Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,7971
    Dolar
  • Euro
    6,4953
    Euro
  • Altın
    277,611
    Altın
  • Bist-100
    98.415,34
    Bist-100
  • ADANA
    17/28°
    ADANA
  • ANKARA
    9/21°
    ANKARA
  • ANTALYA
    15/28°
    ANTALYA
  • BURSA
    16/24°
    BURSA
  • ISTANBUL
    13/22°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    17/25°
    IZMIR
  • KONYA
    9/21°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Nuri Pakdil vefat etti
Nuri Pakdil vefat etti
Maaşları 17 yılda 21 kat arttı
Maaşları 17 yılda 21 kat arttı
Türkiye talip oldu
Türkiye talip oldu
Çin iletişim uydusu fırlattı
Çin iletişim uydusu fırlattı
HABERLER>GÜNCEL-DİZİ
5 Mayıs 2011 Perşembe - 13:08

Suni beslenme (45)

Doğal olmayan sunî, besinlerle beslenen toplumlarda ahlakî zayıflıklar, irade ve karakterlerinde bir bozulma görüyoruz.

Suni beslenme (45)

Bu etkileşim sonucu ne veya neler olmaktadır? Dünyamızdaki toplumlara dikkat ediniz, onları inceleyiniz. Doğal besinlerle beslenen bireyler ve toplumlar fakir, ilkel görünümünde de olsalar, ahlak, dürüstlük, irade ve karakter gibi duygu ve davranışlarda daha güçlü, daha sağlam olduklarını görüyoruz.

Buna karşılık, doğal olmayan sunî, hormonlu besinlerle beslenen birey ve toplumlarda ise ahlakî zayıflıklar, irade ve karakterlerinde bir bozulma, dejenere oluşlarını görüyoruz. Bu gibi birey ve toplumlarda akıl almaz cinsel sapıklıkların yaygın oluşunu görünüz ve nedenini inceleyiniz. Bu durumların sun ve hormonlu gıdalarla beslenen birey ve toplumlarda daha yaygın olduğunu göreceksiniz. Eğer sunî beslenme insanın hücre yapısını böyle değiştiriyorsa o zaman sağlıklı bir tek insanın kalmaması gerekir. Dolayısı ile bu tez veya bu düşünce doğru ve bilimsel değildir diyeceksiniz. İnsanın iç yapısındaki sistem dışardan gelen olumsuz etkileri giderme özelliğine sahiptir.

Örneğin, vücudumuzda bir yerimiz kesildiğinde veya bir yara oluştuğunda vücudumuz iç sistemi faaliyete geçerek o kesintiyi ve yarayı tedavi edebilmektedir. Ama bir kol kesildiği zaman onun yerine yeni bir kol yapamamaktadır. Bunun gibi vücudumuzun iç yapı sisteminin tedavi edebileceği bir ölçü vardır. Sunî gıdalarla beslendiğimizde, beslenmemizin miktarı az ise onun etkisi de az olacağından iç sistemimiz bunu yenebilir ve etkisiz hale getirebilir. Ama aldığımız sunî gıda devamlı ve çok miktarda ise bu sefer sunî gıdanın olumsuz etkisi bizim iç sistemimizde daha güçlü daha etkili olabilir ve dolayısı ile hücre yapımızı etkileyerek onun değişimine neden olabilir. İnsanlık sunî beslenmede, sunî beslenmenin olumsuz etkisi vücutlarımıza daha egemen, daha etkili olduğu sınıra gelmiş ve bu sınırı aşmış durumdadır.

Din kitaplarındaki bazı tarihi olaylara ve bilgilere inanır veya inanmazsınız ama siz bu bilgileri bilimsel olarak inceleyiniz. Tarihte birçok toplumların tarihten yok oluşlarının nedeni, ne savaşlar ne de ekonomik krizlere benzer olaylardır. Din kitaplarında verilen bilgiye göre birçok toplumlar Nuh Tufanı, Lût Peygamber zamanında olan doğal afetlerle yok olduğunu bildirmektedir. Bu doğal afetlerin de oradaki toplumdaki aşırı ahlak bozukluğundan kaynaklandığı belirtilmektedir. Ahlak bozukluğunun doğal afetlerle ne ilgisi var diyecek, benimle alay edecek ve bu sözlerimi dikkate bile almadan gülüp geçeceksiniz. Bu, şu andaki ele aldığımız esas konumuz değildir. Bunun için apayrı bir araştırma ve apayrı bir kitap yazılması gerekmektedir. Yalnız bu arada şunu kısaca belirtmek istiyorum.

Dünyamızda yaşam dengesini koruyan ve devam ettiren bir sistem bulunmaktadır. bu sistem, doğanın doğa varlıklarından yayınlanan doğal frekanslar sistemidir. Bu doğal frekanslar sistemi doğanın yapısına uymayan karşıt frekanslardan etkilenmekte ve doğal frekans sistemi bozulmaktadır. Bu doğal frekans sisteminin bozulması da doğada akıl almaz bir sürü olayların oluşmasına neden olmakta, olabilmektedir. Din kitaplarında belirtilen tufanların olduğu dönemlerdeki ahlak bozukluğuna, cinsel sapıklıklara lütfen dikkat ediniz. Kısaca, doğanın tabii frekansların bozulması doğanın sistemini etkilemekte ve bu sistemi bozabilmektedir.

İnanır veya inanmazsınız, kabul eder veya etmezsiniz ama din kitabımız Kur’an’daki şu ayetlere lütfen dikkat ediniz ve bilimsel araştırmanızı yapınız. “Biz her şeyi nezdimizde bulunan bir düzene, bir plana göre yarattık”. (Kamer Suresi – 49) “Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren O’dur”. (A’la Suresi – 87/2-3) “Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, onların yanından hiç düşünmeden yüz çevirerek geçerler”. (Yusuf Sureti – 10/105) “Bakın biz her şeyi gerekli ölçü ve nispette yarattık”. (Kamer Suresi – 54/49) “Mümin erkeklere deki, gözlerini haramdan sakınsınlar, örtülecek yerlerini örtsünler, ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha hayırlıdır”. (Nur Suresi – 24/30) “Lût Peygamber milletine, sizden önce alemlere hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı yapıyorsunuz. Çünkü sizler kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz aşırı giden bir milletsiniz”. (Araf Suresi – 7/80-81) “Siz gerçekten alemlerde (eğlencelerde) hiç kimsenin daha önce yapmadığı hayasızlığı yapıyorsunuz. Erkeklere şehvetle yaklaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarda fena işler yapıyorsunuz”. (Ankebut Suresi – 48/23) “Allah’ın yarattığı her şey bir ölçü iledir”. (Ra’d Suresi – 13/8) “Sakın dengeyi, ölçüyü bozmayın. Ey insanlar asla doğruluk ve haksızlık ölçüsünden ayrılmayın”. (Rahman Sureti – 55/8) “Kur’an, tabiat kanunları için Allah’ın ilahi kanunlarıdır diyor.” (Fetih Suresi – 48/23) “Neden Kur’anı dikkatle incelemiyorlar? Yoksa akılları üzerinde kilitleri mi var?” (Muhammed Suresi – 47/24)

Özellikle son dört ayetin üzerinde durunuz ve bunların üzerinde bilimsel araştırma yapınız. Bu ve buna benzer olumsuz oluşumlarda da sunî beslenmenin etkinliği üzerinde dikkatle duralım. Çünkü beden yapımızı oluşturan hücre yapımız ve bu yapının içindeki bizi biz yapan DNA ve genetik yapımız da beslendiğimiz sunî, hormonlu besinler tarafından oluşturulmaktadır. Dolayısı ile hücre yapımız içindeki DNA ve genetik yapımız da sunî beslenmeden etkilenmekte bu etkileşim sonucu hücreler ve dolayısıyla insanlar değişime, bozulmaya ve dejenerasyona uğramaktadır. Bu yazdıklarımız üzerinde bilimsel araştırmalar ve bilimsel olarak gerekenleri yapalım. Yoksa insanlık dönüşü olmayan korkunç bir akıbete doğru gitmektedir.

3- HAKSIZ KAZANÇ: Haram “Bu da nereden çıktı? Sunî beslenme ile hücre bozulmasını anladık ama haksız kazançla insanın bozulması arasındaki ilişki nedir?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Hücre bozulması insan yapısını nasıl olumsuz etkiliyorsa, haksız kazanç da aynı şekilde, belki çok daha tehlikeli şekilde insanın fiziksel ve psikolojik yapısına etki etmektedir. Çünkü, haksız kazançta, beden yapımızda var olan ve bizi biz yapan özelliklerimiz kanalıyla bize etkili olan düşüncelerimizdir. Daha doğrusu ve daha bilimsel olarak beden yapımız tarafından yayınlanan frekanslardır. Özellikle, kalbimiz ve beynimiz tarafından yayınladığımız biyomanyetik dalgalarımızdır.

Daha açık bir ifadeyle, kalbimizi oluşturan hücrelerimiz kalbimizden geçirdiğimiz duygu ve hislerimizi, beyin hücrelerimiz de, beynimizden geçirdiğimiz düşüncelerimizi biomanyetik veya bioenerji şeklinde yayınlamaktadır. Bu yayınlama olayı nasıl oluşmakta, nasıl çalışmaktadır ve etkinliği nedir? Evrende var olan bütün varlıkların temel yapısını “atom” ve “hücre” denilen parçacıklar oluşturmaktadır. Her atomun ve her hücrenin de kendi iç yapılarının özelliğinden kaynaklanan kendine özgü bir titreşimsel hareketi ve bu titreşimsel hareketin oluşturduğu kendine özgü bir frekansı vardır. Atom ve hücresel yapılara dışardan etkileyen bir etken yoksa bu yapılar kendi doğal frekanslarını yayınlarlar. Eğer dışardan iç yapılarına etki eden bir etkinlik varsa o atom ve hücrenin yayınladığı frekans da değişime uğrar. Atomlar kendi aralarında birbiriyle elektron alış verişi yaparak birbirleri üzerinde etkin bir elektriksellik oluşturur. Hücre yapısında değişim yapabilen bu büyük etki, bir önceki bölümde de açıkladığımız gibi aldığımız gıdalardan kaynaklanmaktadır. Başka bir deyişle, beden yapımız ve dolayısı ile hücrelerimiz hangi gıdalardan beslenerek oluşumunu tamamlarsa çevresine de ona uygun bir frekans yayınlamaktadır.

Peki bu frekansların özelliği ve etkinliği nedir? Bu frekanslara etkileyebilir, onları istediğimiz amaçta kullanabilir miyiz? Bu frekansların genel özelliği, teknolojide kullandığımız elektrik, elektromanyetik dalgalardan farksızdır. Hemen hemen aynı yaptırım özelliklerine sahiptir. Çünkü her ikisinin de oluşumundaki öz aynıdır. Biliyorsunuz elektrik, atomlar arası elektron alış verişinden kaynaklanan bir olaydır. Bioenerji, biomanyetik dalga ve bizim burada genel anlamda frekans olarak isimlendirdiğimiz olgu ve beden yapımızı oluşturan hücrelerimiz içindeki atomların birbirinden elektron alıp verişleri ile oluşan bir olgudur.

DEVAMI YARIN

 
İnsanlık için üç büyük tehlike (44)
 
Haksız kazanç: Haram (46)
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İnsanlık için üç büyük tehlike (44)
İnsanlık, görebildiğimiz, fakat bilimin yeterince üzerinde durmadığı üç ...
Bir diş ağrısı (43)
Örneğin, belki de batıl ve hurafe inançlı biri olmakla suçlanma olasılığını ...
Yaşamın Yankısı (41)
Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden oğlan takılıp düşüyor ...
 
İnsanın iki yapıtaşı (40)
Gençliğimde ve bekarlığımda bir eve misafirliğe gitmiştim. Ev sahibi durumunda ...
Düşüncelerimiz ve sağlığımız (39)
ALKOLİZM: Alkollü içkilere karşı duyulan ve vazgeçilemeyen tutku.
Madde ve Mana (38)
Tıp biliminde genetik üzerinde yapılan değişikliklerle nice hastalıkların ...
 
Hücre Yapımız ve Düşüncelerimiz (37)
Her hücrenin kendi yapısı içinde ve kendine özgü DNA, RNA ve genetik yapıları bulunmaktadır...
Düşüncelerimiz (36)
Mesai sonunda işyerimden çıkmış evime gitmek için belediye otobüsüne bindim...
Düşüncelerimiz (35)
Yetişkin insanlarda iletişim olayını olumlu ve olumsuz etkileyen en büyük ...
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Melike BOSTAN
Melike BOSTAN
Genç işsizliği kırmızı alarmda
Namık Kemal ZEYBEK
Namık Kemal ZEYBEK
Tanrının Kapısını Çalan Bilim-2
Harika ÖREN
Harika ÖREN
Avni Lifij’in yaşamına dokunmak
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Okuyan bunları görür
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Sen de yaşlanacaksın!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva