Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
13 Ekim 2020 Salı - 00:00

Ankara, Atatürk’ün hayaliydi

Ankara Kulübü Başkanı Dr. Metin Özaslan, Atatürk’ün Ankara’nın tarihi önemini kavrayan bir lider olduğunu söyleyerek, Ahi Cumhuriyeti’nin Atatürk’ün zihninde özel bir yer tuttuğunu anlattı.

Ankara, Atatürk’ün hayaliydi
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Uğur DUYAN
ANKARA (Anayurt) -
Bugün 13 Ekim; Ankara’nın başkent ilan edilişinin 97’inci yıl dönümü... Ankara, 97 yıl önce Cumhuriyet’in ilanından tam 16 gün önce başkent ilan edildi. Bu hamle, Cumhuriyet’e giden yolda atılan son adımdı. Biz de bu anlamlı günü Ankara Kulübü ve Ankara Enstitüsü Vakfı Başkanı Dr. Metin Özaslan ile Yenimahalle’deki Ankara Konağı’nda bir araya gelerek konuştuk.

Özarslan, Ankara’nın başkent ilan edilmesinin Mustafa Kemal Atatürk’ün bilinçli bir tercihinin soncunda gerçekleştiğini ve ilk gençlik yıllarından beri cumhuriyetçi bir Osmanlı subayı olarak Atatürk’ün Ankara’da 64 yıl hüküm süren Ahi Cumhuriyeti’nin varlığından haberdar olduğunu ifade ederek, "Atatürk’ün kendi ifadesi ile Ankara’nın başkentliği fennidir yani bilimseldir ve Ankara, Atatürk’ün hayalidir" dedi. Ankara’nın Moğol İstilasından sonra beylik çıkartmayan tek Anadolu kenti olduğunu da kaydeden Özarslan, "Bizce Ankara’nın bir soyadı varsa o da cumhuri-
yettir. Çünkü bu kent özü itibariyle cumhuriyet rejimi ile anılan bir merkezdir. Ahi Cumhuriyeti de Atatürk’ün tarih kitaplarından okuyarak öğrendiği bir gerçektir ve bu gerçek Ankara’nın kimliğinin ayrılmaz bir paçasıdır" diye konuştu.

13 Ekim Ankara’nın başkent ilan edilişinin 97’inci yıl dönümü. Sizin için 13 Ekim neyi ifade ediyor?

13 Ekim, Ankara’mızın başkentlikle taçlandırılışının yıl dönümü. 13 Ekim aynı zamanda Cumhuriyetimiz için de önemli bir basamak. 29 Ekim’den, Cumhuriyet’in ilanından 16 gün önce Ankara başkent ilan ediliyor. Normal koşullarda bir rejim olur daha sonra rejime uygun bir başkent seçerseniz ya da mevcut başkent ile devam edersiniz. Ama ilan edilecek bir rejim var ve onun başkenti hazırlanıyor. Yani cumhuriyet için yeni rejim için olmazsa olmaz aşamalardan biri 13 Ekim. Bunun da temel nedeni Ankara’nın öteden beri bir cumhuriyet şehri olmasıdır.

ANKARA’NIN BAŞKENTLİĞİ BİLİMSELDİR

Ankara’nın başkent olmasındaki nedenler nelerdir?

1924 yılında Cumhuriyet gazetesinin sahibi gazeteci Yunus Nadi Bey’e verdiği röportajda Atatürk, Ankara’nın başkent olarak seçilmesini açıklar. Bu röportaj Cumhuriyet gazetesinin ilk nüshasında yayınlanmıştır ve orada Atatürk, Ankara’nın başkent olarak tercih edilmesinin
üç nedeni olduğunu söyler. Birinci neden coğrafi ve stratejik önemi; 19’uncu ve 20’inci yüzyıllarda iki defa İstanbul’un sınırına kadar düşman asker yürütüyor. 1878’de Ruslar; Balkan Harbi’nde de Bulgarlar. Ruslar Yeşilköy’e kadar ilerliyor. Bulgarlar ise Çatalca’ya kadar asker yürütüyor.

Artık İstanbul’un başkentlik yapamayacağı ortadır. İstanbul artık Osmanlı İmparatorluğu’nun serhat şehirlerinden biri kadar savunmasızdır. Bu nedenle Osmanlı’nın son zamanlarında başkentin İstanbul’dan taşınması gündemi hep var. Ancak bu kuvveden fiile geçemiyor.

Bu neden Atatürk’ün Ankara’yı ter-cih etme nedenlerinden biri olabilir ama temel gerekçe değildir. Coğrafi neden acısından bakıldığında Ankara’ya göre daha iyi olan Eskişehir, Kayseri ve Konya var. Oraları başkent seçmiyor. İkinci neden Ankara’nın Milli Mücadele’deki tavrıdır. İsyan bayrağını çeken ilk şehir olmasıdır. Ankara direnir. Anadolu Hareketini boğmaya çalışan Ankara Valisi Muhittin Paşa’yı Ankara ahalisi tutuklayıp Sivas’a gönderir. Atatürk Ankara’nın bu özelliği ile direnişe ve Kuvayı Milliye’nin merkezi olacağına da inanır. Atatürk için üçüncü ve asıl neden, temel gerçekçe Ankara’nın 14. asırda Ahi Cumhuriyeti’ne başkentlik yapmasıdır. Yunus Nadi Bey’e verdiği o röportajda, ‘ben Ankara’yı coğrafya kitaplarından değil tarih kitaplarından öğrendim’ der. Yani Atatürk Ankara’da Ahi Cumhuriyeti’ni biliyordu ve bura-yı bilinçli olaraktercih etmişti. Çünkü yine o röportajda ben Ankara’ya ilk kez geldiğimde (27 Aralık 1919’da), Ankara’nın bu cumhuriyetçi kimliğinden hiçbir şey kaybetmediğini gördüm, der. Atatürk’ün bu arada bir zemin ustalığı yaptığını da görüyoruz.

Foto: Cevat Uğraş

Yunus Nadi Bey’e verdiği yanıtlar içerisinden Ankara’nın başkentliğine bakarsanız orada Atatürk’ün kendi ifadesi ile Ankara’nın başkentliği fennidir yani bilimseldir açıklamasını da görürsünüz, Ankara bilinçli bir tercihtir ve Ankara, Atatürk’ün hayalidir.

AHİ CUMHURİYETİ VE ATATÜRK

Siz de Ankara’nın başkentliği bu çerçevede okuyorsunuz anladığım kadarıyla.

Evet. Biz Ankara Kulübü olarak Atatürk’ün bu fikirleri üzerinden Ankara’nın başkent ilan edildiğini düşünüyoruz ve çalışmalarımızı da bu yönde yapıyoruz. Bizce Ankara’nın bir so-
yadı varsa o da cumhuriyettir. Çünkü bu kent özü itibariyle cumhuriyet rejimi ile anılan bir merkezdir. Ahi Cumhuriyeti de Atatürk’ün tarih kitaplarından okuyarak öğrendiği bir gerçektir ve bu gerçek Ankara’nın kimliğinin ayrılmaz bir paçasıdır.

Atatürk, ‘Ankara’yı tarih kitaplarından öğrendi’ dediniz. Ankara, o dönemin aydınları arasında tartışılıyor muydu?

Atatürk, çok genç yaşta okumaları arasında Ankara Ahi Cumhuriyeti’nin varlığını öğreniyor. Çünkü Atatürk’ün nesli cumhuriyet fikrini savunuyor. Bu özelliği ile Ankara da cumhuriyet kimliğine uygun bir şehirdir. Bu nedenle de Ankara; Atatürk’ün hayalidir. Aynı dönemlerde, Osmanlı devlet adamları, aydınları bir rejim tartışması içinde Ankara Ahi Cumhuriyeti’ni de tartışıyorlar. Sadece Osmanlı aydınları değil; dünya sosyalistleri de II. Enternasyo-
nal’de Ahi Cumhuriyeti’ni tartışıyorlar.

Ahmet Tevfik Bey var mesela bir Osmanlı aydını onun Ahi Cumhuriyeti üzerine yazıları var. Atatürk cumhuriyetçi fikirlerini sakınmıyor bu nedenle de parlak bir kumandan olmasına rağmen cumhuriyetçi olarak fişleniyor. Atatürk’ün döneminde Yusuf Akçura gibi Rusya’nın en zengin ailelerinden birinin çocuğu olarak ülkesini ve servetini kaybedip İstanbul’a gelen Rusya sürgünü Türkler arasında cumhuriyet fikri daha fazla savunuluyor. II. Enternasyonal’de de tartışılan Ahi Cumhuriyeti fikri bu aydınların kafasında genişçe bir yer tutuyor. Atatürk’ün çocukluk ve ilk gençlik yıllarında denk gelen bu tartışmalardan etkilendiğini biliyoruz.

Ahi Cumhuriyeti’ni bu kadar önemli kılan şey ne?

Ankara Ahi Devleti; paylaşımcı, temiz, ahlaklı bir üretimle çarşı pazara düzen getiren Ahilerin gün içinde kazandıklarını akşamına zaviyeye getirip, herkesin paylaşımı için birleştirdikleri bir ticaret ve ekonomi modeline sahip. Bu nedenle de o tarihlerde hem Osmanlı aydınlarının hem de dünya aydınlarının dikkatinden kaçmıyor.

O nedenle mi Ankara’yı başkent olarak seçiyor?

Ankara, Ahi geleneğinin rejim halinde barındırıldığı bir şehir. Atatürk, bahsettiğimiz mülakatında diyor ki: Ben Ankara’yı coğrafya kitaplarından değil tarihten öğrendim. Bir cumhuriyet şehri olduğunu gördüm ve Ankara’ya geldiğim ilk günde şahit oldum ki; Ankaralılar halen o cumhuriyet şehrinin geleneğini devam ettiriyorlardı.

Ankara’nın başkent ilan edilmesinin bir de tarihsel arka planı var. Aslında o çok konuşul-
maz bizde. Bu konudaki görüşlerinizi de alabilir miyiz?

Bu sürecin arka planını anlamak için Yusuf Akçura’nın Üç Tarzı Siyaset adlı eserine biraz bakmakta fayda vardır. 1840’lardan 1880’lere kadar ilk önce Osmanlıcılık deneniyor. II. Abdülhamit de bunu deniyor. Osmanlı topraklarındaki farklı etnik grupları tutmak için bunu deniyor. Bu tarzı siyaset çöküyor. Osmanlı, daha sonra ikinci tarzı siyasete yöneliyor: İslam unsurlularını Arapları ve Türkleri elinde tutmak için; bu da I. Dünya Savaşı’ndan önce iflas edince geriye sadece üçüncü tarz-ı siyaset kalıyor. Ankara’nın başkent ilan edilmesinde bu sürecin de belli bir etkisi vardır.

Ankara’nın başkent olmasını siyasetteki tartışmalar da tetikliyor mu?

Mesela İslamcılık siyasetinin güdüldüğü dönemde, Alman Mareşal Von der Golzt Paşa, Osmanlı Ordusuna danışmanlık yapıyor ve yazdığı bir raporda, başkentin Türk ve Arap nüfusunun yoğunlaştığı Halep ve Şam’a taşınmasını da öneriyor. Son tarz-ı siyasetimiz olan Türkçülük içinde başta Ziya Gökalp olmak üzere pek çok Osmanlı aydını bir Cumhuriyet’in ilan edilmesini ve başkentinde Anadolu’nun içlerinde bir yer olması yönünde fikirler beyan ediyorlar. Atatürk’te bu fikri savunanlardandır. Türkçülük akımının yükselişi ile beraber artık Ankara’nın yeni rejimin başkenti olması tarihin bir zorunluluğu zamanın ruhunun bir sonucu olarak gerçekleşmiştir.

MİLLİ FİLOZOF AHİ EVRAN

Ankara Kulübü olarak özellikle Ahi Evran ve Ahilik üzerine yoğunlaşan çalışmalarınız mevcut bu çalışmalarınızdan da bahsedebilir misiniz?

Ahi, bizim milli filozofumuzdur. Kıymeti yeni yeni anlaşılan bir manevi şahsiyettir. Kendisi Adam Shmit’ten 500 yıl önce iş gücünün dağılımı ve paylaşımı üzerine risaleler kaleme almıştır. Modern sosyolojinin babası olarak kabul edilen Émile Durkheim’dan önce sosyolojinin temel kavramlarını ortaya atmıştır. Bütün bunlar onun çağının ötesinde bir bilgi birikimine ve derinliğe sahip olduğunu gösteriyor. Ancak Moğol istilasında Anadolu’nun büyük manevi şahsiyetleri çarpışmış ve Ahiler ve Ahi Evran kaybetmişlerdir. Bu nedenle de tarihi yazan kazananlar Ahi Evran’ı görmezden geldi. Bugün Tür Tarih Kurumu da bunun farkında ve Ahilik çalışmalarını artırdı. Bu kapsamda 13 Ekim’de (bugün) Ankara Kulübü olarak Türk Tarih Kurumu ile ortak bir sepozyumda hem Ankara’nın başkent ilan edilişini hem de Ahileri konuşacağız.

Dünya büyük düşünür İbn-i Haldun’u 1960’larda ve 70’li yıllarda hakkıyla anlayabildi ve bugün pre-modern düşünce tarihindeki yerini aldı. Önemini kimse yadsıyamaz. Biz gerekli çalışmalar yapılırsa milli filozofumuzun düşünce tarihindeki yerini alacağından eminiz. Bunun için çok iyi Fars tarihi ve dili uzmanlarımızın Ahi Evran’ın iş bölümü üzerine yazdıklarını diğer dillere tercüme edilecek metinler haline getirmesi gerekiyor.

İş bölümünden bahsediyorum. Çünkü, tanrı-kraldan imparatorluklara, imparatorluktan ulus devlete, pre-modernden moderne geçişte temel anahtar bu kavramdır. İnsan toplumları iş bölümü üzerinden örgütlenmiştir. Şimdi bu kavramı Shmit’ten, Durkheim’dan önce kullanan bir iktisatçının sosyoloğun var olduğunu dünyanın da öğrenmesi gerekiyor. Arasta dediğimiz kavram, kapalı çarşılardaki arastalar, Ahi’nin bize hediye ettiği bir olgudur ve bu olgu iş bölümüne işaret eder. Her iş kolunun kendi arastası ve loncasının olmasını kendi içindeki sorunlarını buralarda çözmesi gerektiğini de ilk defa o söylemiştir.

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
Bakanı Akar'dan Ermenistan açıklaması
 
Hayalet böcek ‘dal’ görenleri şaşırtıyor
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Erdoğan'dan Wilders'a tepki: Haddini bilSiyaset
Erdoğan'dan Wilders'a tepki: Haddini bil
Türkiye'de son 24 saate 72 can kaybı, 2 bin 17 yeni hastaTürkiye
Türkiye'de son 24 saate 72 can kaybı, 2 bin 17 yeni hasta
ABD'de can kaybı 230 bini geçtiDünya
ABD'de can kaybı 230 bini geçti
Bilim Kurulu üyesi Ateş'ten konuşma süresi uyarısıTürkiye
Bilim Kurulu üyesi Ateş'ten konuşma süresi uyarısı
İspanya'da ikinci kez ulusal OHAL ilan ettiDünya
İspanya'da ikinci kez ulusal OHAL ilan etti
Erdoğdu: Türkiye ekonomisi serbest düşüşteSiyaset
Erdoğdu: Türkiye ekonomisi serbest düşüşte
Gökçek ve Tuna'yı buluşturan kongreSiyaset
Gökçek ve Tuna'yı buluşturan kongre
Başkent Market’in üçüncü adresi GİMAT olduTürkiye
Başkent Market’in üçüncü adresi GİMAT oldu
MHP'den sınır ötesi hamle mesajları: Kızıl Elma içinSiyaset
MHP'den sınır ötesi hamle mesajları: Kızıl Elma için
'Onayımız alınmadı'Türkiye
"Onayımız alınmadı"
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri