Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,1235
    Dolar
  • Euro
    7,1848
    Euro
  • Altın
    235,185
    Altın
  • Bist-100
    98,864
    Bist-100
  • ADANA
    21/32°
    ADANA
  • ANKARA
    8/15°
    ANKARA
  • ANTALYA
    17/32°
    ANTALYA
  • BURSA
    8/10°
    BURSA
  • ISTANBUL
    14/17°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    16/23°
    IZMIR
  • KONYA
    12/17°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
'Milli gözle' görecek
'Milli gözle' görecek
Korkunç ölüm
Korkunç ölüm
Fırıncılar isyanda
Fırıncılar isyanda
Dünyayı besliyor
Dünyayı besliyor
HABERLER>GÜNCEL-DİZİ
13 Şubat 2018 Salı - 12:59

Rotamız; Kuruçay Köyü...

Doğa gezilerimizi sürdürürken  rotamızı Ankara- Çubuk- Kaletepe ve Kuruçay köyüne çevirdik.

Rotamız; Kuruçay Köyü...

ANKARA (Anayurt)- Doğa gezilerimize devam ediyoruz. Bugünkü rotamız; Ankara- Çubuk- Kaletepe ve Kuruçay köyüydü… Bu etkinlik; Tabanvay doğa sporlarından Çetin Oğuz’un organizasyonunda ve rehberliğindeydi… Yardımcı rehber ve kameramda; Haluk Bilgiç’ti…

Benim diyen babayiğidin tırmanamayacağı zor bir rotaydı. Uzunca bir tırmanıştan sonra; kale tepede zirveye ulaştık. Burası definecilerin kaçak kazı yaptığı eski bir uygarlığın yerleşim yeriymiş. Hava çok soğuk ve fırtınalıydı. Etrafını tamamen kontrol altında tutmaya sahip olan bu zirveden manzarayı seyretmek muhteşemdi. Manzara o kadar güzel görünüyordu ki; zirveden inmek bile istemedik. Oradan inişimiz çıkışımızdan çok daha riskliydi… Kar, buz ve dik kayalıklardan aşağıya inmekte bayağı zorlandık… Ama zoru başarmak da müthiş bir şeydir.

 

Akşamüzeri etrafı dağlarla çevrili olan Kuruçay köyüne ulaştık. Kuruçay Köyü; bu köyün önceki adı Uluçay köyüymüş. O zamanlar köyün ortasından gürül gürül akan bir Uluçay varmış. Köyün adı da Uluçay köyüymüş… Doğanın değişimiyle bu çay sonraki yıllarda kurumuş ve çayın adı da köyün adı da Kuruçay olmuş. Dere yatağı hala duruyor.

 

Uluçay kurumuş olsa da; köyün her tarafından gürül gürül akan doğal çeşmeler var. Hiç bu kadar çeşmesi olan bir köy görmedim… Hele bir tanesi var ki; üç kurnasından gürül gürül su akan tarihi çeşmenin ne zaman yapıldığını köylüler bile bilmiyorlar… Çeşmenin üzerindeki yazılar okunmayacak kadar silinmiş olsa da Arapça harflere benzeyen kabartmalar gözüme çarptı… Bu çeşmenin önünde karşılaştığım köy sakinine sorduğumda; “ ben 48 yaşındayım ama dedelerim bile bu çeşmenin ne zaman yapıldığını bilmiyorlardı. Burada hayvancılık değil meyvecilik var. Etrafımız tepelerle çevrili ve soğuk. Meyve bahçelerini don vurduğu zamanda meyve falanda alamıyoruz. Burada para kazanmak gerçekten çok zordur. Eskiden hayvancılık yapıyorduk. Şimdi yapamıyoruz.  Çünkü hayvan otlattığımız meralarımız; vişne, kiraz, armut ve elma gibi meyve bahçelerine çevrildi. Hayvanlarımızı otlatamayınca hayvancılıkta yapılmıyor. Eskiden buralarda keçi besleniyormuş. Şimdi nerede hayvancılık falan yoktur. Keşke meralarımız bahçe yapılmasaydı da bizde hayvancılık yapsaydık. Meyveleri don vurunca da mağdur olmasaydık. Bu köyde yaşayan 120 hane ve 250 yaşayanımız vardır. Yaz aylarında 150 haneye kadar çıkıyor… Ben köyümdeki ilkokulda okudum. O zamanlar 150- 200 kişi okula giderdik. Her yer cıvıl cıvıldı. Geçen sene okul kapandı. Köyümüzün çocukları gençleri okul için Kışlacık köyüne ve Çubuk İlçesine servisle gidip geliyorlar.” diye eski bereketli ve üretken durumdan nasıl mağduriyetten dert yanar duruma düştüğünü anlattı. İyi günler dileyerek yanından ayrıldım.

 

Araç yanına giderken; devasa yapılmış köyün camisine yakın 2 katlı evin önünde karı koca köy sakinine rastladım.  Mevlut EROL adındaki bu köy sakini de bana ” bu köyde bazı kişiler hayvancılık yapıyor ama eskisi gibi değil. Köyümüzün her tarafında çeşme vardır. Suyumuz boldur. Meyve bahçeleri olduğu için hayvancılık yapamıyoruz ama benim keçilerim var. Ahırda besliyorum. Üç dört yıl önce Kaman- Çelebi’de Halep keçisi olduğunu duymuştum. Oraya gittim ve oradan bir çift Halep keçisi alarak geldim. Bu keçilerin kulakları uzun ve kahverengi rengindedir. İlk sene tek doğum yaparken diğer seneler ikiz yavru veriyorlar. Şu anda bu keçileri 18 tane yaptım. Birisini kurbanda kestim. Diğerlerini üretiyorum. Ama yayılacak meralarımız yoktur. Burada; domuz, ayı, kurt, tilki ve tavşan gibi vahşi hayvanlar vardır. Domuz ve ayılarda meyve bahçelerine saldırıyorlar. Öldürülmeleri yasak cezalı olunca da elimiz kolumuz bağlı bir şekilde hiçbir şey yapamıyoruz. Günümüze şükürler olsun. Keçilerimi görmek isterseniz bakabilirsiniz” dedi. Ahırın kapısını açtığında bugüne kadar hiç görmediğim keçi cinsini gördüm. 6 tanesi hamileymiş. Meraklı gözlerle bana bakarken dışarı çıkmak içinde hemen kapıya doğru akın ettiler…14 kilometrelik rotadan hafızalarımda kalanlar bunlardı…

Elveda TANIK - Sibel KAYA

 

 
Hayal ettiğimyerdeyim
 
Yüzde yüzü alacağız
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Türkiye’de yeni bir sayfa açıldı
İYİ Parti Altındağ İlçe Başkanı Kadir Türkmen, yarın gerçekleşecek ilçe ...
Rotamız; Urumşah Yaylası ve Keçi Kalesi
Ülkemizin her bir yeri bir başka güzel ve her yerin bir hikâyesi var. ...
Sanatın ve sanatçının yanındayız
Hamitoğlu, “Sanatın her alanını, sanatçının her çalışmasını desteklememiz, ...
 
Vasiyeti Şehir 111.sayıya ulaştı
"Ey benim mektuplarıyla huzur bulduğum ve avunduğum kardeşim. Şehir’de ...
Hizan Kültür ve Sanat Günleri
Kültür Merkezi’ndeyiz… Halil İbrahim Özcan’ın yönettiği, Tülin Dursun ...
ABD’de Çağlayan’ın dosyası kapanmaz
CHP Amerika Temsilciliği, Halk Bankası eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan ...
 
Hizan Kültür ve Sanat Günleri
Osmanlı döneminde Sivas Valiliği yapan Halil Rıfat Paşa’nın meşhur bir ...
Tarihe iz tutan sanat: KEÇE
Satı Şenkaynak ve Harika Akkoç'un el emeği göz nuru ürünler "Keçe Çalışmaları ...
Aikido barış için savaş sanatı!
Aikido antrenörü Bora Açıkalın'a göre bütün sorunlar uyumsuzluktan kaynaklanıyor ...
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Hazar beşlisi (1)
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Atatürk’ün Türklüğü yüceltme politikası
Murat POLAT
Murat POLAT
Polis ve öğretmen 3600’ü bekliyor
Barışcan İĞREK
Barışcan İĞREK
Takım ruhu ve Hopf farkı
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva