alanlarımız sulanamaz hale gelecek” dedi. n Bayraktar, Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar’ı makamında ziyaret etti.

 Ziyarette, Bakan Erdoğan Bayraktar’a “Çevre ve Tarım” isimli raporu sunan Bayraktar, ziraat odalarının çevre ve tarım alanlarının korunmasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla işbirliği içinde, bir şekilde kamu denetçisi yani ‘ombudsman’ olarak görev yapmaları hususunda hukuki düzenlemelerin isabetli olacağı kanaatini taşıdığını söyledi.

Bayraktar, ayrıca her türlü çevre kirliliği ve doğal kaynakların yanlış kullanımının ekosistemlerde doğal dengeyi bozduğunu, bu durum nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çevre sorunlarının gelecek için büyük tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Yapılan araştırmaların dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin yüzde 50’sinin son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koyduğunu kaydeden Bayraktar, “1970’li yıllardan itibaren hızla artan dünya nüfusu, plansız sanayileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bilinçsizce kullanılan tarım ilaçları, yapay gübreler ve kimyasal maddelerin kullanımının giderek yaygınlaşması çevre kirliliğine neden olmaktadır” diyerek şunları söyledi: “Gerekli çevresel önlemler alınmadan, arıtma tesisleri kurulmadan, geri dönüşüm alanları hazırlanmadan üretime geçen sanayi tesisleri ve sanayi bölgeleri, ormanların tahribi, yangınlar, tarım arazilerinin amaç dışı ve yanlış kullanımı, erozyon, aşırı otlatma sonucu doğal bitki örtüsünün bozulması, maden, kireç, taş ve kum ocaklarının faaliyetleri çevreyi kirleten faktörler arasında sayılıyor. Çevre sorunlarını ana başlıklar olarak ele alacak olursak, toprak ve su kirliliği, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı ve hidroelektrik santralları öne çıkan konular arasında bulunuyor.”

Çevrenin kirletilmesine çeşitli sektörlerin değişen oranlarda katkıları olmakla birlikte en büyük payı sanayi ve enerji sektörünün aldığını ifade eden Şemsi Bayraktar, “Birçok sanayi kuruluşu gerekli önlemleri almadan üretim faaliyetlerine başlıyor; hava, su ve toprağa verdikleri atıklarla çevre kirliliğine yol açıyorlar” diye konuştu.

Toprak ve su kirliliğinin her geçen gün daha da ciddi boyutlara ulaşan önemli çevre problemleri arasında yer aldığını bildiren Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu: “Toprak ve su, çok uzun sürede oluşan ancak kısa sürede kirlenerek, aşınarak kaybolan doğal kaynaklardır. Toprak, tarım sektörü için vazgeçilmez bir üretim faktörü olduğu kadar, sanayi ve kentleşme için de aynı derecede önem taşıyor. Toprak kalitesindeki değişim tarımda verimliliği olumsuz yönde etkiliyor. Evsel, sanayi ve tarımsal kaynaklı atık suların arıtılmadan su ortamlarına bırakılması, nüfus artışı, zirai mücadele ilaçlarının kullanımı ve aşırı gübreleme ve toprak erozyonu gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları kirleniyor. Sanayi kaynaklı arıtılmayan suyun önemli bir kısmının tarımda kullanılması, bilgisiz ve yanlış tarım uygulamaları, toprak kirliliğini dolayısıyla su kirliliğini, önemli bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Sonuç olarak kirlenen hava, su ve toprak günümüzde canlıların yaşamını tehdit eder boyutlara ulaştı.”

Bayraktar, Türkiye’nin önemli tarım ve endüstri merkezlerindeki su havzalarında yer alan suların kalitesi hakkında şu bilgileri verdi: “Su kalitemiz, ikinci sınıf (az kirlenmiş su) ve dördüncü sınıf (çok kirlenmiş su) arasında değişiyor. Sakarya, Meriç-Ergene, Gediz nehirleri, Nilüfer, Susurluk ve Nif Çayı gibi akarsularımız ve bazı göllerimiz başta olmak üzere su kaynaklarımızın önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle kirlenmiş bulunuyor. Yaş meyve sebze üretimimizin büyük bir kısmının karşılandığı, Ege Bölgesi’nde önemli ve ciddi bir ekonomik potansiyele sahip olan Gediz Havzası’nda geçmiş yıllarda yoğun olarak ruhsat verilen kum ve çakıl ocaklarının faaliyetleri çevreyi olumsuz etkiledi. Gediz Nehri’nin su seviyesinin alçalmasına neden oldu. Bu durumdan Gediz Ovası’ndaki yer altı suları da olumsuz olarak etkilendi. Nehre ayrıca Uşak’ta başta dericilik olmak üzere çok sayıda sanayi tesisleri tarafından sanayi atıkları; Kula, Salihli ve Ahmetli gibi ilçelerin atıkları yeterli arıtma yapılmadan deşarj ediliyor.” (İHA)

Geri
dön
Sayfa
başına git
Sayfayı
yazdır
Arkadaşına gönder Facebook'ta paylaş
 Yorumlar -  Yorum ekle

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 Kategorideki diğer haberler 
 
  ÇOK OKUNANLAR
  Gazetesi
  HAVA DURUMU
  Ankara
Cuma Cumartesi Pazar
33 / 19 °C 31 / 17 °C 33 / 17 °C
  DÖVİZ KURLARI
ABD Doları 2,1589
EURO 2,8438
İngiliz Sterlini 3,6856
IMKB 81,542
ALtın 89,4694
  ARŞİV
  ANKET
Yeni anayasa çalışmalarının partiler üstü bir uzlaşı içinde gerçekleşeceğini düşünüyor musunuz?
Evet
Hayır
   
  Künye   |   İletişim   |   Reklam Tarifesi
Copyright © 2008 Anayurt Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
Tasarım, Programlama ve Barındırma