Yıllardır bilinen ve görünen odur ki; CHP en çok kendi içiyle uğraşan ve bu uğraşılarında da en çok gürültü kopararak yapan, bir siyasal kurumdur, Cumhuriyet Halk Partisi…
Bu sürecin uzadıkça uzaması, bir çok CHP’lileri yormuş, yıpratmış; adeta paralize olmuş ciddi bir kitlenin oluşmasına gerekçe olarak gösterildiğini bilenler, iyi bilirler…
Bu sözleri, bir olumsuzluğun vurgulanması amacıyla değil, tarihi siyasal bir kurumun, varoluş köklerinden kaynaklı duyarlılıklarına, bir kanıt olarak, bunun öneminin altını çizmek için söylüyoruz…
“Pekiyi de; neden?” diye sorabilirsiniz…
*
Yanıtlayalım…
*
Önce, eleştiriler neydi diye bakmakta yarar var…
Birincisi; “Artık siyasette görüş farkları kalmadı. Onun için CHP de diğer partilerle aynılaştı…”
İkincisi; “Dar kadrocu, seçkinci bir anlayışa sahip CHP, halktan kopuyor…”
Üçüncüsü; “Parti içi demokrasi işlemiyor, işletilmiyor…” idi…
*
Eleştirilerin haklı olanları da, haksız olanları da vardı…
Ama, bizce kuşku götürmez iki eksiği vardı söylenenlerin…
Birincisi; CHP, ülkemizin Emperyalistlerce açık işgalinin yaşandığı bir süreçte ve anti-emperyalist bir mücadele amacıyla kurulduğunun…
Ve…
İkincisi; hiç de hak etmediği halde, bu süreci yaşamak zorunda bırakılan “Halk”ımızca kurulmuş olduğunun…”
Konuyla ilgili fikir beyan edenlerce unutulmuş olmasıydı…
*
Ülke topraklarının satışının da söz konusu olduğu özelleştirme hovardalığından, Davos Komedisine; “AB üyeliği süreci” adıyla yaşanan bulvar tiyatrosundan, Kuzey Irak Dramına; yoksulluğun yoksula karşı kullanılmasından, yolsuzluk dosyalarına varana kadar her türden burukluğun, kırıklığın yaşandığı bir ülkenin Ana Muhalefet Partisi olarak CHP’nin, Yerel Seçim sürecinde Çankaya’da Şehir Plancısı Sayın Bülent Tanık’ın, Ankara Büyükşehir’de Sayın Karayalçın’ın, İstanbul’da doğruluğun, mertliğin ve temizliğin sembolü Sayın Kılıçtaroğlu’nu aday göstermesini nasıl açıklamak gerekiyor?
*
Zamanında Sayın Kemal Derviş; “CHP’de partililer arasında sevgi bağı yok” dememiş miydi?
*
Ajanslar bildiriyor: “CHP’li Sevigen, partideki tüm görevlerinden istifa etti!”
Şimdi, CHP’nin “Sevi” gen’ine neşter vurmasını, tarihi köklerine bakmadan nasıl açıklayabilirsiniz ki?
Cumhuriyet’in ve Halk’ın Partisi’ne yakışan da budur…