Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
23 Ekim 2011 Pazar - 15:45

Tanıdık bir ülke: TUNUS

Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin bin Ali’nin ülkeden kaçmasıyla sonuçlanan ve “ Yasemin Devrimi “ olarak adlandırılan olayların yaşandığı Tunus’u ziyaret ettik.

Tanıdık bir ülke: TUNUS
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

17 Aralık 2010 tarihinde üniversite mezunu bir seyyar satıcının kendini yakmasıyla başlayan, 14 Ocak 2011 tarihinde 23 yıldır Ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin bin Ali’nin ülkeden kaçmasıyla sonuçlanan ve “ Yasemin Devrimi “ olarak adlandırılan olayların yaşandığı Tunus’u ziyaret ettik.
Yasemin Devrimi; Tunus'un birçok şehrinde gerçekleşen halk ayaklanmalarında; işsizlik, siyasi yozlaşma, ifade özgürlüğü, usulsüzlükler ve kötü yaşam koşullarının protesto edildiği olaylar bütünü olarak adlandırılmaktadır.
Yasemin Devrimi, benzer sorunlar yaşayan ülkelerde domino etkisi göstererek yayılmış; Cezayir, Mısır, Libya, Bahreyn, Ürdün, Suriye ve Yemen'de büyük çapta; Moritanya, Suudi Arabistan, Umman, Irak, Lübnan ve Fas’ ta küçük çapta olmak üzere tüm Arap Dünyasını sarsan mitingler, protestolar ve halk ayaklanmaları meydana gelmiş olup “ Arap Baharı “ olarak adlandırılan olayların ilk kıvılcımı olmuştur.


Tunus halkı; gösterilerin, sanıldığının aksine büyük kentlerden değil, taşra kentlerinden başladığını, daha öncede Muhammed Buazizi gibi eylem yapanların olduğunu, gösterilerde bir lider olmadığını bizzat halkın kendisinin lider olduğunu bu yüzden olaylara devrim yerine halk hareketi tanımını uygun gördüklerini ifade etmektedirler.
“ Arap Baharı “ Ülkemiz tarafımızdan da dikkatle izlenmiş ve Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan beraberinde bakanlar, üst düzey bürokratlar ve işadamlarından oluşan bir heyetle 12-15 Eylül 2011 tarihleri arasında Mısır, Tunus ve Libya’yı ziyaret etmiştir.
Söz konusu ziyaretler sırasında, yeni bir sürece girmiş bulunan bu dost ve kardeş ülkelere Türkiye’nin verdiği destek vurgulanmış, çeşitli alanlarda gerçekleştirilebilecek işbirliği imkânları ele alınmıştır.
Gezimiz; İstanbul Atatürk Havalimanından haftanın her günü düzenli olarak İstanbul – Tunus - İstanbul seferleri bulunan Tunus Havayolları ile başladı. Türk Hava Yolları’ nın da seferleri mevcuttur.
Yaklaşık 3 saat süren yolcuğumuz sonunda; Tunus Turizm Bakanlığı ile merkezi Ankara’ da bulunan Türk - Arap Bilim Kültür ve Sanat Derneği (TASCA) tarafından organize edilen basın gezisinin ilk durağı Tunus’ un başkenti Tunus’ a ulaştık.
Ülkede bulunan 6 adet uluslar arası havalimanından biri olan Kartaca havalimanına indik.
İlk günden itibaren gezi boyunca bize eşlik eden;
Tunus Ulusal Turizm Kurumu Müdürü Sayın Muhammed BAŞAR, TASCA Genel Başkanı Sayın Muhammed ADİL ve TASCA Basın Müşaviri Sayın Azmi KOÇAK beyefendilere ve tabiî ki tüm Tunus halkına göstermiş oldukları misafirperverlik ve kardeşçe duygular için teşekkür ederiz.


Organizasyonda büyük emeği olan, Başkanlığı’ nı aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Gazeteci Dr. Muhammed ADİL’ in yaptığı dernek hakkında kısa bilgi vermek istiyorum.
Kısa adı TASCA olan, Türk – Arap Bilim Kültür ve Sanat Derneği; Kaosla çalkalanan günümüz dünyasında toplumlar arasında sevgi ve dostluğun oluşmasına ve gelişmesine katkı sağlamanın insanlık adına bir hizmet olacağını düşünen gazeteci, yazar, sanatçı ve işadamlarından oluşan bir grup tarafından kurulmuş; Türk ve Arap dünyaları arasında; bilim, kültür, medya, sanat ve sivil toplum alanlarında işbirliği ilişkileri ile stratejik vizyonu geliştirmek ve Türk Dünyası ile Arap Dünyası arasındaki ortak kültür ve medeniyet değerlerinin daha da ileriye taşınması adına çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşudur.
Dernek bünyesinde;
Türk – Arap Araştırma ve Dokümantasyon Enstitüsü ( TARIS ) ile Türk – Arap Kültürel Diyalog Forumu ( TAF ) faaliyet göstermekte ve derneğin amaçlarının gerçekleştirilebilmesi için çalışmalar yapmaktadır.
GENEL BİLGİLER
Kuzey Afrika’ da bulunan Tunus, Mağrip Bölgesi’ nin en küçük ülkesidir. Sicilya Boğazı ile Avrupa kıtasından ayrılan Tunus, Avrupa’ ya 140 km uzaklıktadır. Kar ve don olaylarının görülmediği ülkede, yazları sıcak, kışları ılıman bir iklim görülmekte, savanlar önemli yer tutmaktadır. 

