Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
14 Temmuz 2020 Salı - 15:43

Görün bu çocukları

Otizmli Çağrıhan'ın annesi Bilge Yasemin Atyıldız, otizmli çocukların eğitim sürecinde karşılaştıkları problemleri kendi deneyimleri üzerinden gazetemize anlattı.

Görün bu çocukları
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Demet ARAN

ANKARA (Anayurt) – Otizmli çocukların anneleri, Türkiye Otizm Anneleri Topluluğu adıyla kurdukları oluşum aracılığıyla seslerini duyurmaya çalışıyor. Bu annelerden biri de 15 yaşındaki Çağrıhan’ın annesi Bilge Yasemin Atyıldız. Çağrıhan, müzik alanında özel yeteneği olan ve bu yeteneği sayesinde Mamak Mimar Sinan Güzel Sanatlar Lisesi’ni birincilikle kazanan bir çocuk.

Atyıldız, oğlu Çağrıhan’ın otizmli olduğunu o 2 yaşındayken öğrendi. O zaman özel eğitim merkezlerine dair bilgisi olmadığını söyleyen Atyıldız, bu nedenle bir yıl kaybettiklerini dile getirdi.

Atyıldız’ın otizmli çocukların eğitim sürecine dair bir dizi eleştiri sıraladı ve bu eleştirilerden en çok öne çıkanı devletin karşıladığı ders saati sayısı ve bunun özel eğitim merkezlerinde uygulanmaması oldu. Mevzuata göre devlet, haftalık 12 saatlik ders ücretinin bedelini otizmli çocuğun gittiği özel eğitim merkezine veriyor. Ancak Çağrıhan’ın gittiği özel eğitim merkezi bu 12 saati dahi karşılıksız vermedi. Ders ücretlerinin fazla olduğunu söyleyen merkez, devletin verdiği bedelin üstünü aileden talep etti. Atyıldız bu durumu şöyle anlattı:

“Bir sektör var ciddi anlamda. Herkes otizmi bir geri zekâlılık gibi af edersiniz hiç eğitilemez gibi görüp bunu özel eğitim merkezleri de böyle sundu bize. İlerleme adımlarını bile büyük bir mucizeymiş gibi gösterdiler bize. Bilgisiz olduğumuz için biz de bunlara kapıldık ama sonrasında yavaş yavaş çocuğumuzu da tanıdıkça bazen içgüdüsel bazen okuduğumuz kaynaklarla gördüğümüz yolun yanlış olduğunu öğreniyorsunuz. Sonrasında daha iyi olduğunu düşündüğüm, bu şekilde reklamı yapılan, bu şekilde sesini duyuran bir özel eğitim merkezine gittik. Ne yazık ki orada da devletin verdiği rapor kapsamında alınması gereken ders sayısını ‘Bizim ücretlerimiz daha pahalı’ diyerek daha az verdiler sayı olarak. Ders sayısını az aldık. Cebimizden desteklemek zorunda kaldık. İnanın 2 yıl içerisinde ben ve eşimin toplam maaşından fazla para veriyorduk özel derslerimize.”

AVRUPA’DA 40 SAATLİK EĞİTİM KARŞILANIYOR

Devletin karşıladığı 12 saatin 8 saatinin bireysel 4 saatinin ise grup olarak alınması gerekirken Çağrıhan grup eğitiminden de faydalanamadı. Atyıldız, bu durumu da şu sözlerle anlattı:

“Ben 15 yaşındaki çocuğuma bir kere bile grup eğitimi aldıramadım. Neden biliyor musunuz? Çocuğun yaşına ve durumuna uygun başka bir çocuk olmadığı için ‘Biz bunu bireysele çevirelim’ dediler. Dolayısıyla akran eğitimi gibi bir eğitimden hiçbir zaman faydalanamadık özel eğitim anlamında. Birçok kurumda mümkün değil. Mümkün olan yerler de belli bir aşamayı kaydedip o saatten sonra yine kendi gibi çocuklarla ancak bu uygulamayı yapabiliyorlar. Kendi gibi çocukların altını çiziyorum. Otizmli çocukların hiçbiri birbirine benzemiyor. Hepsi davranış problemi sergiliyor. Dolayısıyla davranış problemi sergileyen çocuklarla bir arada olmaları bunlarda herhangi bir gelişmeye sebep olmuyor. Tam tersine gerilemeye bile sebep olabiliyor negatif etkileşimden dolayı. Devlet eğitimin 12 saatini karşılıyor ama Avrupa’da, gelişmiş ülkelerde aylık 40 saattir bu eğitim.”

OTİZMLİLER YETENEKLERİNE KÜSMESİN

Çağrıhan’ın müzik yeteneğini keşfetme ve onu bu alanda yönlendirme sürecinde yaşadığı sorunları da anlatan Atyıldız, öğretmenlerin farkındalığının önemine dikkat çekti. Müzik öğretmeninin Çağrıhan’ı koroya alarak “Bu çocuğu görün” dediğini aktaran Atyıldız, güzel sanatlar alanında yetenekli olan otizmli çocukların durumuna ilişkin şöyle konuştu:

“Türkiye’deki güzel sanatlardaki otizmli çocuk sayısı bir elin parmakları kadardır. Ama bir elin parmağından çok daha fazla otizmli yetenekli çocuklar var. Biz okullarda göz ardı ediliyoruz. Zorunlu olan ilkokullarda çocuklarımız eğer sınıfta oturabiliyorsa, suya sabuna karışmadan sadece oturabiliyorlarsa bu çocuk kabul görüyor. Bu çocuklarla ilgili hiçbir öğretmenin ne bir bilgisi ne de hevesi var. Müzik bizim ilgi alanımız. Müzikle ilgili iyi bir öğretmene denk geldiğimiz için altını çiziyorum, çocuğumun bu yeteneğini görebilen bir öğretmene denk geldiğimiz için bizim kabulümüz orada müzik öğretmeni tarafından sağlandı. Ne yaptı müzik öğretmenimiz? Koroya dâhil etti. Çalgısıyla birlikte koroya eşlik etmesini sağladı. ‘Bu çocuğu görün’ dedi yani. Ben bunun yanında devletten hiçbir şekilde destek görmeyerek sadece kendi maddi gücümle ki karı-koca devlet memuruyuz. Aldığımız maaşı az çok tahmin edersiniz. Biz cebimizden müzik öğretmenleri tuttuk Çağrıhan’a. Bu o kadar kolay olmadı. Neden biliyor musunuz? Parasından değil. Müzik öğretmenleri de otizmle ilgili çok bir şey bilmedikleri için nasıl yaklaşacaklarını bilmiyorlar. Benim çocuğum 3 yaşında müziğe başlamışken 6 yaşından sonra müzikle ilgili hiçbir şey duymak istemedi. Müziğe küstü öğretmenler yüzünden. O kadar zor ki.”

Pandemi döneminde kendisinin özel bir sorun yaşamadığını ifade eden Atyıldız, bu dönemde uzaktan eğitimin standardize olmasını eleştirdi. Programın otizmli çocukların gelişim düzeyi göz ardı edilerek hazırlandığına dikkat çeken Atyıldız, bu süreçte öğretmenlerin ilgisizliğinden de yakındı.

“BİZDEN SONRA OTİZMLİ EVLATLARIMIZIN GİDECEK YERİ YOK”

Türkiye Otizm Anneleri Topluluğu, seslerini kamuoyuna duyurmak için şu açıklamayı yaptı:

“Otizmli çocukların anneleri olarak kaygılarımız her geçen gün çığ gibi büyüyor. Covid-19 salgını çaresizliğimizi bir kez daha yüzümüze vurdu.

Dere kenarlarında, ormanlarda, kentin ortasında kaybolan çocuklarımızın cesetlerini bulmaktan, bakımevlerinde çocuklarımızın darp edilmesinden, tacize, tecavüze uğramasından, yaşamın her alanında insanca muamele yerine hor görülmelerinden bıktık.

DESTEK YOK İHLAL VAR

Yarın ölsek, ne çocuklarımıza bakabilecek biri var ne de kalabilecekleri bir yer var. Ailelerin nefes alması için destek mekanizmaları yok.

Ülkemizde otizmli yetişkinler için açılmış devlete ait bir tek bakım merkezi mevcut. Çocuklarımızı yığınlar halinde kilit altında yaşamaya mahkûm etmek, bakım vermek değil, insan hakları ihlalidir. Her türlü sorununu tetiklemek için bir davetiyedir. Bir hayatın böyle geçmesi reva mıdır?

LÜKS DEĞİL İHTİYAÇ

Çocuklarımız için her ilde gündüzlü ve yatılı yaşam merkezlerinin açılması bir hatır. Bu, lüks değil ihtiyaçtır. Kriz geçiren otizmliler gidecek özel merkez bulamıyorlar.

Çoğunlukla yapayalnız mücadele veren anneler çaresizlik içinde kapı kapı dolaşıyorlar. 18 yaş üstü kayıp engelli çocuklarımız da vahim kayıp kapsamında değil.

Çocuklarıyla birlikte intihar etmeyi düşünen annelerin sayısı her geçen gün artıyor.

AYRIMCILIK DEĞİL EŞİT HAKLAR

Çocuklarımıza tepeden bakılmasına, insanların kendilerini onlardan üstün görmesine, ayrımcılığa uğramalarına katlanamıyoruz. Otizmli çocuklarımızın eşit vatandaşlık haklarını kullanması için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Artık bıçak kemiğe dayandı.

Anneler olarak, otizmli çocuklarımız için acil çözüm üretilmesini ve onlara hak ettikleri onurlu desteğin verilmesini bekliyoruz.”

 

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
'Şehitler arasındaki farklılıklar kaldırılsın'
 
İBB'den Kanal İstanbul planlarına itiraz
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
SEFER YALÇINKAYA 15 Temmuz 2020 Çarşamba 15:05

Mesleği bir eğitimci olmayan ama ,bir anne olarak çocuğunun hayatı için hayatını feda eden ender annelerden biri. Modern toplumların her bireyine değer veren toplumsal bilincin oluşmasının oluşmasında önemli olan eğitimin devletçe karşılanmasında engellilere verilen önceliğini dile getiren bilimce değerli bir yazı. Allah gönlüne göre bir gelecek versin inşallah.

Yorumu oyla      0      0  
Gülay Tanrıkulu önal 14 Temmuz 2020 Salı 18:33

oglum26 yaşında neler yaşadığınızı kendimden biliyorum hastahanelerde,okullarda kabul görmemek okurken o günlere geri döndüm devletin hicbir yardımı desteği olmadi yazacak çok şey var yazarak o günlere dönmek istemiyorum Allah yardımcımız olsun

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İfade tutanağından iftira çıktıTürkiye
İfade tutanağından iftira çıktı
ABB Meclis'inde tansiyon yükseldiTürkiye
ABB Meclis'inde tansiyon yükseldi
2 binden fazla kişi gözaltına alındıDünya
2 binden fazla kişi gözaltına alındı
Sakarya'da orman yangını çıktıTürkiye
Sakarya'da orman yangını çıktı
5 işletmeye kapatma cezasıTürkiye
5 işletmeye kapatma cezası
Sivaslı 'Minik Herkül' dünyaevine girdiTürkiye
Sivaslı 'Minik Herkül' dünyaevine girdi
Fransız devinden Türkiye'ye yatırımEkonomi
Fransız devinden Türkiye'ye yatırım
Selçuk: Mesleki eğitime 4.6 milyar lira aktardıkEkonomi
Selçuk: Mesleki eğitime 4.6 milyar lira aktardık
Hulusi Akar komutanlarla görüştüSiyaset
Hulusi Akar komutanlarla görüştü
Erdoğan Bayramov'u kabul ettiSiyaset
Erdoğan Bayramov'u kabul etti
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri