Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
Masketak
14 Ocak 2020 Salı - 15:13

"7 Milyon Yapı Riskli"

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Doç. Dr. Bülent Özmen, " Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın verilerine göre, Türkiye'deki mevcut yapı stokunun 20-21 milyon civarında olduğu ve yapıların 6-7 milyonunun yani üçte birinin depreme riski taşıdığı görüldü." dedi.

 7 Milyon Yapı Riskli
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt)-İstanbul'da son dönemde meydana gelen depremler ile birlikte, Türkiye'deki yapı stokunun depreme ne ölçüde dayanıklı olduğu bir kez daha gündeme geldi.  Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Doç. Dr. Bülent Özmen, resmi kaynaklara dayandırdığı açıklamasında, Türkiye'deki mevcut yapı stokunun 20 milyon civarında olduğunu ve mevcut yapıların 6-7 milyonunun depreme dayanıksız olduğunu söyledi. Doç. Dr. Özmen, olası İstanbul Depremi'nin Silivri açıklarında Orta Marmara Fayı üzerinde, 1766 yılında meydana gelen depremlerle aynı hat üzerinde yaşanabileceğine ve 254 yıldır suskun olan bu hattın, 7 ve üzerinde bir deprem meydana getirebileceğine" vurgu yaptı. Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Doç. Dr. Bülent Özmen ile olası İstanbul depremini ve Türkiye'deki yapı stokunun depreme dayanıklılığını konuştuk.

Beklenen Büyük İstanbul Depremi hakkında yıllardır çeşitli çalışmalar yapıyorsunuz. Son depremlerin bize anlatmak istediği nedir?

Son sarsıntılar bize Marmara denizinin deprem açısından ne kadar aktif ve deprem tehlikesinin ne kadar yüksek olduğu gerçeğini bir kez daha ve kuvvetli bir şekilde göstermiştir. 17 Ağustos 1999 Gölcük Depreminden sonra Marmara Denizi'nde deprem üretme potansiyeli olan fayların ve deprem tehlikesinin ve riskinin belirlenmesine yönelik olarak birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmaların tamamına yakını da Marmara'nın deprem açısından oldukça aktif ve tehlikeli olduğunu, deniz tabanında çok sayıda fay olduğu ve bunların bir kısmının da 7 ve daha büyük deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu göstermiştir.

Dünyanın ve Türkiye’nin en önemli aktif faylarından biri olan Kuzey Anadolu Fayı Marmara Denizi içinde kollara ayrılarak Ege Denizi'ne doğru ilerler.  Bu kollardan biri olan ve Ana Marmara Fayı olarak isimlendirilen fay yaklaşık olarak İstanbul ilinin 20 km kadar açığından kıyıya paralel bir şekilde uzanarak Ege Denizi'ne kadar devam eder. Ana Marmara Fayı yılda yaklaşık 23 mm kayma oranına sahiptir. Bu kol üzerinde en son büyük deprem 1766 yılında meydana gelmiştir. Bu depremden 250 yıl öncede 1509 yılında yine büyük bir depreme neden olmuştur. Yılda 23 mm gibi bir fay hareketi ile 1766 yılından bu yana 254 yıldır bu hatta herhangi bir büyük deprem meydana gelmemiştir. Bu nedenle bu fay üzerinde 7'in üzerinde büyüklükte bir deprem oluşturacak kadar bir gerilim birikmiştir. Her ne kadar zamanını net olarak bilemesek de ilerleyen yıllarda bu biriken gerilim yerkabuğunun kırılma direnci aştığı anda büyük bir depremle başta İstanbul ili olmak üzere bölgedeki bütün illerde can ve mal kayıplarına neden olacaktır. Bu kol üzerindeki son sarsıntılar bizi ciddi bir şekilde uyarmakta ve vakit geçirmeden önlemlerimizi almamız gerektiğini bir kez daha ve yüksek sesle vurgulamaktadır. 

KÜÇÜK KIYAMET: 1509 DEPREMİ

Siz tarihsel süreçte meydana gelen depremlerin İstanbul'da meydana gelecek bir depreme dair ipuçları taşıdığını ifade ediyorsunuz. Bu bağlamda, İstanbul'un geçmişindeki depremlerden bahseder misiniz?

İstanbul ve Marmara Denizi için bir deprem tehlikesinden bahsederken, öncelikli olarak tarihsel süreçte yaşanan depremlere ve sonrada deprem üretme potansiyeli olan diri faylara bakmak gerekir. Tarihsel süreçte gerçekleşmiş depremlerin büyüklükleri, meydana getirdikleri hasarlar ve deprem üretme potansiyeli olan fayların uzunluğu, kayma hızı, türü gibi bilgilerden yararlanarak yani deprem tehlike analizi yapılarak ancak ve gerçekçi olarak ileriye yönelik olarak oluşabilecek olası depremin büyüklüğü hakkında tahminlerde bulunulabilir.

Tarihsel süreçte Marmara Denizi'nde baktığımızda, son 2000 yıla yakın bir sürede Marmara’da büyüklüğü 7.0 ve daha büyük olan 40’a yakın depremin meydana geldiği görülmektedir. Bu depremlerin en önemlisi ve en büyüğü 1509 tarihli Küçük Kıyamet adıyla anılan depremdir. Bu depremde, 13 bine yakın insan hayatın kaybetmiş. İstanbul'un büyük bir bölümü yıkılmıştır. Tsunamiye neden olmuştur. Yaşanan can kaybı, 16. Asır İstanbul'u için ciddi bir rakamdır.

Bu depreme ilave olarak Marmara denizi içinde biri 22 Mayıs 1766, diğeri 5 Ağustos 1766 olmak üzere üç buçuk ay arayla iki ayrı deprem meydana gelmiştir. 1719, 1754, 1894, 1912, 1963 ve 1999 yıllarında da önemli can ve mal kayıplarına neden olan depremler gerçekleşmiştir. Bütün bunlar bize Marmara Denizi'nin deprem açısından çok aktif olduğunu göstermektedir. Bizi ve aslında konu ile ilgilenen herkesi asıl korkutan ise, 1766 yılında gerçekleşen depremlerden bu yana Silivri açıklarından geçen Ana Marmara fayının Orta Kolunun 250 yıldır süren sessizliğini 26 Eylül ve 11 Ocak tarihinde gerçekleşen depremlerle bozmasıdır.

"KIYI İLÇELER KADAR ZEMİNİ DAYANIKSIZ BÖLGELER DE ETKİLENECEK"

Olası bir depremde İstanbul'da en çok etkilenecek olan ilçeler hangisidir?

Olası deprem Marmara Denizi içinde İstanbul ilinin güney kıyılarının yaklaşık 15-20 kilometre açıklarında kıyıya paralel bir şekilde uzanan bir fay üzerinde gerçekleşecektir. Bu deprem öncelikle Marmara Denizi'ne kıyısı olan ve fay hattına en yakın olan ilçeleri önemli derecede sarsacak ve hasarlara neden olacaktır. Fakat, depremi zemin ve yapının dayanıklılığından bağımsız düşünemeyiz. Kıyıdan uzak olmak depremden uzak olmak anlamına gelmiyor. 1999 Gölcük Depremi'nin, Avcıları vurduğunu unutmamalıyız. Yapının dayanıksızlığına ve zeminin özelliklerine bağlı olarak depremin tahribat gücü mesafe tanımadan 2-3 katına kadar çıkararak zemin özellikleri dikkate almadan yapılan binaları yıkmaktadır. Kısaca, Marmara Denizi içinde meydana gelecek bir deprem kıyılar kadar, dayanıksız zemin üzerine kurulu yerleşimleri ve dayanıksız yapıları da etkileyecektir.

"KANAL İSTANBUL DEPREMİ TETİKLEMEZ"

Kanal İstanbul'un Marmara Denizi'nde bir depreme yol açacağına dair iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bence, ki çoğu deprembilimci ve yerbilimci de böyle düşünüyor, açılacak kanalın bir depremi tetiklemesi mümkün değildir. Kazılacak derinlik ve buraya dolacak su miktarının depremi tetiklemesi mümkün değil, çünkü deprem yerin 10-20 kilometre altında meydana geliyor. Devasa bir enerji birikimin yerkabuğunu kırmasıyla oluşuyor. Bunun içinde çok büyük bir kuvvetin uygulanması yerkabuğunu kıracak kadar büyüklükte bir gerilimin birikmesi gerekiyor. Dolayısıyla açılacak olan kanalın depremi tetiklemesi mümkün değil. Fakat Kanal İstanbul'a bağlı olarak bölgeye inşa edilecek olan yapıları ve nüfusu göz önünde bulundurduğumuzda, Kanal İstanbul’un deprem tehlikesini olmasa bile deprem riskini (olası can ve mal kaybı) ciddi oranda artıracağını rahatlıkla ifade edebiliriz.

DOĞU ANADOLU FAYINA DİKKAT

Kuzey Anadolu Fayı'nı 1999'dan bu yana herkes ezbere biliyor. Peki, Türkiye gibi bir deprem ülkesinde aktif olan diğer faylar hangileri ve olası deprem bölgeleri nerelerdir?

Türkiye, Alp-Himalaya Deprem Kuşağı üzerinde yer alıyor. Bu kuşak Büyük Okyanus'taki Ateş Çemberi olarak adlandırılan ve dünyanın levha hareketliliği bakımından en yoğun olan bölgesinden sonra ikinci en önemli deprem Kuşağıdır. Türkiye, bu nedenle bir deprem ülkesidir. Ülkemiz örümcek ağı gibi çok sayıda diri fayla kaplanmış durumda. MTA tarafından hazırlanan diri fay haritasına göre ülkemizde 550 tane deprem üretme potansiyeli olan fay var. Buna deniz içindeki fayları da ilave ettiğimizde bu rakam oldukça yükselmekte. Marmara Denizi dışında deprem üretme potansiyeli en yüksek olan faylar arasında Doğu Anadolu Fayı sayılabilir. Bu fay Hatay'dan başlayıp Bingöl Karlıova’ya kadar uzanır ve yaklaşık 600 km uzunluğunda olan sol yönlü doğrultu atımlı bir faydır. Tarihsel dönemde yani 1900 yılı öncesinde çok sayıda hasara neden olan deprem üreten bu fay aletsel dönemde (1900 yılı sonrası) önemli sayılabilecek büyüklükte bir deprem üretmemiştir. Dolayısıyla bu fayda levha hareketlerine bağlı olarak, sürekli bir gerilim birikmesi var. Doğu Anadolu Fayı'nın 1900'lerden beri hareketsiz olduğunu düşünürsek bu hattın büyük bir depreme gebe olduğunu söyleyebiliriz. Dikkatle izlenmeli bu fay hattı.

YAPI STOKUNUN 3'TE 1'İ DEPREME DAYANIKSIZ

Türkiye'deki fay hatlarının dinamiği ve yapı stokunun yeterliliği konusunda son dönemde yapılan sizin de Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak katkı da bulunduğunuz çalışmalar mevcut. Bu çalışmaların bize söylediği nedir?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın verilerine göre, Türkiye'de 20 milyon konut olduğu ve 6-7 milyonun depreme açısından riski olduğu görülüyor. Yani yapı stokunun 3'te 1'i için depreme dayanıklı değil diyebiliriz. Aynı oranı İstanbul için de verebiliriz. Geçmiş dönemlerde özelikle 1999 depremlerinden önce yapılan binalar deprem haritaları ve deprem yönetmelikleri dikkate alınmadan yapıldığı için bu kadar yüksek sayıda depreme dayanıksız konut ortaya çıkmış. Bu konutların süratli bir şekilde bir plan ve bütçe dahilinde süratli bir şekilde depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor. Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ciddi şekilde çalışmalar yapılmakta her il için kentsel dönüşüm strateji ve eylem planları hazırlanmaktadır. İnşallah bunlar başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin bütün illerini kapsayacak şekilde bir an önce tamamlanır. 26 Eylül'de Silivri açılarında meydana gelen ve okul, hastane, konut gibi yapılarda hasara neden olan 5,8'lik deprem bize depreme dayanıksız yapı stokunun zemin özelliklerini de dikkate alarak ve süratli bir şekilde depreme dayanıklı hale getirilme gerçeğini bir kez daha hatırlatmış ve zamanın daralmakta olduğu uyarısını yapmıştır.

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
50 milyon metreküp atıksu arıtıldı
 
Alışveriş hacmi 3 yılda 2 kat arttı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Süt üreticileri 'zam' istiyorEkonomi
Süt üreticileri 'zam' istiyor
Dünyada her 20 hava kargodan biri Turkish Cargo ile taşındıEkonomi
Dünyada her 20 hava kargodan biri Turkish Cargo ile taşındı
PTT'den 'emeklilere 60 ay vadeli kredi' imkanıEkonomi
PTT'den 'emeklilere 60 ay vadeli kredi' imkanı
CHP 37. Olağan Kurultay için gün sayıyorSiyaset
CHP 37. Olağan Kurultay için gün sayıyor
Tekne faciası: Van Gölü'nde 1 kişinin daha cesedine ulaşıldıTürkiye
Tekne faciası: Van Gölü'nde 1 kişinin daha cesedine ulaşıldı
'Türkiye ve Rusya Libya'da acil ateşkes için çalışıyor'Dünya
"Türkiye ve Rusya Libya'da acil ateşkes için çalışıyor"
Cumhurbaşkanlığı'ndan Libya ve Doğu Akdeniz açıklamasıSiyaset
Cumhurbaşkanlığı'ndan Libya ve Doğu Akdeniz açıklaması
Akşener'den düzenlemeye şartlı destekSiyaset
Akşener'den düzenlemeye şartlı destek
Gençler galibiyeti kaçırdıSpor
Gençler galibiyeti kaçırdı
İhracatta 'V' tipi toparlanmaDünya
İhracatta 'V' tipi toparlanma
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri