Türkiye’nin kaderini Ortadoğu’daki gelişmeler belirleyecek! Ortadoğu’nun kaderini de Türkiye belirleyecek! İki farklı düşünceden yola çıkılarak Ortadoğu’da neler olup-bittiğini az-çok tahmin edebiliriz. ABD’nin Ortadoğu’daki yegâne amacını zaten biliyoruz. Türkiye ise bu amaca ortaklık ettiğini daha önceden ilân etmişti. Fakat Türkiye’nin Müslüman olması nedeniyle her attığı adıma dikkat etmesi gerekirken BOP uğruna gözü-kara bir şekilde ABD’nin güdümünde bir dış politika belirlemesini bir çılgınlık olarak görebiliriz.
Bush dönemindeki ABD ile Obama dönemindeki ABD arasında hiçbir fark yok. ABD sadece makyaj tazeledi. Dünyaya daha şirin görünebilmek için yeni bir strateji çizdi. Bu stratejisini de Obama üzerinden tatbik ediyor. ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ni Türkiyesiz uygulayıp-tatbik etmesi elbet ki imkânsızdı! Türkiye olmadan asla! Çünkü Türkiye tarihten bugüne Doğu’ya açılan tek kapı. BOP ise ancak Türkiye ile başarıya ulaşabilir.
Büyük Ortadoğu Projesi’ndeki asıl amaç Yeni Dünya Düzeni’nin kurulması! 100 yıllık bir proje! BOP ise Yeni Dünya Düzeni’nin sadece bir parçası.. Her zaman bahsettiğim gibi Yeni Dünya Düzeni’nin kurulması için üç sacayağı çok önemlidir. ABD, ikinci ABD (Avrupa Birleşik Devletleri) ve üçüncü ayak olarak da OBD (Ortadoğu Birleşik Devletleri). Büyük İsrail Projesi de BOP kapsamı içinde gerçekleşecektir. Şu anda ABD ve İsrail arasında ufak-tefek problemler yaşansa da aslında hepsi gözboyama ve aldatmaca! Zaten ABD-İsrail sürtüşmesi Türkiye üzerinden yapılıyor. Bugün Türkiye-İsrail ilişkileri pek de iyi değil!..
ABD geçmişteki politikalarında o kadar çok yanlış yaptı ki, işte bütün bu yanlışları düzeltmek için dünyanın önüne yeni bir strateji ile çıkmak zorundaydı ve öyle de yaptı. Barack Obama’nın ABD Başkanı olması ilk açılım! Arkasından dinlerarası diyalog, medeniyetler ittifakı ve küreselleşme gibi söylemler ise Yeni Dünya Düzeni’ne geçişin sinyallerini vermektedir. Dünyanın tek merkezden idare edilmesi (yönetilmesi) emperyalist güçlerin son hayalidir. Fakat karşılarında Rusya, Çin, Hindistan ve İran var! Asıl problem de bu ya!
Şu anda İran üzerindeki yoğun baskıların nedeni aynı zamanda Rusya’ya, Çin’e ve Hindistan’a gözdağıdır. Kızım sana söylerim gelinim sen anla türünden bir mesaj olsa gerek. Rusya kısa bir sürede toparlanarak tekrar eski gücüne kavuşması ABD’yi korkuttu. Çin’in ekonomik alanda dünyaya meydan okuması ve üretmiş olduğu mallarını bütün dünyaya pazarlaması da ABD’yi son derece korkuttu. Bütün bunlar karşısında AB ne yapıyor diyecek olursanız; diyecek bir şey yok! ABD ne yaparsa AB zaten okeyleyecek. İngiltere ise sessiz ve derinden olayları/gelişmeleri seyrederek hem ABD’ye hem de AB’ye desteğini esirgemeyecek. Bir zamanların büyük ağabeyi İngiltere her zaman ABD’nin yanında olacak!..
Dünyadaki gelişmelerin Ortadoğu’ya yansıması bu şekilde… Önemli olan Türkiye’nin bütün bu gelişmelerin neresinde olduğudur! Maalesef Türkiye bütün bu gelişmelerin tam göbeğinde! Ne de olsa ABD ile Eşbaşkan! Başbakan Erdoğan’ın dilinden düşürmediği Eşbaşkanlık sözcüğüne artık halkımızda bir hayli alıştı. Nasıl olsa AB’ye üyelik konusunda bir hayli de mesafe katettik. Bir yanda BOP diğer yanda AB’ye üyelik süreci! Türkiye’deki iktidarın keyfine diyecek yok. Fakat iç problemlerini nasıl halledecek?! PKK, Ergenekon, Darbeler!.. İktidarın işi çok zor! Bence bulanık suda balık avlıyor! Bu bulanık su onu yutacak!..
Türkiye’nin yaptığı dış güdümlü (taşeron) bir politika! Türkiye kendine öz, kendi mayasıyla yoğrulmuş bir iç ve dış politika geliştiremediği sürece maalesef problemler çözülmeyecek! Problemleri çözüm yolları başka büyük problemler doğuruyor! Yol-yöntem, strateji yanlış! Mevcut iktidar sürekli kendisine düşman yaratıyor! Olan devlete ve millete oluyor…