İslam’ı namaz, oruç ve türbanla sınırlayanlar, insanları günah kafesi içinde tutsak edenler, Adıyaman’ın Kahta İlçesinde dedesi ve babası tarafından canlı olarak gömülüp üzerine beton dökülen 16 yaşındaki Medine’nin neden öldüğünü anlayamazlar.
Erkeklerle konuştuğu için dedesi ve babasının öldürdüğü genç kızın katilleri iki sapıkla sınırlı değildir.
87 yıllık cumhuriyetin eğitim ve öğretim sistemi Kahta’ya kadar uzanamadığı için, tarikatlar, kendisine “menzil şeyhi” dedirten imansızlar ve töre sapıklığı duruma egemen olmuştur.
Müslümanlık ne zamandan beri zulüm aracı oluyor.
Bunu yazarken tüm gerçek Müslümanlardan özür diliyorum.
Fakat bu adamlar ne yazık ki kağıt üzerinde Müslüman görünüyor.
Torun katili dede ise hızlı Müslümanlardan.
Menzil Tarikatı üyelerindenmiş. Her Cuma 15 kişiye evinde zikir yaptırıyormuş.
Ramazan’da da Teravih Namazını evinin avlusunda kıldırıyormuş.
Adam alt yapıyı hazırlıyormuş.
Bu cinayet ortaya çıkmasaydı sapık katil yakın gelecekte şeyhliğini de ilan edecekti.
Bu yaratık sadece cinayetten mi suçlu?
Dedesi sık sık Medine’yi dövüyormuş.
Medine’nin annesi, babaannesi ve diğer kız kardeşleri de dayaktan paylarını alıyorlarmış.
Medine 4 kez polise başvurarak dayak yediğini anlatmış.
Dedesinin ruhsatsız tabancası olduğunu bildirmiş.
Polis ise muhbiri ihbar edercesine Medine karakoldayken gidip evi basmışlar ve silahı bulmuşlar.
Bunlar kızın idam fermanı olmuş.
Adıyaman Türkiye Cumhuriyetinin bir ilidir. Kahta bu ilin bir ilçesidir.
Devlet, Valisiyle, Kaymakamı ile orada gözükmektedir.
Katil dede oğluna baskı yaparak Medine ve diğer 3 kız kardeşin ilk okula gitmesini engellemiş.
Bu ailenin oturduğu mahallenin muhtarı cinayet sanığı dedenin kardeşi.
Kızların okula gönderilmediğini bilmiyor olamaz.
O bölgenin polis merkezinin amirinin de bilmemesi olanaksız.
Aynı aileden 4 kız çocuğunun birden okula gönderilmemesi gözden kaçırılacak bir durum değildir.
Kahta Kaymakam’ı devleti temsil eder.
Okula gönderilmeyen çocuklarla ilgi emniyetten, muhtarlardan, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden bilgi istemez mi?
İstemedi ve almadıysa görevini yapmamıştır.
İlgili Bakanlıklar, Kaymakam, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Medine’nin oturduğu mahalle muhtarı hakkında inceleme başlatmalıdır.
İçişleri Bakanı “polisin hatasını” bağışlamayacağını söylemişti.
Medine’nin şikayetlerini ciddiye almayan ve onu koruyamayan polisin umursamazlığı bir hayatı yok etmiştir.
Bakan , “hata” derken ne demek istemişti ki? Bundan büyük hatayı arasa da bulamaz.
İşin bir de Maliye Bakanlığını ilgilendiren yanı var:
Dede bir işçi emeklisi.
Baba mahallede ekmek fırını işletiyor ve 10 çocuğu var.
Asıl kazançlarının sigara, çay ve kolonya kaçakçılığından olduğu biliniyor.
Sinekten yağ çıkaran Ankara’da, İstanbul’da güçlükle yaşamaya çalışan esnafın tepesine binen maliye, Kahta’ya kadar uzanıversin.
Bakalım dede ile baba ne kazanıyorlar, nereden kazanıyorlar ve ne kadar vergi veriyorlar.
Cinayeti işleyen katillerin cezalandırılması, 16 yaşına geldiği halde fotoğrafı bile bulunmayan Medine’yi geri getirmez.
Devlet kendi görevlilerini, din adamları da Müslümanları uyarmazsa daha çok Medine’ler vahşice öldürülür.