Diyarbakır-Bursaspor futbol karşılaşması bir yüz karası olarak spor tarihindeki yerini alacaktır.
Hayatlarında maça gitmemiş yaratıkların sahaya taş yağdırması, bu ülkenin okullarında okuyarak, ekmeğini yiyerek hayatlarını sürdürenlerin İstiklal Marşı’nı ıslıklaması Diyarbakır kenti için de utançtır.
Futbol seyircisi olanların da olaylara karşı çıkmaması ayrı bir konudur.
Yıllar önce Diyarbakırspor, kameraların alınmadığı bir maçta adeta şikeyle birinci lige çıkarılmıştı.
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş takımlarının çekim alanı yaratarak insanların terörden spora çekilmesini sağlamak için bir başka takımın hakkının yenmesi desteklendi.
Diyarbakır daha sonra düştü ama yeniden çıktı.
Çok sayıda zengin iş adamı var ama takımına sahip çıkmıyor.
Üst sıralar için oynayabilecek Diyarbakır düşmemek için çırpınıyor.
Alt sıralara düşmenin verdiği gerginlik taraftarı saldırganlaştırıyor.
Sadece bu kadar mı? Elbette değil..
Cumartesi akşamı Bursaspor’lu futbolcular ve hakemler canlarını zor kurtardılar.
Bu sonucu Bursalılar hazırladılar.
Spora siyaseti sokarak asıl çirkinliğin mimarı oldular.
Ligin ilk devresinde Bursa’da ki karşılaşmada, sahada futbol oynayan gençlere;
- PKK dışarı , diye bağırarak Diyarbakırlı futbolcuların onurlarıyla oynadılar.
Bursaspor bu olaydan sonra en ağır cezayı almalıydı.
Futbol Federasyonu her zamanki eyyamcılığı ile olayı uyumaya bıraktı.
Futbol sahalarında ırkçılık yapılamaz.
Yapanın yanına bırakılırsa beklenen sonuçlar ortaya çıkar.
Bursalılar ağır tahrik suçu işlediler.Bedelini Diyarbakır ödeyecek.
“Diyarbakırlılar da tahrik olmasalardı” diyeceklere sorarım:
- Neden küfür sahaların baş köşesinde?
Futbol Federasyonu gerekli önlemleri almıyor.
Almak ta istemiyor.
Yasaya göre bağımsız olması gerekir .
Yargıdaki tartışmanın aynısı yıllardır futbolda da yaşanıyor.
Federasyonun bağımsızlığı yetmiyor.
Bağımsız ve tarafsız olmalı.
Oysa ne bağımsız ne de tarafsız.
Seçimle iş başına gelmek bağımsızlık getirmez.
Futbol federasyonu İstanbul bağımlısıdır.
Türk futbolunun yerinde saymasının iki nedeni vardır.
İstanbul ve ona bağımlı federasyon.
Ben Cumartesi günü Diyarbakır seyircisinden Bursasporlu futbolculara karanfiller atmasını beklerdim.
İşin kolayını seçtiler.
Bursalı seyircilerden farklı olmadıklarını gösterdiler.
Takımı rahat bıraksalardı, çıkıp Bursa’yı yenerler ve ligde kalma yolunda önemli bir üç puan alabilirlerdi.
Diyarbakır’ın bu gücü var ama artık kurtulması çok zor.
Bu eyyamcı federasyonla ne olaylar biter, ne de Türk futbolu gelişir.