RESMİ ADI : TUNUS CUMHURİYETİ
BAŞKENTİ : TUNUS (Nüfusu 1.500.000 civarı)
YÜZÖLÇÜMÜ : 162.155 km2
NÜFUSU : 9.911.000
Okuma yazma oranının % 80 civarında olduğu ülkenin para birimi Tunus Dinarıdır.
1 Dinar 1,20 TL
1 USD 1,4 Tunus Dinarı olarak işlem görmektedir.
Döviz; bankalarda, havaalanlarında bulunan banka şubelerinde ve otellerde bozdurulabilir.
Bankalar; hafta içi 08:30 – 11:30 ve 15:00 – 16:30 saatleri arasında, yaz ve Ramazan ayında 07:30 – 14:30 saatleri arasında hizmet vermektedir.
Ana dili Arapça olan Tunus’ ta Fransızca da anadil kadar yaygın kullanılmaktadır.
Tunus’ a gitmek için vizeye ihtiyaç yoktur.
Tunus nüfusunun % 98,2’sini Araplar, % 1,2’sini genelde Tunus’un güney bölgesinde yaşayan Berberiler, kalanını ise Fransızlar ve İtalyanlar oluşturmaktadır.
Tunus nüfusunun, % 98’i Müslüman (büyük çoğunluk Maliki Mezhebi), % 1’i Yahudi, % 1’i de Hıristiyanlar ve diğer dinlerdir.
Şehir içi ulaşım, hafif raylı sistem ve taksiler ile yapılmaktadır. Taksiler, sarı renkte ve taksimetreli olup, her taksinin numarası mevcuttur. Takside bir şey unuttuğunuzda taksi numarasını hatırlamanızda fayda vardır. Taksilerde gece tarifesi saat 19:00 ‘ da başlamakta ve % 50 zamlı uygulanmaktadır. Taksi ücretleri ucuz olduğundan yoğun olarak kullanılmaktadır. Kiralık oto şirketleri bol miktarda olduğundan ve otellerde de bu hizmet verildiğinden araç kiralama yaygındır. Trafik akışı Türkiye’ de olduğu gibidir.
Tunus’ ta 6 adet uluslar arası havalimanı bulunmaktadır.
Şehirlerarası ulaşım; otobüs ve trenler ile sağlanmakta olup, demiryolu taşımacılığı Tunus Ulusal Tren Kurumu tarafından işletilmektedir. Yaklaşık 2.000 km demiryolu ağına sahip olan Ülkede demiryolu taşımacılığı ucuzdur. Karayollarında hız limiti 50 km/saat, otobanlarda 110 km/saat olarak uygulanmaktadır. 

COĞRAFİ KONUM 

Tunus, 162.155 km2 yüzölçümüyle Kuzey Afrika’da yer alan bir ülkedir. Doğusu ve kuzeyinde Akdeniz, güneydoğusunda Libya, batı ve güney batısında Cezayir bulunmaktadır. Kuzey bölgelerde ve kıyı boyu Akdeniz iklimi, iç kesimlerde ve güney bölgelerde yarı kurak çöl iklimi hakimdir.
1300 km’ lik kıyı şeridine sahip olan Tunus’un kuzeyi ve güneyi arasında yer şekilleri açısından büyük farklılıklar bulunmaktadır. Kuzey ve batı bölgeleri arasında dağlık bir yapı göze çarparken, orta bölgelerde stepler, güneyde ise büyük çöller yer almaktadır.

Ülkede sıcaklık 11,4 (Aralık) ve 29,3 (Temmuz) arasında değişir. Kış boyunca sağanak yağış devam eder.

Orta bölgelerde zeytin ağaçları, güneyde ise hurma ağaçları bulunmaktadır.
En önemli akarsuları, Oued Medjerda et Oued Méliane olup, güneyde yer alan Tozeur ülkenin en önemli gölüdür.

Zengin bir tarihi geçmişe sahip olan Tunus ile ilgili kısa bilgilerden sonra Başkent’ te geziyoruz.

Tunus’ ta bulunduğumuz sürece Ülke’ ye mavi ve beyaz renklerin hakim olduğunu, sadelik ve zarafetin tüm sokaklarda alabildiğince sergilendiğini görmek mümkün…

Şehrin sokaklarında dolaşırken sohbet ettiğimiz Tunus’ lular, Türkiye’ den geldiğimizi öğrendiklerinde; Türkiye’ ye ve Türk’lere olan dostluklarını çok içten dile getiriyor ve bildikleri Türkçe kelimeleri sıralayıveriyorlar…

İnsanların yüzündeki umut verici sıcacık gülümse bizleri de çok memnun ediyor…

Geçmişte Osmanlı Vilayeti olan Tunus’ un halkı o günleri unutmadığını bizlere aktarıyor ve Tunus ve Türkiye bayraklarının benzerliğine dikkat çekiyorlar…

Al Bayrağın aynısı, Ülkenin her yerinde görmek mümkün Tunus Bayrağını. Bu görüntü sanki Türkiye’ de geziyoruz hissi veriyor bizlere…

Tunus halkı, Tarihten gelen dostluk ve kardeşlik duyguları, ortak kültürel ve sosyal yaşam, Türk insanının adil, güvenilir ve vicdanlı yapısı nedeniyle her alanda işbirliği için
Türk’ leri Tunus’ a beklediklerini ısrarla ifade ediyorlar.

GEZİLECEK YERLER 

Başkent Tunus
Tunus’un modern yüzünü Habib Burgiba Bulvarı, tarihi dokusunu ve geleneksel yaşamını caddenin sonundaki eski kent, “ Medina ” ortaya koyuyor.
“ Etrafı surlarla çevrili kent ” anlamına gelen medina önemli cami ve medreseler barındırıyor.

Habib Burgiba Bulvarı, Fransızlar zamanından kalma geniş bir cadde. Paris’in ünlü Şanzelize Bulvarı’nı andırıyor.
Akşam saatlerinin en keyifli noktası kaldırım üzeri kafe ve restoranlar, yüksek binalar ve yıldızlı otellerle bezeli bulvar…
Medina gezisinin başlangıcı için Fransız Kapısı olarak bilinen Bab Bhar, ideal bir nokta.
Ülkede Müslüman olmayanların da girebildiği tek camii Zeytuniye ve geleneksel Türk kahvehanesi M’Rabet da burada.

Zeytuniye Camii ve Medresesi 

İslam’ın ilk üniversitesi olarak kayıtlara geçen Zeytuniye Üniversitesi’nin kuruluşu hakkında çeşitli rivayetler vardır. Mısırlı tarihçi Hasan Hüseyin Abdulvahap’ ın Tunus-Arap Medeniyeti isimli kitabına göre Zeytuniye Üniversitesi hicrî 80 yılında Emevi Komutanı Hasan bin Numan el Gassani zamanında kurulmuş. Hicrî 117’de onarılmış, hicrî 125 yılında ise Zeytuniye Camii ve etrafında dersler tam teşekküllü olarak verilmeye başlanmış. Bugün dimdik ayakta duran Zeytuniye Camii İslam dünyasının ilk beş camii arasında zikredilmektedir. Dönemin güçlü ve meşhur ilim adamları Zeytuniye’ de yetişmiştir. İbn-i Rüşt’ün hocası İbn-i Mezir, İbn-i Usfur, Kadı İbn-i Abdüsselam, İbn-i Harun, İbn-i Haldun bunlardan bazılarıdır. Zeytuniye ilim mensupları sadece ilim öğrenmekle kalmamış, emperyalist güçlerin ülkeye saldırısında da büyük mukavemet göstermişlerdir. Yani Zeytuniye Üniversitesi halktan kopuk olmamış, muallimleri halkı şuurlandırıcı dersler vermeyi de ihmal etmemişlerdir. Zeytuniye Üniversitesi Osmanlı döneminde altın çağını yaşamıştır. Bu üniversiteden mezun olan ilim adamları; devletin yönetici kadrolarına getirilmişlerdir. Zeytuniye hocalarının Fransız işgaline karşı yaptıkları kıyam Tunus’ta hâlâ hafızalarda yaşamaktadır. Anlatılanlara göre 1885 yılında Zeytuniye hocalarının yaptıkları direniş sonucu Fransızlar geri adım atmış, sömürüye karşı en önemli ve ilk tepkiyi gösteren bu hocalar olmuştur.

Ülkenin kurtuluşu için öncülük eden Zeytuniye hocalarından Muhammed Şazali el Gadi’nin Tunus’un kurtuluşu için yaptıkları unutulacak gibi değildir. 13. yüzyıldan kalma Souq des Libraries, Kitapçılar Çarşısı ve Dar Ben Abdallah Müzesi, medinadan güneye doğru sıralanıyorlar. 18. yüzyıldan kalma küçük bir saray olan Dar Ben Abdallah bugün Etnografya Müzesi olarak ziyarete açık. Rue Tourbet El- Bey’i izleyerek varılabilen M’sed El-Kobba Camii; İslam bilgini İbn Haldun’un Kahire’ye gitmeden önce din eğitimi gördüğü yer olma özelliğini taşıyor. Ünlü bilgin aynı sokaktaki 33 numaralı evde doğmuş. Dar el-Bey’in batısında, adını 1883’de Fransızlar tarafından yıkılan kent kalesinden alan Kasbah Meydanı ve Kasbah Camii var. Kuzeye doğru Dar-el Jeld’e sapıldığında 18. yüzyıldan kalma bir konağı, Tunus’a özgü el sanatları satılan Le Diwan’a ulaşılıyor. Dar sokakları izleyerek Hamouda Pasha Camii de görülebilir. Başkent Tunus, dünyaca ünlü, büyüleyici bir müzeyi Bardo’yu da barındırıyor. Dünyanın en büyük mozaik müzesi olarak kabul edilen Bardo, sadece Roma Afrikası villalarına ait mozaikleriyle değil aynı zamanda Hüseyin oğulları Hanedanı sarayının da güzelliğiyle ünlü. Müzede bulunan toplam 4 bin 700 metrekare mozaik içinde Romalı zenginlerin günlük yaşamlarının yanı sıra, insanlığın doğuşu, İslamiyet, Hıristiyanlık ve belirli dönemlere ait yaşamlardan temalar da tasvir ediliyor. Antik dünyanın en muhteşem şehirlerinden biri olan ve efsanevi kahraman Hannıbal ile özdeşleştirilen Kartaca’ nın kalıntıları, başkent Tunus’a 10 kilometre mesafede. 3 bin yıllık tarihi kent, UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Kartaca’ dan geriye Antonine Hamamları, Byrsa tepesindeki kazı alanı ve St. Louis Katedrali, içinde kral mezarları bulunan villalar, Roma limanları, Roma Tiyatrosu ve Tophet Kutsal Alanı kalmış halde. Paleo Hıristiyan Müzesi, büyük bir akvaryumun bulunduğu Deniz Bilimleri Müzesi ve Kartaca Müzesi de burada. Sidi Bou Said Kartaca yakınlarındaki tarihi kasaba Sidi Bou Said’i ülkenin birçok yerinde rastlanabilen mavi- beyaz mimariyi en çarpıcı şekilde barındırıyor. Kasabanın dar sokakları Tunus Körfezi’ne hakim. Kırmızı sardunyalar, pembe begonviller beyaz duvarlardan sarkıyor ve avluları süslüyor. Binalar, 13. yüzyılda yaşamış Sufi aziz Sidi Bou Said’in adına, Zaouia Camii ve meydan etrafına kurulmuş. İslam dünyası için, Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonra dördüncü kutsal kent olan Kairouan, tarihi boyunca seyyahları, hacıları, uzak diyarlardan gelen sıra dışı insanları ağırlamış.

El Jem 

Romalı’ ların varlığını gerçekten görmek istiyorsanız El Jem’ e uğramalısınız. Uzaktan El Jem’ in üzerinde yükselen Kuzey Afrika’ nın en büyük antik tiyatrosunu göreceksiniz. Romalılar zamanında kurulan bu şehir, II.yüzyılda bir amfitiyatro ile ödüllendirilmiştir. Yapının 30.000 kişilik oturma kapasitesi olduğu belirtiliyor, tiyatronun en üst noktasından ortada bulunan yer altı koridorlarının çıkışını görebilirsiniz. El Jem’ den kuzeye doğru gittiğinizde; Başkent Tunus’ a 140 km uzaklıkta bulunan Tunus’ un üçüncü büyük şehri Sousse’ ye ulaşıyorsunuz. Surlarla çevrili şehir merkezinde Abbasiler dönemine ait IX. Yüzyılda inşa edilmiş Büyük Cami’ yi ziyaret edebilirsiniz. Sahil boyunca dizilmiş oteller, limanı, çarşısı, restoran ve kafeleriyle minyatür bir kent Sousse… Her ne kadar Tunus denize girmeye vakit bırakmayacak kadar renkli bir ülkeyse de görkemli Akdeniz plajları akılları çelebiliyor. Kentin kuzeyine ve güneyine doğru uzanan kumsallar Tunus’un en güzel plajları. 

Hammamet 

Bir körfez içinde yer alan Hammamet (Yasmine Hammet) yazın ülkenin en yoğun turist akınına uğrayan yeri konumunda. Kentin adı “ Hamam “ ‘ dan gelmekte. Marinası, geniş yeşil alanı, eğlence parkıyla Tunus’ un modern turizmini bulabilirsiniz. 70 metrelik tekneler alabilen marina yılın 12 ayı hizmet vermektedir. 10 hektar üzerine kurulu medinası ile tüm Magrip özelliklerini burada bulabilirsiniz. Daha sakin bir sahil kenti arayanlar, Romalıların Cap Bon Burnu yani ‘’Güzel Yarımada’’ olarak adlandırdığı bu bölgenin kıyılarındaki daha küçük yerleşimleri tercih etmelidir diyoruz. Deniz, Çöl ve Safari, Kültür ve İnanç Turizminin yanı sıra Tunus, golf meraklıları için de imkan sunmakta. Tabarka’ nın gölgeli tepeleri, Djerba’ nın beyaz kumsalının kıyısında, Hammamet’ in zeytin ve portakal kokuları altında veya El Kantaoui marinasına karşı her mevsim golf oynanabilen 8 ayrı parkur golf tutkunlarına hizmet vermek için tasarlanmış… 

TURİZM POLİTİKASI 

Tunus Ulusal Turizm Kurumu Müdürü Sayın Muhammed BAŞAR; Turizm’ in Ülkenin gelir kaynakları içinde ilk sırayı aldığını, Ülkede, yaklaşık 400.000 kişi turizm sektöründe istihdam edildiğini, bu rakam dolaylı olarak Ülke nüfusunun % 25’ ini kapsadığını ifade ediyor. Turizmin katma değeri yüksek bir faaliyet haline getirilmesi amacı ile golf, yelken, arkeoloji, sahra ve konferans turizmi gibi alanlara yatırım yapılması, mevcut tesislerin, eğlence yerlerinin artırılması ve sunulan hizmetin iyileştirilmesini hedeflediklerini aktaran BAŞAR; Tunus’ un, çölünü, kültürünü, denizini dünyaya mükemmelce sunarak markalaştığını ve 10 milyon nüfuslu Tunus’a yılda yaklaşık 8 milyon turist geldiğini belirtiyor. Her yıl ortalama 20.000 Türk’ü ağırladıklarını ifade eden BAŞAR, bu sayının 50 bin’ e ulaşmasını hedeflediklerini, Tatil için Tunus’ u tercih eden Ülkelerin Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya şeklinde sıralandığını, BAŞAR; Tunus’ ta % 45’ ini 4 ve 5 yıldızlı tesislerin oluşturduğu 780 turistik tesisin bulunduğunu, yatak kapasitesinin 265.000 adet olduğunu ifade etmiştir.

TUNUS MUTFAĞI 

Akdeniz havzasının diğer ülkeleriyle benzerlikler taşır. Acının biraz daha fazla kullanılmasıyla komşularından ayrılır. Zeytin ve zeytinyağı, balık ve deniz mahsulleri, kuzu ve koyun etleri ile taze sebzeler mutfağın temel direkleridir. Makarna çeşitlerinde de İtalyan etkisi kendini fazlasıyla hissettirir. Kişniş, kimyon, karabiber, kırmızı biber, tarçın en çok kullanılan baharatlar arasında bulunur. Taze ve kuru nane de başköşede tutulur. Tipik bir Tunus kahvaltısı reçel ve tereyağı sürülmüş ekmek, sütlü kahve, zeytin, yumurta ve yoğurttan oluşur. Badem ve hurma ile hazırladıkları kurabiye ve tatlıları çok lezzetlidir. En ünlü sıcak içecekleri ise taze naneli yeşil çaydır. Çay, üzerine çamfıstığı serpilerek servis edilir. Kırmızı biberden yapılan az tuzlu ve biraz sıvı bir çeşit salça olan “harissa”, Tunus mutfağnın en önemli tatlarının başında gelir. Zeytinyağı ile biraz açılıp başta kuskus olmak üzere birçok yemeğin yanında sos olarak kullanılır. Harissa gibi zeytin de Tunus’ta en çok kullanılan besin maddelerinden biri. Ülkede sadece kahvaltıda değil salata, meze ve yemeklerde de bol bol zeytin kullanılır. Yumurta da zeytin gibi birçok şekilde ve sıklıkla tüketilir.

Kahvaltı haricinde, genelde katı olarak yemek ve salatalara doğranan yumurta ile hazırlanan “brique” ülkenin kültüründe de söz sahibidir. Çiğ böreğe benzeyen brique’in içine kıyma ve çiğ bir yumurta konup, hemen kızgın yağda kızartılır. Sıcak olarak ikram edilen iyi bir brique’in yumurtasının beyazının katı, sarısının akışkan olması gerekmektedir. Brigue kız istemeye gelen damat ve ailesine ikram edilir. Eğer damat böreği dökmeden ve dağıtmadan yiyebilirse becerikli bir kişi olarak kabul edilir ve kız verilir. Tunuslular tencere yemeklerine “tagine (tajin)” derler. Tajin, aslında yemeğin servis edildiği, fazla derin olmayan, içinde ikinci bir kısım daha bulunan kapaklı, büyük bir kaptır. Sıcak yemek veya kuskus bu seramik kaba konularak kapaklı tajinin içine yerleştirilir ve servis yapılır. Tajin sulu ya da kuru yemek olabilir. Tunuslular tajin’i özellikle öğle yemeklerinde yerler. Ülkede köfte, kebap ve közlenmiş sebze de sıklıkla tüketilir. Deve eti, ülkede sıkça, özellikle de bazı festivallerde yenir. Böylesi zamanlarda kapaklı güveçlere yerleştirilip birkaç hafta toprak altında bekletilen deve etleriyle ziyafetler düzenlenir. Sebzeler ise harissa veya zeytinyağı ile sirke karışımı bir sosla birlikte yenir. Sıcak ve soğuk zeytinyağlı sebze yemeği de sıklıkla pişirilir.

Not : Tunus’ ta bahşiş vermek bir adettir. Bahşiş oranı alınan servise bağlı olarak % 5 – 10 oranındadır. ALIŞVERİŞ Medina’lar geleneksel yapılarıyla ülkenin en keyifli çarşılarını barındırıyor. Buralarda yapılan alışverişlerde sıkı pazarlık yapılması şart. Cam resimlerden kuş kafeslerine, halıdan otantik takılara herşey birarada. Ayrıca güneye özgü olan ancak ülkedeki birçok Medina’da bulacağınız, açık kahve ve siyah desenlerin hakim olduğu Berberi çömlekleri de oldukça tipik. Başkent Tunus’un medinasında ortaçağdan kalma bu sokaklarda kumaşçıların, parfümcülerin, antikacıların, fesçilerin ve terlikçilerin bir arada olduğu bölümler bulunuyor. Kuzeye doğru gidilerek varılan, Osmanlı döneminden kalma Souq el-Berka, bir köle çarşısıydı. Korsanlar kölelerini satmak için buraya getirirdi. Bu noktada artık Kuyumcular Çarşısı bulunuyor. Rue des Forgerons’ta Demirciler Çarşısı, Rue Jemaa Zitouna’da seramiklerin, takıların, bakırların ve doldurulmuş oyuncak develerin başını çektiği hediyelik eşya mağazaları bulunuyor. Tunuslu erkeklerin giydiği kırmızı keçe şapkaları Souq des Chechias’ta yapılıyor. Bu keçe şapkaların yapımı 17. yüzyılda Tunus’un en büyük endüstrilerinden biriydi. Fes olarak da bilinen bu şapkalar Tunus’ta ‘’chechia’’ olarak adlandırılıyor. Yaklaşık 15 bin zanaatkâr yılda bin milyon chechia yapar ve bunlar dünyanın dört bir yanına ihraç edilirdi.

Ülkede 100 çeşitten fazla hurma var. Önemli bir ihraç ürünü olan hurmaların toplandığı Ekim ayında oldukça şenlikli geçiyor. Bol bol hurma yemek ve almak en güzel Tunus hatırlarından biri… Çöl Gülü bir Tunus güzelliğidir. Kumların altında yeraltı sularıyla birleşen kalsiyum fosfatın yarattığı, çiçeğe benzer, kristal oluşum ülkenin her yerinde satılıyor. Doğal renkli olanları tercih edilmeli.

Not : Tunus Milli Zanaat ve Sanatlar Ofisi; “R” harfi ile damgalı ürünleri kalite açısından tavsiye etmektedir.

EKONOMİK YAPI 

Yaklaşık 10 milyon nüfusa, 2010 yılı satın alma gücü paritesine göre 89,5 milyar $ seviyesine ulaşan GSYİH’ya ve takriben 8.629 $ kişi başına düşen milli gelire sahip olan Tunus ekonomisinin dünya genelinde meydana gelen çeşitli ekonomik çalkantılara rağmen nispeten olumlu görüntü sergilemeye devam ettiği söylenebilir. Tunus Hükümeti, ekonomiye ilişkin müdahalelerini sosyal istikrar, ücretler ve istihdam üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirecek şekilde uygulamaya büyük gayret sarf etmektedir. Dünya geneline göre global krizden en az etkilenen ülke olmuştur. GSYİH 2010 yılında dolar bazında % 3,4 oranında büyümüştür. Tunus’un ihracatının en büyük alıcısı olan AB ülkelerinin küresel krizden çıkmaya başlamasıyla 2010 yılında Tunus’un ihracatı olumlu etkisinin olması beklenmektedir. Tunus ekonomisi tarım, madencilik, enerji ve imalat sektörleriyle gelişen bir ekonomidir. Gıda ürünleri ithalatta önemli bir yer tutmakla birlikte ülke, başta zeytinyağı olmak üzere önemli bir tarım ürünleri ihracatçısıdır. Dünya fosfat üretiminde ilk sıraları alan Tunus, fosfatı işleyerek fosforik asit ve gübreye dönüştürmektedir. Ülkede petrol ve gaz üretilmektedir. İmalat sektöründe ise, tekstil ve deri ürünleri en önemli ihraç kalemlerini oluşturmaktadır. Üretimde ve ihracatta fosfat ve petrol eski önemini yitirmiştir. Diğer taraftan tekstil, gıda işleme, elektrikli ürünler önem kazanmıştır. Tunus iç pazarının küçük olduğu düşünüldüğünde Tunus’un AB, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki daha büyük pazarlara giriş imkanını da yatırımcılara sunduğu görülmektedir.

AB ile arasındaki Ortaklık Anlaşması, Avrupa pazarına girişte sanayi ürünlerinde gümrüksüz giriş imkanı sağlamaktadır. (Kaynak İGEME) 

TÜRKİYE - TUNUS EKONOMİK İLİŞKİLERİ

Ülkemiz ile Tunus arasındaki ticari ilişkiye baktığımızda ülkemiz lehine bakiye verdiği görülmektedir. 2007 yılında 760 milyon Dolar olan dış ticaret hacmi, 2008 yılında 1.143 milyon Dolara ulaşmıştır. 2009 yılında ekonomik krizin etkisiyle dış ticaret hacmi 2008 yılına göre azalarak, 882 milyon Dolar olarak gerçekleşmiştir. 2010 yılında ise 994 milyon Dolara yükselmiştir. Türkiye’ nin Tunus’ a ihracatı kayıtlı rakamlarla sınırlı değildir. Yılda 50 bini aşkın Tunus vatandaşı alışveriş ve/veya bavul ticareti amacıyla ülkemize gelmektedir. Kesin rakam bulunmamakla birlikte, bu kapsamda yapılan ticaretin miktarının yılda 150-200 milyon Dolara ulaştığı değerlendirilmektedir. Tunus’ a ihracatımızın %88’i sanayi ürünleri, % 12’si tarım ve işlenmiş tarım ürünlerinden oluşmaktadır. Başlıca mallar itibariyle pamuk ihracatımız %17’lik paya, motorlu kara taşıtları %15’lik paya, makina ihracatımız %11’lik paya sahiptir. Türkiye’ nin Tunus’ tan ithalatının % 97’sini sanayi ürünleri oluşturmakta, bu ürünler arasında gübreler ve anorganik kimyasallar ithalatımız içindeki % 75’lik payla ağırlıklı yere bulunmaktadır. Tarım ürünleri ve işlenmiş tarım ürünleri ise %3’lük paya sahiptir. Tarım ürünleri arasında hurma başlıca ithal ürünüdür. Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler 2004 yılında imzalanan ve 1 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren iki ülke arasında bir Serbest Ticaret Alanı kurulmasını öngören Ortaklık Anlaşması çerçevesinde yürütülmektedir. 

(Kaynak İGEME) 

Tunus’ u son Osmanlı vilayeti olarak gören TASCA Başkanı Dr. Muhammet ADİL ile konuştuk. 
ADİL; 1956 yılına kadar Tunus’ un kendisini son Osmanlı vilayeti olarak gördüğünü, 1956 yılında Cumhuriyet kurulduğunda da Tunus’ un Türkiye’ yi model olarak aldığını ve cumhuriyetin kurucusu Habib Burgiba’ nın kendisini ikinci Atatürk olarak tanımladığını söyleyerek, bayraklarının da Türk bayrağına benzerliğini ifade etmiştir. Tunus gezimiz esnasında sanayi bölgelerini çok fazla göremediğimizi, Türkiye’ deki organize sanayi bölgeleri gibi yapılanmaların olup olmadığını sordum; Türkiye’ nin gerçekten Tunus için büyük bir model olduğunu, bugüne kadar Tunus’ ta sanayiye yeterince önem verilmediğini ifade ederek yeni dönemde sanayiye büyük önem vermeleri gerektiğini vurguladı. Tekstil alanında organize sanayi bölgesi gibi alanların var olduğunu ancak sadece tekstil ile sınırlı kaldığını belirtilen ADİL, Sadece Tunus’ un değil tüm Kuzey Afrika’nın üretici olmadığını, Avrupalı ülkelerden ithalat yaptıklarını bu durumun üretim lehine değişmesi gerekliliğin farkında olduklarını ifade etti. Tunus’ ta yaşanan devrimde en önemli unsurunun İşsizlik olduğunu belirtilen ADİL, bu itibarla ekonomik modelin çok önemli olduğunu, bu konuda şimdiden karşılıklı olarak düşünmenin, nasıl ortaklık yapabiliriz konusunda çalışmalar yapmanın gerektiğini ve ilk adım olarak ilgi duyan Türk’ leri Tunus’ a davet ettiklerini ifade etmiştir. Sadece Tunus olarak değil; 150 milyon nüfusun yaşadığı Kuzey Afrika bölgesi olarak hatta Batı Afrika’ da bulunan Senegal, Mali, Kamerun gibi ülkelerde lobi faaliyetlerinin yoğun olarak devam etmesini düşündüğünü ifade eden ADİL, bu bölgelerde Türk dostlarının olduğunu, lobi faaliyetleri ile bu dostluğun pekiştirilmesini, bu alanda sivil toplum örgütlerine görev düştüğünü belirtmiştir. 

ADİL; Türkiye’nin siyasi ve askeri alanda olmak üzere birçok alanda birikimli bir devlet olduğunu ve bu birikimi paylaşmak gerektiğine dikkat çekerek Türkiye’nin tecrübesinden yararlanmak istediklerini ifade ediyor. Bu konunun, Türkiye için de önemli olduğunu, Türkiye’ nin bölgede önemli bir aktör olduğunu, daha güçlü bir aktör olmak için Kuzey Afrika’ nın unutulmaması gerektiğini söylüyor. Türkiye’den sadece yatırımcı gelsin demediklerini, işbirliği yapılması gerektiğini, İtalya’da, İspanya’da Fransa’da önemli yatırımcılarının olduğunu bu yatırımcıların Türkiye’ye de gidebilmelerini ifade ediyor Dr. Muhammet ADİL. ADİL; Türk kardeşlerimizin çöl turizmini de görmeleri gerekiyor. Çünkü şu anda Avrupa’ dan yılda yaklaşık 8 milyon turist geldiğini, Türkiye’den gelen turist sayısının ise 20’ bini geçmediğini ifade ediyor. Türklerle Araplar arasında bir duvar ördük. Belki dış mihraplar bu duvarı kurdular ama biz güçlendirdik. Artık ortaklık edelim. Her olanda olsun bu duvarı kaldırmak için her alanda yolları açmak gerekiyor. Zemin hazır, yeter ki siyasette kalmasın. Üniversitedeki hocalara sivil toplum örgütlere sesleniyorum. Neden bu bölgeye gelmiyorlar. Bu iş birliğini her alanda en önemlide ekonomi ve ticaret anlamında yapmalıyız. Tunus’a Türkiye’den sinema için gelebilirler. Türk dizileri burada izleniyor zaten. Hem halklar arasında yakınlaşma açısından hem de ekonomi açsından faydalanabilirler. Gerçek ortaklarının Türk’ ler olduğunu, Fransızların 1881 yılında sömürgeci olarak Ülkelerine geldiğini, bu ülkelerin iyi niyetli olmadığını, Türk’ ler den yana endişelerinin olmadığını ifade eden Dr. Muhammed ADİL; karşılıklı işbirliği için her alanda Türk’ lere kapılarının açık olduğunu hususunda son derece hassasiyet gösterdiklerini ifade etmiştir. Samimi ve içten cevap ve görüşleri için Dr. Muhammet ADİL’ e teşekkür ediyorum.

Tunus’ tan ayrılma vakti geldi, Kartaca havalimanında bekliyorum, aklımdan; Barbaros Hayrettin Paşa’ nın Kanuni Sultan Süleyman’ a arz ettiği “Akdeniz’deki Osmanlı donanmasının emniyeti açısından Tunus’un mutlaka alınması gerekir.” sözü ile yaklaşık 100 yıl önce Tunus halkını özgürlüğe kavuşturmak için kendilerini feda eden Başhamba' ların, Beşir Sfar' ların ve Saalibi' lerin verdiği mücadeleler geçiyor. 

Tekrar görüşmek üzere Tunus

SON...

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
Yeni Medeniyetin Başkenti ANKARA
 
Yeni Medeniyetin Başkenti ANKARA
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
ABD'de adaylarının düellosunda iki rauntDünya
ABD'de adaylarının düellosunda iki raunt
İmamoğlu'ndan Kavuncu'ya destekSiyaset
İmamoğlu'ndan Kavuncu'ya destek
İsrail'den Gazze'ye hava saldırısıDünya
İsrail'den Gazze'ye hava saldırısı
İddia: ABD'de Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 300 bin olabilirDünya
İddia: ABD'de Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 300 bin olabilir
İstihdam teşvikine ilişkin teklif bütçe komisyonundaSiyaset
İstihdam teşvikine ilişkin teklif bütçe komisyonunda
Trump, Florida'da 'erken oy' kullanacakDünya
Trump, Florida'da 'erken oy' kullanacak
BAE: Vatandaşlarımız İsrail'i vizesiz ziyaret edebilecekDünya
BAE: Vatandaşlarımız İsrail'i vizesiz ziyaret edebilecek
Yeni fakülte ve enstitüler kurulduTürkiye
Yeni fakülte ve enstitüler kuruldu
SpaceX, Starlink uydularının fırlatılışını iptal ettiDünya
SpaceX, Starlink uydularının fırlatılışını iptal etti
Soylu'dan MERNIS açıklamasıTürkiye
Soylu'dan MERNIS açıklaması
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri