Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
1 Haziran 2020 Pazartesi - 00:00

Prof. Dr. Ahmet Saltık: İkinci dalgayı tetikleyebilir

Dünya genelinde salgının tüm hızı ile sürdüğünü belirten Saltık, Türkiye'de salgın dizginlense bile Rusya ve İran'dan turist gelmesi durumunda 2. dalganın oluşabileceğini kaydetti. Saltık, sağlık çalışanlarının korona enfeksiyonun mutlaka meslek hastalığı sayılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Ahmet Saltık: İkinci dalgayı tetikleyebilir
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Saltık, bugün başlatılan normale dönüş sürecini Anayurt Gazetesi'ne değerlendirdi. Saltık, dünya genelinde uygulanan normalleşme politikalarının Halk Sağlığını öncelemeden yürürlüğe alındığını belirterek, dünya genelinde 2. bir dalga olasılığının varlığını koruduğunu, yeni normalleşme sürecinin erken bir adım olduğunu ve önlemlerin bir süre daha sürmesinin gerektiğini savundu.

Türkiye'de özellikle dış sağlık turizmi ve genel turizmin açılması durumunda Rusya ve İran'dan turist almasının sakıncalarına değinerek, "Türkiye'de korkarım ki, gerçekten endişem bu yöndedir, 2. bir dalga oluşabilir. Özellikle sağlık turizmi ve genel turizmin açılması ile bu sorun yaşanabilir. Rusya'dan çok sayıda turist geliyor ama Rusya çok yoğun salgın yaşamakta. İran'dan azımsanmayacak ölçüde turist geliyor. İran'da salgın hala ciddi boyutlarda" açıklamasında bulundu.

Saltık, yeni normalleşme süreci ile filyasyon çalışmalarının da sekteye uğrayacağını savunarak, "Yeni normalleşme sürecinde hastaların kaynağını saptamaya çalışan filyasyon ekipleri tavsayacaktır. 6 bin 200'ü aşkın filyasyon ekibi kurulmuştu, bu ekiplerde diş hekimi arkadaşlarımız da çalışıyordu. Yeni süreçte yer alamayacaklar. 30 binden fazla diş hekiminden kamuda çalışanlar olağan işlerine döndüğünde filyasyon çalışmaları için yeterli sağlık çalışanı bulunamayabilir" diye konuştu.

"SALGIN SÜRÜYOR"

Prof. Saltık, yeni normalleşme sürecinin salgının sürdüğü günlerde başlatıldığını, AVM'lerin açıldığı 11 Mayıs'tan bu yana Sağlık Bakanlığınca açıklanan rakamlara bakıldığında, bu savını destekleyecek net sayısal verilerin olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:

"AVM'lerin açılma kararı verildiğinde salgının denetim altına alındığı söylendi. 11 Mayıs'tan 30 Mayıs'a dek geçen sürede günlük tanı sayımız, bin dolayında. En düşük 948'e indi en yüksek 1182'ye çıktı.

Yani salgını denetim altında tuttuğumuzu söylediğimiz günlerde ortalama bin dolayında yeni tanı koyduk; ölü sayılarına baktığımızda ise en düşük 23 en yüksek 55 olmak üzere ortalama 30 dolayında insanımızı bu hastalıktan yitiriyoruz. Son rakamlarla 700 dolayında insanımız da yoğun bakımda ölüm-kalım savaşı veriyor. 40 sağlık emekçisi öldü, 10 bini Kovid19'a yakalandı; sağlık ordumuzu çok iyi korumalıyız."

"İktidarın AVM'leri açarken dayandığı yeterli epidemiyolojik veri yoktu. Salgının denetim alındığına ilişkin elimizdeki veriler yetersiz. Ortada olan, salgın eğrisi daha hızlı inebilecek iken, eğimin yükseklerde yatay seyrini sürdürmesidir. Uzayan bir salgından söz etmekteyiz. Bunun sorumlusu hatalı politik tercihlerdir. Sermayenin ekonomik ve ticari kaygıları öne çekilmekte."

"TÜRKİYE OLGU (VAKA) ARTIŞININ SÜRDÜĞÜ BÖLGEDE"

Türkiye'nin de içinde yer aldığı kimi Avrupa ülkelerinde olgu artışının, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre düşme eğilimi sergilemediğini aktaran Prof. Dr. Saltık, "28 Mayıs'ta Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi Direktörü Dr. Hans Kluge, son 14 gün içinde birikimli olarak olgu sayısında artış yaşayan 5 ülkeyi sıraladı; Türkiye 3. sırada. Öbürleri Rusya, İngiltere, Belarus ve İtalya. İnsanları korkutmak istemeyiz, mutlaka bu salgının da sonu gelecektir. Ama 43 yıllık hekimlik deneyimimle bir halk sağlığı uzmanı olarak, yetki sahibi olsaydım, AVM'lerin bu denli erken açılması yönünde karar almazdım. Berber ve kuaförlerin açılmasını biraz daha ertelerdim, 1 Haziran açılımını ötelerdim" dedi.

Saltık, Türkiye'de Koronavirüs Bilim Kurulu'nun varlığına karşın, alınan kararların epidemiyoloji ilkeleri ile çeliştiğini, bu kurulun kararlarının ısrarla açıklanmadığını, kurul kararlarının hangilerinin yürürlüğe konup, hangilerinin konmadığını, yürürlüğe girmeyen kararların hangi gerekçelerle reddedildiğinin halka açıklanmasının demokratik düzenin zorunlu gereği olduğunu ancak bu adımların atılmadığını söyledi.

"FİLYASYON EKİPLERİ SÜRDÜRÜLEMEYECEKTİR"

Yeni normalleşme süreci ile filyasyon çalışmalarının da sekteye  uğrayacağını savunan Saltık, Sağlık Ocaklarının yerini Aile Hekimliği birimlerinin alması ile Türkiye'de filyasyon çalışmalarının çok tavsadığını (hızını yitirdiğini) belirterek, yeni tip koronavirüs salgını ile bu kavramın yeniden anımsandığını söyledi. "Sağlık Ocakların-da gerekli taramaları düzenli ve sürekli yapılır, en küçük bulaşıcı hastalık erken saptanırdı. Şimdi Aile Hekimliği Birimleri/Merkezleri var ama görev tanımında filyasyon yok." diyen Dr. Saltık şöyle konuştu:

"Yeni normalleşme sürecinde bulaşıcı hastalıkların kaynağının belirlenmesinde çalışan filyasyon ekiplerinin sürdürülmesi çok güçtür. Çünkü 6 bin 200'ü aşan filyasyon ekibi oluşturuldu, bu ekiplerde

diş hekimleri de çalışıyordu. Yeni süreçte çalışamayacaklar. 30 bini aşkın hekimi içinde kamuda çalışan sınırlı sayıda diş hekimi olağan kamu görevlerine döndüğünde, filyasyon çalışmaları için yeterli sayıya ulaşılamayabilir. Bir başka konu, diş hekimleri hiçbir filyasyon eğitimi almadıkları halde bu olağanüstü dönemde görev aldılar. Bir anlamda sağlıkları tehlikeye sokuldu. Bir başkası ise, aile hekimliğinin çalışma alanı içinde filyasyon yok. Bu görev Toplum Sağlığı Merkezlerine/İlçe Sağlık Müdürlüklerine verildi. Yeni dönemde filyasyon çalışmaları yaşamsal önemde; Sağlık Ocakları sistemine mutlaka geri dönülmeli."

"Filyasyondan da önce gelen Sürveyanstır. Sürveyans, toplumdaki her türlü hastalık ve sağlık sorunlarının düzenli biçimde izlenmesi, kayda alınması, Epidemiyolojik irdelenmesi, bir anlamda toplumun sağlık sorunlarının nabzının tutulmasıdır. Filyasyon, sürveyansın bir parçasıdır. Yapılması gereken, genel anlamda koruyucu sağlık hizmetlerinin kesin bir öncelik alamsıdır. Biz bu sistemi bir yana bıraktık, hasta ol gel, biz seni tedavi edelim, dedik. Bol bol hastane yaptık. Çok büyük paralar harcadık.

Sağlık göstergelerimize baktığımızda 36 OECD ülkesi arasında sondan dördüncüyüz ama ulusal gelirimizin de yüzde 10'nu, yani yaklaşık yılda 80 milyar dolar sağlığa harcıyor; şirketlerin kasalarına aktarıyoruz."

"KORUYUCU SAĞLIK POLİTİKALARINA MUTLAK BİR AĞIRLIK VERİLSİN"

Türkiye dahil bütün dünyada küreselleştirmenin ve neo-liberal dönüşüm politikalarının genel bir sonucu olarak koruyucu sağlık hizmetlerinin geriletildiğini kaydeden Saltık, "Bizim önerimiz, bir an önce tedavi edici sağlık politikalarına verilen mutlak önceliğin terk edilerek yerine koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen bir modele geçilmesidir. O zaman filyasyon da sürveyans da hak ettiği yeri bulacaktır.

Ancak koruyucu sağlık hizmetleri para getirmiyor. 1 doz Hepatit-B aşısı 0,2 dolar, 3 doz yapsanız 1 dolar tutmuyor. Dolayısıyla koruyucu sağlık hizmetlerine özel sektör girmez. Sağaltıcı (tedavi edici) sağlık hizmetleri çok kâr getiricidir. Koruyucu sağlık hizmetlerine devlet el atarsa işlevsellik kazanır. Açıkça görüyoruz ki, asıl sağlık hizmeti koruyucu sağlık hizmetidir, sağlam insanlara verilen sağlık hizmetidir, hastalara değil. Dolayısıyla kamusal sorumluluk dışında bir seçenek yoktur. Korona salgınının öğrettikleri arasında bu olgu çarpıcıdır. Sağlık güvencesi için nüfus cüzdanı yeterlidir!"

"KAPALI ORTAMLARDAN KAÇININ"

Saltık, 1 Haziran'da başlayacak olan “yeni normalleşme” sürecinde insanların fiziksel uzaklığı koruyarak, ellerinden geldikçe kalabalık ortamlardan uzak durarak ve olabildiğince kısa süre kalarak, ibadetlerini evlerinde yaparak salgının tam anlamı ile denetim altına alınacağı zamana dek beklemelerini önerdi. Saltık, "Fiziksel uzaklığı korumak ölçüsünde kapalı ortamlardan kaçınmak da gerekiyor. Başta el yıkama olmak üzere genel hijyen-temizlik önlemlerine ve kurallarına uygun maske kullanımına mutlaka uygulamalıyız. Çocukları kreşe yollamamak için yeni seçenekler üretmeliyiz." dedi.

TÜBİTAK'A PROJE ÇAĞRISI

Maske konusunda Türkiye ve dünyada karar değiştirildiğini belirten Saltık, "Türkiye'nin bu aşamada bilime katkısı olması için bir önerim var: TÜBİTAK bu konuda projeler başlatabilir. İnsanlar öksürünce, hapşırınca ağızlarından-burunlarından çıkan ve belli uzaklığa erişen parçacıklar var. Aeorosol ve droplet dediğimiz. Bu parçacıkların havada asılı kalma sürelerini içeren bilimsel verilerin maske kullanımı açısından önemli sonuçları olacaktır. Bu parçacıkların aerodinamik mekaniğini, havadaki hareketlerini inceleyen bilimsel çalışmalar, bize fiziksel uzaklık kuralı için gereken ölçüleri sağlayabilir. Bu çalışmaların bilime katkısı olacak." dedi. Hijyen adı altındaki tıpta uzmanlık eğitiminin yeniden başlatılmasını savundu.

"BU BİR REKOR"

Dünya genelinde uygulanan önlem gevşetme politikalarını da değerlendiren Saltık, "Salgın küresel ölçekte her yerde aynı zamanda ortaya başlamadı. Türkiye'de ilk olgu 11 Mart'ta açıklandı, ilginç bir rastlantı ile Dünya Sağlık Örgütü aynı gün Kovid-19 hastalığı için küresel pandemi ilan etti. Halen Rusya'da salgın çok büyük hızla sürüyor. İran çok gevşedi, neredeyse 2. dalgayı yaşıyor" dedi. Önlemlerin küresel sermayenin ticari kaygıları nedeni ile gevşetildiğini belirten Saltık şöyle konuştu:

"Dünya genelinde salgının en hızlı dönemlerini yaşıyoruz. 30 Mayıs'ta 125 bin yeni tanı kondu. Bu bir rekor. Ocak başından bu yana açıklanan rakamlar içinde en yükseği! Dünya genelinde 6 milyon olgu saptandı. Bunlar PCR testi ile tanı konanlar. Gizli kalanlar çok daha fazla. Türkiye'de PCR testi ile tanı konan olgu sayısı 165 bine dayandı. Ancak en az 10 katı olgu toplum içinde saklı kalıyor. Tanı konanlar buzdağının görünen ucu, bir de suyun altında  kalan bölümü var. Saklı kalanlar bulaşı sürdürür, toplum bağışıklığı çok zaman alır."

"Avrupa salgında tepeyi gördü, düşüşler başladı. Ancak Avrupa'nın içinde bile bir türdeşlik yok. Ayrıca Avrupa kıtası dünya nüfusunun 10'da birinden azını barındırıyor. Ancak olgu sayısının yüzde 38'i Avrupa'da görüldü. Türkiye bu bölgede. Komşumuz Rusya dünyada en çok olgu görülen 3. ülke! İran sınır komşumuz, çok kapsamlı sınır ilişkilerimiz var. Küresel bulaş henüz binde bir bile olmadı."

TURİZM UYARISI

"Durum böyleyken alınacak önlemlerin kılı kırk yaran önlemler olması gerekir. Dünya genelinde normalleşme süreci bağlamında iktidarlar, küresel kapitalizmin etkisi ile yönlendiriliyor. Bunun bedeli ne yazık ki daha çok insanın hastalanması ve ölmesi. Bu yaman çelişkiler Türkiye'yi de çok etkiliyor. Türkiye'de de korkarız ki, gerçekten endişemiz bu yöndedir, 2. bir dalga oluşabilir. Özellikle sağlık turizmi ve genel turizmin erken açılması ile bu ağır sonuç yaşanabilir. Rusya'dan çok sayıda turist geliyor, Rusya yangın yeri. İran'dan azımsanmayacak sayıda turist geliyor orası da yangın yeri. Türkiye'de AVM, kuaför vb. toplu yaşam alanları açık ama okullar, üniversiteler kapalı, sınavlar uzaktan. Bunlar açık ve ciddi çelişkiler."

KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ KESİN VE MUTLAK BİR ÖNCELİK ALMALI

Aile hekimliklerine kamu görevlisi birer toplum sağlığı hemşiresinin atanmasının ve 1. Basamak koruyucu sağlık hizmetleri güçlendirilmesini öneren Saltık şöyle konuştu:

"Toplum Sağlığı Merkezleri/İlçe Sağlık Müdürlükleri çevreye dönük sağlık hizmetleri bakımından desteklenmeli ve Aile hekimliği birimleri ile eşgüdüm-iş birliği daha da artırılmalı. Sağlıkla ilgili gıda üretim ve satış yerleri, oteller, hamamlar, kuaför ve berberler, masaj salonları, spor salonları, yüzme havuzları, kreşler, huzurevleri, cezaevleri, askeri birlikler, organize sanayi bölgeleri, okullarda düzenli taramalar sürdürülmeli. Bu süreçte korona olguları da öbür hastalıklar gibi erken tanı alır ve etkin sağaltım verilebilir. Tüm il ilçe sağlık müdürleri mutlaka Halk Sağlığı Uzmanı olmalı. Dr. Refik Saydam Ulusal Sağlık Kurumu derhal açılmalı, sağlıkta özelleştirmeye son verilmeli.  Sağlık, doğuşta kazanılan temel insan hakkıdır ve Devletin yurttaşlarına ilk görevidir; ilke budur! Mutlaka aile ve nüfus planlaması yapılmalı; her aileye 1 çocuk! Çevreye saygılı olunmalı. Gelir dağılımı iyileştirilmeli. Yoksulluk sağlık için en büyük tehdittir. Anayasanın 2. maddesinde yazılı Cumhuriyetin temel niteliklerine sahip çıkılmalı ve insan haklarına saygılı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olunmalı. Benzer sağlık ve çevre afetleri için kapsamlı planlar yapılmalı. Türkiye gıdada, temel ilaç, aşı ve biyolojik ürünlerde özyeterliğini mutlaka sağlamalı. TSK sağlık sisteminde önceki biçimine dönülmeli."

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
iyİLİK GENimizde var!
 
Kontrollü turizm beklentisi
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Esen Avdan (Saltık) 1 Haziran 2020 Pazartesi 23:24

Bugun halk tv de programınızı izledim. Çok net veaçıklayıcı bilgilerle bu toplumu çok güzel eğitiyorsunuz. Gazetedeki yazınızda onunla parelel umarım akıllı olurlar. kolaylıklar dilerim. Ecz. Esen

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
TBMM başkanlık seçimi için toplanacakSiyaset
TBMM başkanlık seçimi için toplanacak
''Koronayla mücadelede en başarılı ülkelerden biriyiz''Siyaset
''Koronayla mücadelede en başarılı ülkelerden biriyiz''
Pekcan'dan 'Gümrük Birliği' mesajlarıEkonomi
Pekcan'dan 'Gümrük Birliği' mesajları
Agresif dana alıcısını bekliyorTürkiye
Agresif dana alıcısını bekliyor
Kına gecesi kana bulandıTürkiye
Kına gecesi kana bulandı
Elazığ'da inşaat iskelesi çöktüTürkiye
Elazığ'da inşaat iskelesi çöktü
Sertap Erener, yeni albümünün konserini Yenikapı'da gerçekleştirdiMagazin
Sertap Erener, yeni albümünün konserini Yenikapı'da gerçekleştirdi
Doğu'da 6 ilde gök gürültülü sağanak bekleniyorTürkiye
Doğu'da 6 ilde gök gürültülü sağanak bekleniyor
THY Endonezya seferlerine yeniden başladıDünya
THY Endonezya seferlerine yeniden başladı
Hırvatistan'da genel seçim heyecanıDünya
Hırvatistan'da genel seçim heyecanı
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri