Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
21 Nisan 2011 Perşembe - 13:49

Hayvanlarda içgüdü (31)

Bir Atın Fedakarlığı Hayvanların, insanları kazalardan, ölümlerden kurtardıkları çok eskilerden beri bilinen hakikatlerdendir. İşte bunlardan biri..

Hayvanlarda içgüdü (31)
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Britanya’nın kuzeyindeki Shetland adalarında, Lerwick şehri sahillerinde oynayan çocuklardan biri denize düşmüştü. Dalgalar iki saniye içinde çocuğu, sahilden 15-20 metre uzağa sürükledi. O sırada sahile yakın bir yerde otlayan atlardan biri bu olayı görmüştü. Hiç kimseden emir almadan kendi inisiyatifi (kendi kararı) ile hemen denize atladı. Yüze yüze çocuğa yaklaştı. Dişleriyle onu gömleğinden yakalayıp sahile getirdi ve bıraktı. Onun kurtulmuş olduğunu gördükten sonra otlamasına devam etti. Babamı Unutmayan Atımız Şimdi de gördüğüm, yaşadığım bir aile anımı anlatmak istiyorum. Ben çok küçüktüm ve babam İzmir’in Uzunköyü köyünde çiftçilik yapıyordu. Senesini kesin olarak hatırlamıyorum. Sanırım 1938-1939 yılları arasında olabilir. Babam, askeriyenin kullanım döneminden çıkararak sattığı atlardan bir tane aldı. Siyah ve çok güzel bir attı. Bu siyah atımızın bir dişi kırıktı, nasıl kırılmış olduğunu bilmiyorum, çok huysuz bir attı, fakat babamı sevdi, babamdan başkasını yanına pek yaklaştırmıyordu. Babam çiftçiliği bırakmaya karar verdiği bir zamanda da bu atımızı istemeyerek sattı.

Biz İzmir’den taşınarak Bursa’ya yerleştik. Ben ilkokulun 1. veya 2. sınıfına gidiyordum babamla Bursa’nın bir caddesinde yürürken babam birden durdu. Yolun kenarında duran bir arabaya ve o arabadaki siyah ata dikkatle bakmaya başladı. Babam o siyah atın yanına yaklaştı ve atın yelesini okşarken arabanın sahibi dükkandan büyük bir telaşla fırladı ve babama “Aman o ata yaklaşma, o çok huysuz bir attır, şimdi size kötü bir şey yapabilir” diye bağırarak söyleniyordu. Fakat o siyah at gayet uysal öyle duruyordu ve atın huysuzluk yapmasını bırakın tam aksine babama sevgiyle başını salıyordu. Babam atın ağzını açtı ve onun kırık dişini gördü. Seneler sonra babam atı, atta babamı tanımıştı. Babam oradan uzaklaşırken atımız babamın arkasından gelmek için hamle yaptı, fakat arabanın sahibi bunu engelledi.

Yılan ve Çocuk Senelerce önce okuduğum, beni çok etkileyen bir olayı da yazmadan geçemeyeceğim. Fakat ne yazık ki bu olayı nereden okuduğumu kesin anımsamıyorum. Adana’nın çevresinde bir köyde annesi 3 yaşlarındaki kız çocuğunu evinin bahçesine oturtmuş önüne de bir tas süt koymuş. Kız bu sütü kaşıkla içerken annesi babası da içeride yemek yiyorlar veya bir işleriyle uğraşıyorlar. Bir aralık baba dışarı çıkınca korkudan gözleri fırlayacak gibi açılıyor. Çünkü kızının yanında 2 metreye yakın bir yılan bulunuyor ve kızıyla birlikte süt çanağından birlikte süt içiyorlar. Hatta küçük kız yılanın başından tutarak ona çanaktan süt içirmeye çalışıyordu. Yılan kıza dokunmuyor, dokunmasını bırakın halinden memnun bir vaziyette kızla birlikte sütünü içiyor. Baba eve girerek tüfeğini alıp dışarı fırlıyor ve yılanı öldürmeye uğraşıyor. Yılan bu hareketi fark ediyor, adam tüfeğini yılana doğrultuyor, yılan bu sırada çocuktan üç beş adım uzaklaşıyor fakat kaçamayacağını anlayan yılan geri dönüp kız çocuğunun arkasına saklanıyor. Yılan kızın omuzları üzerinden başını çıkararak kızın babasına bakıyor ve dilini çıkararak “Bana bir şey yaparsan ben de kızını sokarım” dercesine hareketler yapıyor. Bu durumda çaresiz kalan baba elindeki tüfeği bırakıyor. Tüfeğin yere bırakıldığını gören yılan kızın yanından uzaklaşmak istiyor. Yılan birkaç metre uzaklaşıp uzaklaşmaz baba yerden tüfeğini alıp yeniden yılana doğru doğrultuyor, tüfeğin kendisine doğrultulduğunu gören yılan tekrar hızla geriye dönüyor ve yine küçük kızın arkasına gizlenerek aynı hareketi yeniden yapıyor. Yani başını kızın omzundan babaya bakarak dilini çıkarıyor, bana bir şey yaparsan kızını sokarım dercesine işaretlerde bulunuyor. Baba çaresiz tüfeği yere bırakıyor, yılan uzaklaşıyor baba tüfeği eline alınca yılan yeniden geri dönüp kızın arkasına gizleniyor ve aynı hareketi yapıyor. Bu hareket üç beş kez tekrar ediliyor. Sonuçta baba çaresiz kalıyor ve tüfeği yere bırakıyor ve yılan da oradan uzaklaşıp gidiyor.

Lütfen dikkat ediniz, yılan hayati tehlikesine karşılık küçük kıza dokunmuyor, kızın babası yılanın bu davranışına karşılık olarak yılana teşekkür etmesi, ona minnet duyması gerekirken kızına kavuştuktan sonra ne yapıp yapıp yılanı bularak öldürüyor. Bu iki davranıştan hangi daha nankörce ve daha vahşice bir davranış, kararı siz verin. Esir Yaşamaktansa Vahşi hayvanlar, evcilleşmiş olanlarına kıyasla özgürlüklerine daha fazla düşkündür.

Bu duruma Hayvanlar Ansiklopedisinden bir örnek. “Timothy McClaine çocukken başından geçen bir olay sonucunda vahşi hayvanları hürriyetlerinden mahrum etmekten vazgeçmiştir. O sırada ailecek Amerika’da Güney Carolina’da oturmaktaydılar. Çocuk, günün birinde kuşların ağaç üzerindeki ötüşlerini dinlemekle yetinmeyerek bunlardan birini yakalayıp kafese hapsetmek arzusuna kapılıyor. Böylece yalnız kendisine ait bir müzisyeni olacaktı. Bir yuvadan zorla aldığı veya çaldığı da diyebilirsiniz, yavru kuşun kafesteki esaret yaşamının ikinci gününde anne kuşun, gagasındaki yiyecekle kafese doğru uçtuğunu gördü. Timothy, anne kuşun yavrusunu insanlardan daha iyi beslemeyi bileceğini düşünerek bu hale çok sevinmişti. Fakat ertesi sabah kuşunu kafesin dibinde ölü olarak buldu. Olayı anlattığı ünlü kuş uzmanı Arthur Wayne bunun üzerine ona şunları söyledi: “Bazı anne kuşlar, yavrularını kafeste esir görünce, onlara zehirli çitlenbik getirirler. Çünkü, sevdiklerinin esaretle yaşamaktansa ölmelerinin daha hayırlı olduğu kanısındadırlar.

Onlardan Neler Öğreniyoruz?

Hayvanlarla insanlar arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri daha iyi anlayabilmemiz için ünlü veteriner hekim Dr. Michel Klein’nin yazmış olduğu “Onlardan Neler Öğreniyoruz” kitabındaki kişisel düşünceleri ile birlikte hayvanlarla ilgili birkaç örnek vermek istiyorum. Dr. Michel Klein, dünyanın en ünlü veteriner hekimlerinden biri, dahası hayvanların en büyük dostlarından biridir. Dr. Klein, hayvanları anlamakla, insanların kendilerini daha iyi tanıyacağını içtenlikle savunan bir kişidir.

Dr. Klein kitabında, hayvanlarla kendi arasında geçen, gerçekten ilginç olayların bir dökümünü yapıyor. Bu kitap Fransa’da büyük yankılar bırakmış bir kitaptır. “Hayvanlar yakından incelendiğinde gerçekten de insanı hayretler içinde bırakıyor ve hayvanların da insanın ruh varlığına yakın olan ruhunun varlığını anlıyoruz. Çoğunlukla insanınkinden de iyi bir ruh yapısına sahip olduklarını görüyoruz. Hayvanların da bizim gibi sevgileri, nefretleri, endişeleri, heyecanları, korkuları, kıskançlıkları, sorunları bulunduğunu görüyoruz. Bu nedenle, onlara bakarak kendimizi tanıyoruz” diyor Dr. Klein. Dr. Klein, köpeğinizin, kedinizin size dikilmiş bakışlarını iyi inceleyin. O bakışlarda insanların çoğunda göremediğiniz, göremeyeceğiniz bir sevgiyi bulacaksınız diyor.

Anne sevgisi tüm yaratıklarda birbirinden ayırt edilmeyecek kadar güçlüdür, bu bir bakıma doğanın devamlılık hissidir. Dr. Klein, hayvanlar, doktorun kendilerine yapacağı operasyonun onlara iyilik getireceğini bir gizli his olarak anlarlar. Klein, veteriner olarak birçok hayvanı tedavi ettiğini ve hayvanların ona gösterdiği yardım sayesinde tedavilerinin başarılı olmasında büyük yardımlarını gördüğünü söylemiştir. Dr. Klein kitabında bizzat yaşadığı şu olayı anlatmaktadır.

“RİNKA adında bir Alman çoban köpeğimiz vardı. Yani halk dilinde bir kurt köpeğimiz. Dişi olan Rinka’da anneliğin tüm özellikleri vardı. Bizim ikiz çocuklarımızın yanında olduğu zaman Rinka’nın davranışları tam bir ana gibiydi. İkizlerimiz, evden bahçeye inerken, merdivenin basamaklarından yuvarlanmasınlar diye, Rinka önlerine yanlamasına dikilir ve düşmelerini böylece önleyerek merdivenleri birlikte inerlerdi. İkizlerimiz, yazın bahçede Rinka’nın karnına dayanır öylece uyurlardı. Rinka, ikizler uyurken, kimsenin, insan olsun hayvan olsun yanlarına yaklaşmalarına izin vermezdi. İkizler uyanmasınlar diye yattığı pozisyonu bir milim bozmazdı. Biri yaklaşacak olursa, Rinka ikizler uyanmasın diye havlamaz, sadece dişlerini göstermekle yetinirdi. Eh, Rinka’nın dişlerini görende de doğrusu yaklaşacak cesaret kalmazdı. Bir de Rinka’nın küçük yeğenime karşı davranışlarını anlatmadan geçemeyeceğim. Yeğenim, ailede tek evlat olarak büyütülen ve sorunları olan bir çocuktu.

DEVAMI YARIN

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
Hayvanlarda içgüdü (30)
 
Hayvanlarda içgüdü (32)
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Son 24 saatte 74 can kaybı, bin 721 vakaTürkiye
Son 24 saatte 74 can kaybı, bin 721 vaka
MGK bildirisinde Doğu Akdeniz vurgusuTürkiye
MGK bildirisinde Doğu Akdeniz vurgusu
Giresun'da açık alanlarda sigara içmek yasaklandıTürkiye
Giresun'da açık alanlarda sigara içmek yasaklandı
İspanya'da vaka sayısı 700 bini geçtiDünya
İspanya'da vaka sayısı 700 bini geçti
Fransa'da vaka sayısı en yüksek seviyedeDünya
Fransa'da vaka sayısı en yüksek seviyede
Her yıl 1,6 trilyon dolar kara para aklanıyorEkonomi
Her yıl 1,6 trilyon dolar kara para aklanıyor
Beyaz Saray: Trump, özgür ve adil bir seçimin sonucunu kabul edecektirDünya
Beyaz Saray: Trump, özgür ve adil bir seçimin sonucunu kabul edecektir
Aytemiz Alanyaspor UEFA Avrupa Ligi'ne veda ettiSpor
Aytemiz Alanyaspor UEFA Avrupa Ligi'ne veda etti
'Seçimlerde mahkemeden çıkan kararı kabul edeceğim'Siyaset
'Seçimlerde mahkemeden çıkan kararı kabul edeceğim'
İngiltere'de günlük vaka sayısında rekorDünya
İngiltere'de günlük vaka sayısında rekor
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri