Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,1784
    Dolar
  • Euro
    7,2784
    Euro
  • Altın
    238,737
    Altın
  • Bist-100
    99,292
    Bist-100
  • ADANA
    18/33°
    ADANA
  • ANKARA
    14/25°
    ANKARA
  • ANTALYA
    16/30°
    ANTALYA
  • BURSA
    10/18°
    BURSA
  • ISTANBUL
    15/22°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    16/28°
    IZMIR
  • KONYA
    13/28°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Manken ceset çıktı
Manken ceset çıktı
Köylüyü ikiye böldü
Köylüyü ikiye böldü
Kalp krizi geçirdi
Kalp krizi geçirdi
Katlediliyor...
Katlediliyor...
HABERLER>DIŞ HABERLER
13 Mart 2018 Salı - 15:42

İran ile tarikatlar arasındaki gerginliğin tarihi

Tabende, Şah döneminde ise Humeyni’nin ağabeyi Ayetullah Pesendide ile Ayetullah Talegani gibi isimlerin avukatlığını yapmıştı.

İran ile tarikatlar arasındaki gerginliğin tarihi

İSTANBUL - 2009 Yeşil Hareket gösterileri ve içinde bulunduğumuz yılın başında ekonomik temelli başlayan, akabinde ise rejim aleyhtarlığına evrilen gösterilerden sonra, İranyeni bir gösteri dalgasıyla daha karşı karşıya kalabilir. 3 polis ile 2 Besiç’in (rejim yanlısı paramiliter) ve resmi rakamlarla bir göstericinin hayatını kaybettiği yeni gerginliğin sebebi, Gonabadi dervişleri olarak isimlendirilen bir grupla rejim arasındaki gergin ilişkiler. Gösteri ve ölümler, 70 yaşındaki bir Gonabadi mensubunun gözaltına alınması ve sonrasında Gonabadi liderinin gözaltına alınacağı şayialarına dayansa da, aslında gerginliğin gerçek sebebi çok daha eskilere dayanıyor; 2009 seçimlerinde hile yapıldığı iddiaları sonrası başlayan Yeşil Hareket gösterilerine, hatta ondan da öncesine... 

2006 yılında Kum’da “Hüseyniye” olarak isimlendirdikleri ibadethaneleri yıkılan Gonabadi dervişleri, Ayetullah Hameney’e hitaben yazıkları mektupta, kendilerine uygulanan baskılardan şikâyet ederek “Müslümanların ve Şiilerin arasına nifak sokmaya çalışanların önüne geçilmesini” talep etseler de, İsfahan ve diğer bazı şehirlerdeki Hüseyniyyelerinin yıkılmasını durduramadılar. Binden fazla mensuplarının gözaltına alındığı bu gerginlikte, yıkım sırasında polis tarafından Gonabadilere uygulanan şiddet de ayrıca kayıtlara geçti. Yine bir mektupla şikayetlerini İran'ın dini lideri Ayetullah Hameney’e ilettiler ve yine bir karşılık alamadılar.

 

Yıkımlar ve dervişlere uygulanan şiddet, reformcu olarak bilinen Mehdi Kerrubi tarafından kınandı. 2009 seçimlerinde Mehdi Kerrubi cumhurbaşkanlığına aday olunca, ilk destek Gonabadi tarikatının lideri Nur Ali Tabende'den geldi. Tabende, İran rejiminin de çok yakından tanıdığı bir isim. 1979’daki devrimden sonra kurulan ilk hükümette bakan yardımcısı olan Nur Ali Tabende, Muhammed Rıza Şah döneminde ise devrim lideri Ayetullah Humeyni’nin ağabeyi Ayetullah Pesendide ve Ayetullah Talegani gibi önemli isimlerin avukatlığını yapmıştı. 2009’da Kerrubi’ye destek veren Nur Ali Tabende, seçim sonrasında, emrine hazır milyonlarca müridi olduğu halde desteklediği Kerrubi’nin sadece 333 bin oy almasını, rejimin kendilerine yaptığı bir şaka olarak değerlendirdiği ironik konuşmasıyla belki gösterilerin fitilini ateşlemedi ama sokağa çıkan göstericilerin artmasına, gösterilerin daha da büyüyerek sürmesine katkı sağladı.

 

Gösterilerin bastırılmasından ve Kerrubi’nin de ev hapsine alınmasından sonra, rejimin Gonabadi dervişlerine baskısı gözaltılarla devam etti ve son olaylara kadar, alttan alta hissedilen bir gerginlik halinde sürüyordu.

 

Ayetullahlardan fetva:

 

Tarikatlar İslam dışı

 

2009’dan bu yana birçok Ayetullah, tarikatların haram olduğu ve bunların (Şiiliği kastederek) İslam dışı olduğu yönünde fetvalar yayınladı.

 

Gonabadi dervişleri ise 2009’dan bugüne kadar, Ayetullah Hamaney’den Haşim Rafsancani’ye kadar birçok isme defalarca mektup yazarak, Kerrubi’ye oy verdikleri için kendilerine istihbarat birimlerinin yaptığı baskıdan ve cezalardan şikayet etti.

 

İran’daki tarikatlar konusunda uzman olan, merkezi Malezya’da bulunan İslam İrfan Araştırmalar Merkezi müdürü Dr. Yaser Atar da bu durumu doğruluyor. Atar, İran’da tarikatlara ve sufilerin aktivitelerine izin verildiğini, ancak 2009 yılında Gonabadi dervişlerinin liderlerinin Mehdi Kerrubi’ye destek vermesinden sonra baskı altına alındığını söylüyor.

 

Gonabadiler ilk değil;

 

öncesinde Yaresanlar var

 

Gonabadilerle yaşadığı ve sonu ölümle biten olaylar, rejim için ilk değil. 2014 yılında da İran polisi, Yaresan tarikatı mensuplarıyla karşı karşıya gelmişti. Genellikle Azerbaycan ve Kirmanşah'ta bulunan Yaresan ya da “Ehl-i Hak” olarak bilinen ve bıyığa simgesel bir önem atfeden tarikat mensupları, askere alınınca zorla kestirilen bıyıkları için önce kışlayı basmış, ardından da polisle çatışmıştı. En az 6 güvenlik görevlisinin öldürüldüğü, 21 güvenlik görevlisinin yaralandığı olaylar sonrasında iki Yaresan mensubu idam edilmişti. Bu tarikat ile rejim arasındaki çatışmalar bununla sınırlı kalmamış, devlet kurumlarında istihdam edilen kişilerin tarikatlara mensubiyetleri, bıyıkları gerekçe gösterilerek engellenmişti. Hemedan hapishanesinde bir Yaresan’ın bıyığının kesilmesini ise üç arkadaşı kendilerini yakıp öldürerek protesto etmişlerdi.

 

Tarikatlar, rejime

 

yumuşak muhalefet yuvaları

 

İran’da sadece Gonabadi ya da Yaresan dervişleri yok. Tarikatların yanı sıra, az da olsa Budizm menşeili ve “nevzuhur “tabir edilen gruplar da İran toplumunda kendisine yer buluyor.

 

İrfani tarikatlar ya da İranlıların tabiriyle nevzuhur gruplar, genelde rejime yumuşak muhalefetin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Çünkü buralara mensubiyet kazananların büyük bir kısmı, rejimin kendilerine dayattığı din anlayışını reddediyor.

 

İrfani ve tasavvufi yeni akımlara olan ilginin gittikçe artması ise İran rejimi tarafından hoş karşılanmıyor. 1990’lı yılların sonunda İran’da rejim muhaliflerinin öldürülmesini organize eden ve daha sonra kendisi de hapiste şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden dönemin İstihbarat Bakan Yardımcısı Said İmami bir konuşmasında, dervişleri “rejim için en tehlikeli 4 unsurdan biri ve giderek yaygınlaşan guruplar” olarak değerlendirmişti.

 

Uzmanlara göre, devletin uyguladığı din baskısı ve gençleri “dindar” kılmak için yürütülen politikanın muvaffak olmaması, ortaya çıkan yeni gruplaşmaların nedenlerinden.

 

Ayrıca “huzur” kavramının dine bağlı olma zorunluluğunu ortadan kaldıran yeni akımlar da, Tanrıyı sevmek için dini amellere gerek olmadığını savunuyorlar. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu ve yüzde 74’ü şehirlerde yaşayan İranlılar, “maneviyat” arayışında resmi din anlayışın dışına çıkmayı tercih ediyor. Geçtiğimiz aylarda, Mazenderan şehrinin önemli Şii alimlerinden “Hüccetülislam” Sadiki, gençlerin bu nevzuhur gruplara kaymasının kendilerinin suçu olduğunu, “Demek ki biz başaramamışız” sözleriyle itiraf etmişti.

 

Hint kökenli Osho bile var

 

Devletin kitap yayınlarına uyguladığı sıkı denetime rağmen, Hindistan merkezli Osho tarikatının kitapları, senelerdir İran’da serbest bir şekilde yayınlanıyor. Bununla beraber Budizmin bir yorumu olan “Zen” de İran’da geniş bir kitle tarafından destekleniyor. Bu yayınların gelecekte genç nesillerde nasıl bir etki bırakabileceği öngörülemiyor.

 

Son yıllarda enerji tedavisi ve rüya tabirleriyle ün kazanan grupların en yaygınları ise “Ekist” ve “İrfani halka” gibi sivil organizasyonlar.

 

Ankara ODTÜ çevre mühendisliği mezunu olan “İrfan halkası” kurucusu Muhammed Ali Tahiri, 2006’da “irfan ve İslami düşüncelerin tebliği” gayesiyle kurduğu “İrfan-i keyhani – kainat halkası” isimli dernek için resmi kurumlardan izin aldı. Kendisini Şii ve dindar olarak tanımlayan Tahiri, derneğinde “inter-universalism” temelli tamamlayıcı tedaviler uygulamaya başladı. “Zihinsel huzur” ve “ psikolojik sorunların giderilmesi” adı altında faaliyette bulunan bu derneğin çeşitli seminerler düzenlemesine de izin veriliyordu. Ancak 2010’da Devrim Muhafızları istihbarat kurumu tarafından gözaltına alınan Tahiri 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Fakat devreye giren bazı Ayetullahlar, Tahiri’nin mürted olduğu ve öldürülmesi gerekti yolunda fetva verdi. Ayetullahların fetvasının bağlayıcı kabul edildiği İran yargısı, Tahiri hakkında “irtidad” sebebiyle idam kararı aldı. Karar sonrası adliye önünde gösteri yapan çok sayıda Tahiri destekçisi de gözaltına alındı. Tahiri’nin idam cezasına itiraz süreci halen sürüyor. İdamı halinde ise rejimi, Tahiri’nin mensuplarıyla da yeni bir gerginlik bekliyor.

 

İran’da tarikatların tarihi

 

Genel Şii inancında on ikinci imamı temsil eden ve asırlardır gizli şekilde yaşamını devam ettirdiğine inanılan İmam Mehdi, Şii tasavvuf anlayışında “Veli-yi Asr” olarak ortaya çıkıyor. Yaser Atar, Ayetullah Humeyni’nin kurduğu velayeti fakih sisteminin de veli-yi asr ile benzerlikler gösterdiğini ve Humeyni’nin tasavvufu reddetmediğini, aksine irfani şiirler yazdığını da ekliyor. Atar’a göre, ayrıca Ayetullah Humeyni, İbn-i Arabi hakkında kitaplar telif etmiş, Hafız’ın gazellerine benzer şiirler de yazmıştı.

 

Attar, “Sultan ve veli”nin ayrı ayrı şahıslar olduğu Şiilikte, Safevi döneminde Şah İsmail “Şah ve veli”yi birleştirerek, “Ekmel-i Sufi”nin kendisinde tecelli ettiğini duyurdu” diyor. Ama toplum ve ordu, kısacası devletin idaresi tasavvufla pek mümkün görülmediğinden, akabinde Safevi sultanları mezhep olarak Şiiliği yaygınlaştırıp mezhep alimlerine daha yüksek vazifeler tanıyarak, tasavvufu da marjinalleştirdiler.

 

 
Çin'de süresiz görevde kalma için düzenleme
 
Burhaniye Organik Zeytinyağı ile tanışacak
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Çin'de süresiz görevde kalma için düzenleme
Devlet Başkanı Şi Cinping'in süresiz görevde kalmasının önünü açan anayasa ...
Rusya, Abhazya'dan bitki getirilmesini yasakladı
Rusya, Abhazya'dan geçenlerin bavullarında bitki ve benzeri ürün taşımasını geçici olarak durdurdu. 
Rusya Türkiye’ye et, süt ve balık ihraç edecek
Rusya Tarım Bakanı Alexander Tkachev, Türkiye’ye et, süt ve balık ihraç ...
 
Bangladeş yolcu uçağı Nepal'de düştü
Bangladeş havayolu şirketi US-Bangla'ya ait yolcu uçağının, Nepal'in başkenti ...
Azerbaycan'ın vize prosedürü değişti
Azerbaycan'ın uluslararası havalimanlarındaki vize işlemleri 15 Mayıs'tan ...
New York'ta helikopter kazası: 5 ölü
New York'ta bir helikopterin nehre düşmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti.
 
Mars'a test yolculukları başlıyor
Amerikan uzay aracı ve roket üreticisi SpaceX firmasının kurucusu Elon ...
ABD'de üçüncü kar fırtınası uyarısı
Son 2 haftadır kar fırtınası ve sert rüzgarla mücadele eden ABD'nin kuzeydoğu ...
Almanya'da camiye saldırı
Almanya'nın başkenti Berlin'de Diyanet İşleri Türk İslam Birliğine bağlı ...
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Kazakistan dünyada barış istiyor (2)
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Okuma alışkanlığımız zayıf…
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
Üçüncü Hava Limanı’nın Adı,’Cumhuriyet’ olsun
Murat POLAT
Murat POLAT
Hakkın’da felzeke olan vekiller
Ali COŞKUN
Ali COŞKUN
Adalet öldü, adalet
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva