Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,9011
    Dolar
  • Euro
    6,6346
    Euro
  • Altın
    254,238
    Altın
  • Bist-100
    90.787,01
    Bist-100
  • ADANA
    22/31°
    ADANA
  • ANKARA
    13/25°
    ANKARA
  • ANTALYA
    18/30°
    ANTALYA
  • BURSA
    18/27°
    BURSA
  • ISTANBUL
    21/27°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    21/32°
    IZMIR
  • KONYA
    12/26°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Kapadokya'da bir ilk
Kapadokya'da bir ilk
İtalya göçmenleri almıyor
İtalya göçmenleri almıyor
Afgan çocuğa istismar
Afgan çocuğa istismar
Cari açık rakamları açıklandı
Cari açık rakamları açıklandı

M. Arif DEMİRER

1950 yılından bugüne Türkiye’de seçimler
25 Mart 2019 Pazartesi

Yurt dışında olduğum için yakından izleyemediğim 1957 ve 1961 seçimleri dışında 69 yıl boyunca tüm seçimleri yaşadım, notlar aldım, sonuçlardan tablolar çıkarıp yorumladım.

Bu kadar seviyesiz, seçmenlere verilmeye çalışılan mesajları (“Ne olur bu seçimlerde bize ders vermeyin”) bu kadar boş ve anlamsız seçim ne gördüm ne duydum. 

Başkent Ankara ve İstanbul Belediye Başkanlıklarını kazanamamak korkusu ile seçmenleri “Sonra beka sorunu yaşarız” diye tehdit etmek uzun bir süre iktidar olmuş AKP’ye de onun ‘kayıtsız şartsız’ destekçisi MHP’ye de yakışmıyor. Demokrasiye yakışmıyor.

Ankara adayı Mansur Yavaş’ın açıklamalarını, işimize gelmeyen her olay karşısında olduğu gibi, “Yok hükmünde” kabul edip kendisini sahte senetle suçlamak, takipsizlik kararı veren savcıyı değiştirip yerine, iddianame yazacak bir savcı getirerek acele, içinde ceza davası açtırmak artırmak en koyu AKP’lileri dahi Türkiye’nin hukuk devleti olduğu konusunda tereddüt içinde bırakıyor.

Akşener ve Kılıçdaroğlu’nu ayrı ayrı tehdit etmek seçim konuşmalarına, demokrasi anlayışına gölge düşürüyor. Demokrasi anlayışında 1950 yılına kıyasla çok gerilerde kaldık.   

CHP ve İyi Parti adaylarını HDP oyları ile seçilecekler, diye suçlamak neyin nesi? HDP oyları ne demek? HDP’ye oy veren 6 milyon kişi (yüzde doksanı anadili Kürtçe olan) T. C. vatandaşları değil mi? Onlar oylarını AKP’li adaya verirlerse o oylar muteber, CHP’li adaya verirlerse terörist mi oluyor? Ayrıca HDP oylarını son Başbakan da istiyor ! 

11 Mart günü bir deneme yaptım. 18 Temmuz 2005 tarihli Venezuela Resmi Gazetesi’ni 1996 yılından beri imtiyaz sahibi ve yazarı bulunduğum Kemalist Demokrat Türkiye adlı dergimin kapağı olarak kullandım ve içinde Ermeni safsatalarını kabul ederek Türkleri 1915 yılında “tarihin ilk planlı ve organize soykırımını yapıp 2 milyon Ermeni’yi öldürmekle” suçlayan, altında o tarihte parlamento başkanı olan Maduro’nun imzasını taşıyan kararı içeren dergiyi tüm siyasi parti genel başkanları ile seçilmiş gazetelere gönderdim. Düşündüm ki AKP derhal bir açıklama yapar muhalif olduklarını iddia edenler ise konu ile ilgilenirler.

Karşılaştığım SIFIR tepki ile ilgili üzüntülerimi geçen hafta ANAYURT’ta “Maduro Dergisi Ankara’yı teğet geçti” başlıklı yazımda belirtmiştim. İki gün sonra değerli bir akademisyen arkadaşımdan bu yazıma eleştiri geldi. Seçim ortamında bu konunun ‘zamansız’ olduğunu açıklayan bir eleştiri. Yeni dost Maduro bana katil diyecek, ortaya çıkaracağım, zamansız olacak. Kimse ilgilenmeyecek. Türkiye’de seçim ortasında Cumhur İttifakı sözcüleri konuları belirliyorlar muhalif olduklarını iddia edenler ise ancak onlara cevaplarla yetiniyorlar.

Menderes ve Demirel dönemlerinde İnönü ve Ecevit kök söktürürlerdi Başbakana. Cevap yetiştireceğim diye gece gündüz dosyalar hazırlatırlardı

Menderes de Demirel de.

TANK-PALET FABRİKASI SKANDALI

Cumhur İttifakı’nın ‘kayıtsız şartsız destekçisi ve küçük ortağı’ MHP’nin Genel Başkanı önce tank-palet fabrikası ile ilgili 19 Aralık 2018 tarihli Cumhurbaşkanı Kararını okumalı, ardından televizyonda yaptığı (kaydettim, canım sıkıldıkça eğlenmek için izliyorum) yaptığı açıklamayı dinlemeli ve sonunda şu soruya cevap vermelidir.

Sayın Bahçeli, Amerika’dan satın alınan ve ülke savunmasında kullanılan silahlar ile onlarca yıllık teknoloji birikimi dahil tank-palet fabrikasının işletmesini Katarlı bir kuruluşa (Katar Ordusuna?) devretmek ‘millilik’ açısından aynı şey mi? Bu mu sizin milliyetçilik anlayışınız? Bu ise, benim 23 Kasım 1961’de Yeni Delhi’de tanıştığım Türkeş’in milliyetçilik anlayışı ile ak ile kara kadar farklı. Üstelik de bir 50 milyon dolardan bahsediliyor.  Ne yani, elli milyon dolar için mi gidiyor koskoca fabrika Katarlılara?         

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 305 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva