Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
30 Aralık 2019 Pazartesi - 14:46

Hiçbir kuşa yüzme öğretilmez

İnsan, doğası gereği her şeyin en iyisine ulaşmak, en iyisine sahip olmak ister. Bu en iyiye ulaşma isteğinin doğal bir sonucu olarak da bizler, her sahada ve milletçe en iyiye ulaşma gayreti içindeyiz. Özellikle de eğitim sahasında en iyiye ulaşmak yarınlarımız açısından kaçınılmaz bir olgu değil m

Hiçbir kuşa yüzme öğretilmez
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Hassaten günümüzde ihmal edilen bir alan var. Herkes yüksek okul ve diploma sahibi olmak isterken gözden kaçırılan bir husustur. Ancak ne var ki yüksek okul mezunu olmayı amaçlarken sonuçta işsiz kalabilmekteyiz. Bunun nedeni meslekleri ihmal edişimizden kaynaklanmaktadır.  Oysa mesleki ve teknik eğitimin ülkemizin geleceği için ne kadar önemli olduğu aşikârdır. Bu okulları tercih etmek isteyen öğrenci ve velilerimizde farkındalık oluşturmak ve toplumu bilgilendirip, bilinçlendirmek bir yazı ile de olsa amacımıza hizmet edecektir.

Küreselleşen dünyada iletis?im ve bilgi teknolojileri ile internet ve sosyal medya ag?larının gelis?mesi, sosyal, ekonomik ve kültürel yas?amda büyük deg?is?iklikler ortaya çıkarmıs?tır. Küreselles?me süreci olarak tanımlanan bu gelis?melerle birlikte insanlar, dünyanın bas?ka yerlerindeki tecrübe ve bilgiye kolayca ulas?maktadır. Bu olanaklar aynı zamanda dünyanın küresel bir pazar ve rekabet alanına dönüs?mesini de beraberinde getirmis?tir.  Biz de pazardan pay kapmak ve rekabet ortamında bas?arılı olmak istiyorsak aslımıza sadık kalmak kaydı ile yenileneceğiz. Gücümüzü kendi öz değerlerimizden alıp, yenilenme sürecinde yerimizi alırken kendimizi kaybetmeyeceğiz. İşte bunu başarmanın en önemli faktörü eğitimdir. Ancak sürekli ve kaliteli bir eg?itim ile bu yarışta yerimizi alabiliriz. Çünkü küreselles?me olgusu bir taraftan birçok s?eyin bütünles?mesini gelis?tirirken  diğer taraftan da paradoksal bir şekilde ve beraberinde yerelles?meyi veya yerel deg?erlere sarılmayı da gündeme getirmis?tir...

Öyle ise yenilenen bir dünyada öğretimi kendi kültürümüze göre şekillendirme zorunluluğumuz vardır. Gelişen çağın gerekleri ile donatılırken bir yandan yeniliklere entegre olacak ancak kendimizi de kaybetmeyeceğiz. Bu uyumlaşma ve bilgi çağına adapte olma sürecinde pek tabiî ki;  tecrübe, örf, adet, gelenek, görenek, inanç ve ahlak gibi hem evrensel olan hem de bizi biz yapan değerlerimizi muhafaza edeceğiz. Aksi halde hakim kültür ve maddeci bilgilenme geleceğimizi erozyona tabi tutar. Kaygan zeminde tutunamayız. Tek başına bilgi ya da tek başına beceri günlük yaşam içinde yeterli olamamaktadır. Eğer geleceğimizi eğitmek, öğrettiklerimizi yaşatmak ve sosyal hayata aktarmak istiyorsak; üretmek, bilgilenmek ve bilginin insanlığa hizmet etmesini sağlamak için ilmin ahlakına muhtaçlığımız da ortadadır. Eskiden ne de güzel yapılırmış bu eğitim. Örgün eğitimin yanı sıra mektep görmeden meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, usta çırak ilişkisi, ahilik teşkilatı gibi nice örgütlenmelerin ahlak öğretiliri de meslek erbabını şekillendirmekteydi. Tarih de kalmış ve nostalji olarak hatırlanmaması gereken, örmek almayı gerektirecek kıymete haiz değil midir size göre de?

Evet, öz değerlerimizle kabiliyetlerimizi buluşturup bunu bilgiyle donattıktan sonra ancak kuşatıcı bir eğitime kavuşmuş oluruz ki,  ulaşmak istediğimiz nokta da burası olmalıdır. Akademik bilgiyi bilinç düzeyine bu şekilde çıkartabiliriz. Neden?  Çünkü edinilen bilgiyi pratik sahada doğruya ve faydalı olana uygulamadan bilginin tek başına hiç bir anlamı yoktur. Kuşkusuz ki mesleki ve teknik eğitim, yetiştirdiği insan gücünün nitelikleri ile ülkenin endüstriyel ve ekonomik kalkınmasını büyük ölçüde etkileme gücüne sahiptir. Tabi bunu sağlamak için de bilimsel bilgiyi öğretirken milli ve manevi eğitim yani değerler eğitimi en önem arz eden konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bizler okullarda öğrencilerimize sadece bilimsel bilgiyi öğretmekle kalmayıp, günlük yaşam içinde lazım olacak bilgi ve beceriyi de vermek zorundayız. Diploma musluk contasını ya da patlayan bir ampülü değiştirmeye yeterli gelmeyebilir! Onlara bilginin yanı sıra beceri, ahlak ve etik değerler eğitimi de vermeliyiz. Eğitim camiamızın bu çaba ve gayretleriyle neslimizi ve geleceğimizi teminat altına alabileceğimizi düşünüyorum.

Osmanlı Medreselerinin duvarlarında yazan şu söz ne kadar manidardır. “Burada hiçbir kuşa yüzme, hiçbir balığa uçma dersi verilmez, öğretilmez.”  Aslında anlatmaya çalıştıklarımızı bir cümle ile ne kadar da güzel ifade etmektedir. Bu yazı herkesin sevdiği ve yeteneğine göre meslek seçimine yönlendirildiğini gösteren çok anlamlı bir cümledir. Malum olduğu üzere Allah insanları bir takım yeteneklerle donatarak yaratmıştır. Kimimiz fen ve matematik bilimlerine, kimimiz sosyal bilimlere, kimimiz de sanata yatkınızdır. İşte eğitimin tam olarak da amacı insanda bulunan bu yetenekleri fark edip, insanlığın hizmetine sunacak adam yetiştirmek olmalıdır.

Ülkemizde de son yıllarda mesleki ve teknik eğitimde duyulan ara eleman ihtiyacı ve gelişen dünyada ortaya çıkan yeni iş sektörlerine göre okullarda yeni alanların açılması, mesleki ve teknik eğitimin önemini bir kez daha göstermiş bulunmaktadır. Okumuş, diplomalı işsizlik oranlarında da ciddi artışlar söz konusudur. Öyle ise mesleki eğitim özendirilmelidir. Mezunlara da istihdam olanağı sağlanacak politikalar üretilmeli ve kabiliyetlere fırsat verilmelidir.

Dinimizin ilk emrinin “Oku” olduğu hepimizin malumu. Hayat okumak ve öğrenmekle başlıyor. Geçmişin uygulamaları bu yönde bizlere ışık tutuyor. Peygamber Efendimizin Bedir Savaşından esir düşen müşriklere tutumundan, eğitime verdiği önemi bir kez daha anlıyoruz. Müşriklerin serbest kalmasını her esirin on muhacir çocuğa okuma yazma öğretme şartına bağlaması, gerçekten hayranlık duyacağımız bir yöntemdir…

Biz eğitimcilerin de okumak, öğrenmek, öğretmek ve ilerlemek için bu uğurda çalışmalarımızı, emeğimizi, gayretimizi en üst seviyeye çıkarmasının boynumuzun borcu olduğu inancındayım.

Bilgiyi bilince taşımak, eğitimi tecrübe ile kaynaştırmak ve öğrendiklerimizi de bilginin ve mesleğin ahlakı ile özdeşleştirmek temennisiyle.

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
Konservatuvar eğitimleri başlıyor
 
Milli Piyango’nun cirosu nasıl artacak?
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ankara'da Amerikan şirketi aşı denemeleri başladıTürkiye
Ankara'da Amerikan şirketi aşı denemeleri başladı
Doktoru Serenay Sarıkaya'yı evde muayene ettiMagazin
Doktoru Serenay Sarıkaya'yı evde muayene etti
Burcu Esmersoy'a ev sahibinden büyük şok!Magazin
Burcu Esmersoy'a ev sahibinden büyük şok!
Sıla ve Hazer Amani boşanıyor mu?Magazin
Sıla ve Hazer Amani boşanıyor mu?
Hikmet Karagöz hayatını kaybettiKültür-Sanat
Hikmet Karagöz hayatını kaybetti
İki teröristin geldikleri paramotor ele geçirildiTürkiye
İki teröristin geldikleri paramotor ele geçirildi
Sarıgül 'yeni bir yol' için DSP'den ayrıldıSiyaset
Sarıgül 'yeni bir yol' için DSP'den ayrıldı
'Teröre karşı ortak duruş sergilemek zorundayız'Siyaset
'Teröre karşı ortak duruş sergilemek zorundayız'
Anamur'da yangın: 50 hane boşaltıldı, karayolu kapatıldıTürkiye
Anamur'da yangın: 50 hane boşaltıldı, karayolu kapatıldı
Yargıda yeni uygulamalar hayata geçirilecekTürkiye
Yargıda yeni uygulamalar hayata geçirilecek
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri