Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,7683
    Dolar
  • Euro
    6,4342
    Euro
  • Altın
    283,416
    Altın
  • Bist-100
    97.149,04
    Bist-100
  • ADANA
    23/36°
    ADANA
  • ANKARA
    13/31°
    ANKARA
  • ANTALYA
    26/43°
    ANTALYA
  • BURSA
    19/32°
    BURSA
  • ISTANBUL
    22/28°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    27/36°
    IZMIR
  • KONYA
    16/27°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Kaçakçılara göz açtırılmadı
Kaçakçılara göz açtırılmadı
Doğu'da sıcaklık düşecek
Doğu'da sıcaklık düşecek
Van'da dev vurgun
Van'da dev vurgun
Başvurular başladı
Başvurular başladı
HABERLER>MAGAZİN
17 Temmuz 2019 Çarşamba - 16:53

Saros Körfezi’nin gözdesi oldular

Yayla Sahili Table Beach’de her Cumartesi ve Pazar akşamı canlı müzik yapan Tekirdağlı yerel müzisyenler Hüseyin Aksoy, Mehmet Sezer ve Süleyman Orhan, kısa sürede Keşan halkının ilgisini çekmeyi başardı.

Saros Körfezi’nin gözdesi oldular

Özgür GÜVENÇ

İSTANBUL (Anayurt) - Yayla Sahili Table Beach’de her Cumartesi ve Pazar akşamı canlı müzik yapan Tekirdağlı yerel müzisyenler Hüseyin Aksoy, Mehmet Sezer ve Süleyman Orhan, kısa sürede Keşan halkının ilgisini çekmeyi başardı. Repertuvarlarında güncel şarkıları bol bol barındıran yerel müzisyenlerin tarzı kısa sürede ilgi odağı olurken, varlıklarından haberdar olup kendilerini tanımak ve izlemek için gelen dinleyicilere karşı sergiledikleri sıcakkanlı yaklaşımları dinleyiciler tarafından beğeniyle karşılandı.

Kendisine ait üç albüm ve iki single’ı olan Süleyman Orhan, kendisini tanıtarak başladığı röportajda, 90’lı yılların başından beri profesyonel olarak müzikle uğraştığını, müziğe başladığı yıllardan Anadolu Rock akımının hakim olduğunu, daha sonra hangi yollardan geçerek bu günlere geldiğini şöyle açıkladı: “İsmim Süleyman Orhan, Tekirdağlıyım. 1990’lı yılların başından beri yani 30 yıldır profesyonel olarak müzikle uğraşıyorum. Profesyonel olarak sahne hayatıyla tanıştığımda Türkiye’de Anadolu Rock akımı başlamıştı. O günün modası ve o modayı besleyen Barış Manço, Cem Karaca, İlhan İrem’ler gibi ve daha birçok değerli sanatçılarımızın şarkılarından oluşan repertuarlarla başladık. Bunun ardından besteci yanımı keşfettim. Üniversitede başka bölümleri de kazanmış olmama rağmen, konservatuvarı tercih ettim. Konservatuvar hayatımın ardından kendi bestelerini ve reklam müziklerini yapan birisi haline geldim. Konservatuvara başlamadan önce bir radyoda programlarım vardı. Şiirler seslendiriyordum, kitap okuyor ve dinleyicilerle birlikte yorum yapıyordum. O radyoda yayın yaparken reklam müzikleri yapmaya başladım. Ardından birçok markanın reklam müziklerini yapmaya başladım.”

Hafta sonları Hüseyin Aksoy ve Mehmet Sezer ile birlikte Yayla Sahili’nde müzik yaptığını belirten Tekirdağlı müzisyen Süleyman Orhan, yerel belediyelerden, yerel müzisyenleri desteklemeleri ricasında bulundu ve şunları söyledi: “Toplam üç albümüm iki single’ım var. Albümlerimde Serkan Tuğ, Yılmaz Yıldırım, Taner Şar, İsmail Soyberk, Mehmet Sezer, Anıl Şallıel, Selen Kesova, Ebru Yenidoğan gibi müzisyenlerle çalıştım. Şimdi de Keşan Yayla Sahili Table Beach’de Hüseyin Aksoy ve Mehmet Sezer olmak üzere iki tecrübeli müzisyen arkadaşımla, her Cumartesi ve Pazar akşamı sahne alıyorum. Bizim müziğe başladığımız yıllarda müzik sektöründe yer edinmek çok zordu. Fakat şimdi sosyal medya çok etkin kullanılabiliyor ve yerel müzisyenler seslerini daha rahatlıkla duyurabiliyor. Fakat Trakya Bölgesinde de şimdi adını herkesin bildiği sanatçılar kadar değerli ve gerçek müzik yapabilen değerlerimiz var. Bu değerlerin ortaya çıkarılması biraz da yerel belediyelerin görevi diye düşünüyorum. Trakya’da birçok festival yapılıyor. Benim yerel belediyelerden ricam, yerel müzisyenlerimize bu festivallerde öncelik versin. Karadeniz halkı bunu çok iyi yapıyor. Trakya’da da çok kaliteli müzisyenler yetişiyor. Bu genç yeteneklere ve yerel müzisyenlere belediyelerden destek talebimiz var.”

“ONLARIN HİKAYESİNİ YAZMAYA BAŞLIYORSUN”

Orhan, “Anadolu Rock ile başlayıp, bu kalıptan çıkamayan çok müzisyen tanıyorum. Albümleriniz ve çalışmalarınız göz önünde bulundurulduğunda bu kalıbın dışına çıkabilmiş olmanızı nasıl yorumluyorsunuz?” sorusuna ise şöyle cevap verdi: “İşin sahne kısmında vardım fakat işin sahne arkasında da çok vakit harcadım. Dolayısıyla üretim kısmında da vardım. Üretim kısmını daha çok benimsemiştim. Dinamik kalmak zorundaydım ve geçimimi üretim kısmından da sağladığım için dinamik kaldım. Her yeni çıkan müziği dinlemek zorundaydım, yeni akımları takip etmek zorundayım. Çünkü nesil değişiyor. Renk değişiyor, doku değişiyor, insanların giyimleri değişiyor. Diyaloglar değişiyor. Tıpkı cep telefonuyla tanışmış nesil ile tanışmamış neslin farkı gibi bir fark doğuyor. Bir gelişim var ve ayak uydurmayı öğreniyorsun. Bir konuyu anlatmak istediğinde, hangi sınıfa hitap etmek istediğini seçiyorsun ve onların hikayesini yazmaya başlıyorsun.

“HAYAT BİR HEDİYE”

Süleyman Orhan, “Yaptığınız iş birebir karşılıklı iletişimle, enerjiyle yapılıyor. Müziğinizi yaparken sürekli gülümsüyorsunuz, etrafa pozitif enerji yayıyorsunuz. Olumsuz bir gün yaşamış olabilirsiniz, yakınınızı kaybetmiş olabilirsiniz. Böyle günlerde de aynı enerjiyle sahnede olabiliyor musunuz?” şeklindeki soruyu ise şöyle cevaplandırdı: “Hayat bir hediye. ‘Hayatı tekrar baştan yaşayacağız ve hiçbir şey değiştiremeyeceğiz’ deseler, ben her şeyin aynı olacağını bilsem de yine de bu hayatı yaşamak isterim. Hayat öyle bir şey ki, her gün yeni bir umuda tutunmak zorundasın. Ben depresyonun bir bağımlılık olduğunu düşünüyorum. Mod düşüklüğünün bir bağımlılık, alışkanlık olduğunu düşünüyorum. Bir yakınını kaybetmiş olabilirsin ama hayatının devam ettiğini unutmamalısın. Çünkü o an bir daha olmayacak. Öte yandan bir şey canlandırıyorsun. Şarkılar bir tür seyahattir. Şarkılar sizi bir yerlere götürür. Yeni şarkılar keşfet, yeni yerlere seyahat et. Ben sahnedeyken, modum düşük olsa bile o moddan çıkarım. Çünkü orada beni dinleyen insanın hikayesine saygı gösteririm. Sahneyi hayatımdan ayrı tutarım. Zaten şarkıyı söylerken o heyecanı yaşamıyorsam bu işi yapmama gerek yok.”

Süleyman Orhan, şarkılarına ulaşmak isteyenlerin nasıl ulaşabileceği ile ilgili soruya şu cevabı verdi: “Şarkılarımı tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz. Youtube’da da klibi olan şarkılarım var. Şarkılarım genelde aşk temalı. Çoğu yaşanmışlıklara dayanıyor. Fakat kurgular da var. Bir film izlediğimde bu hikayeyi nasıl anlatacağımı düşünüyorum ve yazmaya başlıyorum. Ürettiğim tüm şarkılarımın bir yayın sırası var. Aşk çoğunlukta fakat değişimler de olacak. Dinleyenlerim bunu gözlemleyebilecek.”

Orhan, “Herkesin tanıdığı bir şarkıcı mı olmak istersiniz yoksa sadece belli bir kitle tarafından sevilen, tanınan bir sanatçı mı olmak istersiniz?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Biz üretim aşamasındayız. Star olacak kişiler zaten 20’li yaşlarda star oluyor. Ben şarkılarımın ve müziğimin kalıcı olmasını dilerim. Hayatımı yaşarken kendime özgün geliştirdiğim çevre gibi, dinleyici kitlemin de böyle kendime özgü olmasını istiyorum. Umarım şarkılarım kendi dinleyicilerini bularak, büyük bir kitleye sahip olurlar.”

Süleyman Orhan, “Sizce şarkıcı ile sanatçı arasındaki fark nedir?” şeklindeki soruya ise şöyle yanıt verdi:  “İkisi de aynı şey. Hangi aşamasında olursan ol, bu bir sanat. Bunlar kendine has incelikleri olan konular. Bir hikayeyi öyle iyi anlayıp, öyle iyi yorumluyorsun ki, bunu herkes yapamaz. Enstrüman çalmak da böyle bir şey.”

 

 
Mamak, Şehitler için yürüdü
 
Büyükşehir'den seferberlik
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Yağ yakımına yardımcı besinler
Doğrudan, tek başına yağ yakımına etki eden bir besin yok. Ancak bazı ...
#Bizimfest, bu yazın en heyecanlı festivali olacak
Bu yazın en heyecanlı festivallerinden biri olması beklenen #BİZİMFEST; 25, ...
BİLGİ Fashion nefes kesti
İstanbul Bilgi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Moda Tasarımı ...
 
Rotamız; Beypazarı- Depeli Dağı- Gündüzalp’i Anma
Ülkem Doğa Yürüyüşü Grubundan Fehmi Çalışkan İle Fikret Korkmaz’ın organizasyonu ...
Sevilen şarkıcılardan ücretsiz cumartesi konserleri
İstanbul Anadolu Yakasında bulunan Anatolium Marmara Avm'de her cumartesi ...
Mezuniyet töreninde sürpriz evlenme teklifi
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği yüzde ...
 
Candan Erçetin ile yaz neşesi
BKM organizasyonuyla gerçekleşen Denizbank Açıkhava Konserleri’nin açılışını Candan Erçetin yaptı. 
Mor ve Ötesi kapalı gişe
Kerki-Solfej’in Harbiye Açıkhava Konserleri’ndeki son konuğu mor ve ötesi oldu.
Dünya Şampiyonu Hoy-Tur Fransa yolcusu
Çankaya Belediyesinin dünya şampiyonu halk dansları topluluğu Hoy-Tur, ...
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Namık Kemal ZEYBEK
Namık Kemal ZEYBEK
Atatürk’te Tanrı inancı
Melike BOSTAN
Melike BOSTAN
Büyükşehir çilesi
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Anlamadan yaşamak
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Şehit ve Gaziler onur abidemizdir!
Osman BAŞ
Osman BAŞ
Bilim ve edebiyat
Güran TATLIOĞLU
Güran TATLIOĞLU
İkinci Dünya Harbi – Harp öncesi Almanya (11)
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva