Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,7884
    Dolar
  • Euro
    6,4038
    Euro
  • Altın
    271,809
    Altın
  • Bist-100
    108.869,10
    Bist-100
  • ADANA
    7/17°
    ADANA
  • ANKARA
    -2/5°
    ANKARA
  • ANTALYA
    1/17°
    ANTALYA
  • BURSA
    7/11°
    BURSA
  • ISTANBUL
    8/12°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    8/16°
    IZMIR
  • KONYA
    -5/6°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Silopi'de 3 PKK'lı terörist teslim oldu
Silopi'de 3 PKK'lı terörist teslim oldu
Irak’taki ABD üssüne füzeli saldırı
Irak’taki ABD üssüne füzeli saldırı
Brezilya BM'deki oy hakkını kaybedebilir
Brezilya BM'deki oy hakkını kaybedebilir
Muhammed ismi ABD'de ilk 10'da
Muhammed ismi ABD'de ilk 10'da
HABERLER>GÜNCEL-DİZİ
18 Nisan 2019 Perşembe - 12:00

'Kültürel miras için definecilik yasaklanmalı'

Arkeologlar Derneği Genel Başkanı Dr. Soner Ateşoğulları, "Toprak altındaki kültürel mirasımızın korunması için defineciliğin yasaklanmasını veya kontrol altına alınmasını istiyoruz" dedi.

 Kültürel miras için definecilik yasaklanmalı

Arkeologlar Derneği Genel Başkanı Dr. Soner Ateşoğulları, kültürel mirasın korunması için defineciliğin yasaklanmasını veya kontrol altına alınmasını istediklerini belirterek, "Türkiye'nin kültür varlıklarında son 1-2 yıldır büyük bir defineci tahribatı var." dedi.

Mevcut durumda yılda 500'e yakın arkeolojik kazının yapıldığı Anadolu topraklarının gün yüzüne çıkmamış kültürel miras alanları, defineciler nedeniyle tehlike altında bulunuyor.

Her yıl yapılan binlerce kaçak kazıdan çıkarılan tarihi eserler ya?yurtdışına kaçırılıyor ya tahrip ediliyor ya da ülke içinde satılıyor.

Genel Merkezi Ankara'da yer alan, İzmir, Bursa, İstanbul'da şubeleri bulunan ve bugün bin 300 kayıtlı üye sayısına ulaşan Arkeologlar Derneği'ne göre, Türkiye'de kaçak kazı yapan binlerce defineci var. Çeşitli hapis ve para cezaları verilmesine rağmen kısa yoldan zengin olma hayali kuranlar, kaçak kazı yapmayı sürdürüyor.

"Son 1-2 yıldır büyük bir defineci tahribatı var"

AA muhabirine açıklama yapan Arkeologlar Derneği Genel Başkanı Dr. Soner Ateşoğulları, kültürel mirasın korunması için defineciliğin yasaklanmasını veya kontrol altına alınmasını istediklerini belirterek, Türkiye'de son 1-2 yıldır büyük bir defineci tahribatı olduğunu söyledi.

Hurafelerle hareket eden definecilerin olduğunu dile getiren Ateşoğulları, "Bir yerde bir kazı yapmak için cinleri devreye soktuklarını söyleyen defineciler var. Bunlar kesinlikle yanlış. Halkı böyle saçma şeylere inandırıp, kendi yanlarına çekmek istiyorlar. Bu insanların normal olmadıklarını düşünüyoruz. Normal bir insan, kaçak kazı yapmaz." ifadelerini kullandı.

Eline dedektör alanın kaçak kazı yaptığını, dedektör alırken "Sen bunu nerede kullanacaksın?" diye soranın da olmadığını anlatan Ateşoğulları, "Dedektör alan bir kişi, arazide istediği gibi altın arayıp veya arkeolojik alanda bir metale öttüğünde kaçak kazı yapıp, tahrip edebiliyor. Dedektör satışının tamamen yasak olması veya kontrol altına alınması gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

"Definecilik Türkiye'de aldı başını gidiyor"

Dedektör kullanımının, özellikle arkeolojik alanlarda drone kullanımı gibi kontrol altına alınması gerektiğini vurgulayan Ateşoğulları, "Çünkü definecilik Türkiye'de aldı başını gidiyor. Dernek olarak bundan çok rahatsızız. Defineciler Derneği, bizim baskılarımız sonucu ve Kütür ve Turizm Bakanlığı'nın mahkemeye vermesi sonucu kendini feshetti. Dernek kurmak anayasal haktır, fakat arkeoloji zengini bir ülkede Defineciler Derneği'nin olması kabul edilemez." değerlendirmesini yaptı.

Definecilerin örgütlenerek kısa sürede Anadolu'nun birçok yerine yayıldığını aktaran Ateşoğlulları, "Türkiye'de her köyde bir defineci var. Bunlar çok organize çalışıyorlar. Kendi aralarında iletişimleri var. Hatta bunları yöneten insanlar var. 'Şurada bir höyük var, kazın, getirin.' diyen insanlar var. Bunun kontrol altına alınması, dedektör satışlarının kontrol altına alınması, kaçak kazıların üzerine gidilmesi, polisiye önlemler ve halkı bilinçlendirmeye yönelik faaliyetler ile olur." diye konuştu.

Ateşoğulları, "Ülke olarak kültür varlıklarımızı?titizlikle korumak zorundayız. Ekonomik olarak geleceğimiz de kültür varlıklarımızı korumamızdan geçiyor. Güneş, kum turizmi bir yere kadar. Kültür turizmi çok daha önemli. Kültür turizmimizi geliştirmek istiyorsak Bakanlık ve devlet olarak, arkeolojiye, ören yerlerimize, kültürel mirasa gözümüz gibi bakmak zorundayız." dedi.

"Kaçak kazıları önlemek için 'arazi teşkilatı' kurulmalı"

Soner Ateşoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de kaçak kazıların önlenmesi için birinci derecede Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumlu. Bakanlığa bağlı müzelerdeki arkeologlar, müzeciler bu işi önlemede yetersiz kalıyorlar çünkü bürokrasiye bağlılar. Bu nedenle kaçak kazıları önlemek için arazi teşkilatı kurulmalı. Arazi teşkilatında görevli ekibin bir mekanı olmalı ancak sürekli arazide dolaşmalı, kaçak kazıların önlenmesinin yanı sıra ören yerlerinin, kültür varlıklarının korunması için de çalışmalı."

Arazi teşkilatının içinde arkeolog ve sanat tarihçisi olması gerektiğini belirten Ateşoğulları, "Bu ekip, kurtarma kazıları yapmanın yanında, kaçak kazıların önlenmesi için halkı bilinçlendirmeye çalışmalı bunu da polis ve jandarmayla işbirliği içinde yapmalı. Bu ekibin içinde muhtar, imam gibi yerelden insanlar da olmalı." dedi.

Arazi teşkilatı kurulursa, yereldeki insanların da bundan cesaret alarak daha katılımcı olacaklarına inandığını dile getiren Ateşoğulları, "O yüzden çözümün Ankara'dan yazılı bir karar çıkarmakla olmayacağını, yerelde çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. O nedenle bu teşkilat en kısa sürede mutlaka kurulmalı." değerlendirmesinde bulundu.

"Böyle giderse kültürel mirasımızı kaybedeceğiz"

Türkiye'de önüne gelenin definecilik yapmaması gerektiğini vurgulayan Ateşoğulları, "Çünkü Anadolu'nun geri dönülemez bir kültürel mirası var, böyle giderse kaybedeceğiz. Dedektörü alıyor vatandaş, istediği gibi tahribat yapıyor, kimse buna engel olamıyor. Kontrol edemiyorsunuz. Kaçak kazı yapmak için dedektör kullanımının yasak olduğunu topluma anlatmamız lazım." ifadelerini kullandı.

Kazı yapılan yerlerin bir şekilde korunduğunu, köylünün buraları benimsediğini ancak Anadolu'da sayısı 30 bine ulaşan kontrolsüz höyüğün bulunduğunu anlatan Ateşoğulları, "Bakanlığın denetiminde olan yerler bunun binde biri bile değil. Geri kalan yerler ne olacak? Onun için böyle bir tehlike var." dedi.

"Haber dilinde sorun var"

Dernek olarak medyadan da şikayetçi olduklarını dile getiren Ateşoğulları, definecilikle ilgili yapılan haberlerin dilinde sorun olduğunu savundu.

"Milyonluk kılıç bulundu" gibi özendirici haberlerin kaleme alınmasını, definecilerin "define nasıl bulunur" gibi açıklamalarının televizyonlarda yayınlanmasını doğru bulmadıklarını belirten Ateşoğulları, haberlerde yanlış bilgi nedeniyle prehistorik döneme ait bir eserin Bizans dönemi eseri gibi lanse edildiğini söyledi.

"Bakanlık arkeologlara yeni iş alanları yaratmalı"

Arkeologların istihdam sorunundan bahseden Ateşoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün istihdam edilmeyi bekleyen on binlerce arkeolog var. Türkiye'de onlarca arkeoloji bölümü var ve her yıl binlerce öğrenci mezun oluyor. Arkeologlar iş bulamadıkları için öğrenciler artık pek tercih etmez oldu. Kontenjanlar dolmuyor. Bakanlık arkeologlara yeni iş alanları yaratmalı. Müzeler, kazı alanları veya ören yerlerinin korunmasında istihdam edebilirler. Ören yerlerinin korunması için Bakanlık yeni mezun arkeologları kurstan geçirip bir belge verebilir. Turizm sezonu boyunca doğru bilgilerle gelen ziyaretçilere rehberlik yaparlar.?Bir ören yerini en iyi arkeolog korur."

"Arkeolojik kazılar sadece turizmin hizmetinde değildir"

Ateşoğulları, arkeologlar olarak arkeolojiye kültürel mirasın kazılıp, ortaya çıkarılıp, yayınlanması olarak baktıklarını ama "kazalım, turizme kazandıralım, kapıya bir gişe koyalım, para basalım" mantığını ise yanlış bulduklarını dile getirdi.

Arkeolojik kazıların sadece turizmin hizmetinde olmadığını ifade eden Ateşoğulları, kazılardan bilimsel sonuçlar alındığına ve duyurulduğuna dikkati çekti.

Bakanlığın bu konuda destek vermesini beklediklerini söyleyen Ateşoğulları, "Kazı yapmak arkeolojinin yüzde 20-30'udur. Yüzde 70'i, yayın yapmak, belgelemek, restore etmektir." dedi.

Türkiye'deki kazıların tamamının yerli olmasını da doğru bulmadıklarını belirten Ateşoğulları, "Çünkü arkeoloji evrensel bir bilim dalıdır. İnsanlık tarihini araştıran bir iş yapıyoruz. Bunu, sadece 'Türkler yapsın' demek komik." ifadelerini kullandı.

"Kaçak kazılar çözülmediği sürece, yurt dışına daha çok eser gider"

Ateşoğulları, yurt dışına kaçırılan eserlerin Türkiye'ye geri getirilmesi yönündeki çabayı desteklediklerini belirterek,?"Kaçak kazılar sorunu çözülmediği sürece, yurt dışına daha çok eser gider. Biz onları almak için milyonlar harcarız. Bu kısır döngüyü kırmanın yolu da bakanlığın daha etkin, sivil toplumla iş birliği? içinde olmasıdır. Kültürel mirası korumak istiyorsak, bütün kurumlar eş güdüm içinde olmalı ama yönlendirici olan Kültür ve Turizm Bakanlığı'dır. Bakanlıktaki kaçakçılık, definecilikle ilgili bölüm daha da güçlendirilebilir." şeklinde konuştu.
AA

 
Madende patlama
 
Adaletin tesisi baş meselemiz
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Yenimahalle’ye hizmetin adresi MHP
Yenimahalle İlçe Başkanı Yılmaz ile ilçenin dünü, bugünü ve sorunlarını konuştuk.
Almanya Notları...
2- Abdullah SATOĞLU Araştırmacı-Yazar ANKÜSAD’la Hamburg ve Berlin’de on gün
Almanya Notları...
-1- Abdullah SATOĞLU Araştırmacı-Yazar ANKÜSAD’la Hamburg ve Berlin’de on gün
 
Sorunların çözümü MHP
Deniz Kaya ile Çankaya’nın dünü, bugünü, sorunların çözümünde belediyenin yaklaşımını konuştuk.
GİRİŞ...
Prof.Emre Kongar Türkiye tarihiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Anıl Çeçen : Yanlış aktardılar
Prof. Dr. Anıl Çeçen ortada yanlış anlaşılma olduğunu ifade etti.
 
İktidar: 7 yıl- Muhalefet 5 yıl
Cumhurbaşkanlığı süresi ile ilgili tartışmalar yeniden start aldı.
"Cevap vermemizi sorunlar engelliyor"
AB eski Büyükelçisi Profesör Albert Maes, Türkiye’nin AB’ye üyeliği için ...
Yeni Medeniyetin Başkenti ANKARA
Orhan Dündar'ın Yeni Medeniyetin Başkenti ANKARA adlı yazı dizisi bugünden itibaren başlıyor...
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Osman YAZICI
Osman YAZICI
Maliye emin ellerde.(1)
Melike BOSTAN
Melike BOSTAN
Kadın hakları demişken...
Harika ÖREN
Harika ÖREN
Taraklı, Göynük, Çubuk Gölü; Geziyoruz
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Tilki ve tavuklar
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
7 Aralık kutlu olsun!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva