Ekonomik ve kültürel kalkınmayı gerçekleştiren ülkelerin vatandaşları, medeni e çağın sunduğu iletişim haklarını bedelini ödeyerek kullanma hürriyetine sahiptirler. Bu anlamda Türkiye’de de iletişim yaygındır. Ekonomi, sosyal refah ve kültürel erozyon kalkınmış ve kalkınmakta olan ülke standartlarının altında olsa da…
Olabildiğine reklam ve oluşan talep ihtiyacın ötesinde tam bir deyim yerinde ise açgözlülük, gösteriş aracı özellikle cep diye tanımlanan iletişim aracı kullanımında.
Türkiye’de Türk Telekom ile ilgili biraz bilgi verdikten sonra konumuz olan çifte vergiyi irdeleyelim.
2008 yılı itibariyle Türk Telekom sabit abone sayısı 17 milyon 500 bin, ADLS’li hatlı abone 5 milyon 200 bin, GMS’li hat 11 milyon. Toplam abone 23 milyon 700 bin. Bu rakamlar, kendi sitelerindeki bilgilerdir.
Türk Telekom, 2005 yılında özelleşti; Lübnanlı Oger ailesi yüzde 55’ini. Hazine Müsteşarlığı yüzde 30’unu alırken yüzde 15’i de halka arz edildi. Akıbeti veya sonuçtan bilgi sahibi değilim!
Çifte vergi bakın nasıl alınıyor. Bir aya ait 20.30 TL bir fatura adresinize geliyor. Faturada; aylık – yıllık ücret 11.15 TL, yüzde 18 Katma Değer Vergisi, yüzde 15 Özel İletişim Vergisi.
Bir parantez açarak, tüketici adına ilgililer cevap versin diye sormak istiyorum.
Türk Telekom iletişim hizmetleri maliyet artı kâr hesabı sonucu tüketiciye sunulmakta mıdır? Sunulmakta ise ilgili şirket elde ettiği kârdan vergisini veriyor, bu bir! İkincisi Katma Değer Vergisi. Bu vergiyi birisi çıkıp izah etmeli. Telekom-iletişiminde Katma Değer Vergisinin izahını araştırmaya çalıştım; ilgili kamu kurum e meslek odasından öğrenmeye çalıştım. Bana söylenen, konunun birinci maddesine göre alınmaktadır. İlgililerin cevabı bu! Gülelim mi? Anladım da iletişimde tüketici ile katma değer ilişkisini anlayamadım!
Üçüncü vergi, özel iletişim!
Çağın araçlarını kullanıcıları özel algı ile kullanma lüksüne sahip. Yani medeni ihtiyaç aracı değil. Paran varsa!.. Çünkü adı üstünde özel iletişim vergisi. Medeni ihtiyaç araçlarını kullanmak herkesin harcı ve haddi olmamalı; durum buna işaret ediyor.
Bu yolla zorla alınan vergi Katma Değer Vergisi, bir aylık miktarı sadece katma değer vergisi olarak Türk Telekom’un kasasına giren TL.
Türk Telekom abone toplam sayısı 27 milyon 700 bin x 20.30 TL’lik fatura yüzde 18 katma değer vergisi 2.74 TL. Aylık toplam 75 trilyon 898 TL. Bu miktar sadece katma değer, özel iletişim ve diğer vergi bunun dışında! Devletin kasasına giren TL.
Nereden nereye geldik diyen Başbakan, bir de dönüp vatandaş nasıl soyuluyor diye baksa fena mı olur!
Telekom haracının dördüncüsü aylık-yıllık ücret. Tam Deli Dumrul Vergisi.
Deli Dumrul, köprünün başında durur. Geçenden 50 akçe, geçmeyenden 50 akçe.
Evet adalet denilen şey her halde bu olsa gerek!
İnsanı kahredici bir tavır da şu; haksızlık varsa yargıya git hakkını al. Ben her problemimi yargı ile çözeceksem kusura bakmayın ama, çok sayın yetkililer size ne gerek var!
Görev, sorun çıkararak yargıyı işlemez hale getirmek olmamalı. Aksine yargı yükünü hafifleterek sosyal barışı her alanda kuvvetlendirmek ilk görev olmalı.
Bu konuya ilgililerin, çok önem vermesi dileklerimle, bir atasözümüzle noktayı koyalım:
“-Bir ülkede, küçük insanların gölgesi büyüyorsa, o ülkede güneş batıyor demektir.”