Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,7058
    Dolar
  • Euro
    6,3180
    Euro
  • Altın
    275,430
    Altın
  • Bist-100
    101.447,40
    Bist-100
  • ADANA
    20/35°
    ADANA
  • ANKARA
    10/28°
    ANKARA
  • ANTALYA
    16/32°
    ANTALYA
  • BURSA
    17/32°
    BURSA
  • ISTANBUL
    17/28°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    16/31°
    IZMIR
  • KONYA
    10/28°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Altay için çarklar dönüyor
Altay için çarklar dönüyor
Tuzla'da şüpheli toz
Tuzla'da şüpheli toz
TEKNOFEST İstanbul başladı
TEKNOFEST İstanbul başladı
Geri sayım başladı
Geri sayım başladı

M. Arif DEMİRER

2019 yılında ‘Keşke Kurtuluş Savaşını kaybetseydik’ diyen bir imam
11 Haziran 2019 Salı

3.6.2019 Arife günü Gaziantep’te devletin İHL mezunu bir imamı şöyle konuşmuş: “Keşke o gün savaşı kaybetseydik, belki Osmanlı’yı daha sonra yeniden kurabilirdik.” Bu kişi, bu sözü söylediğinde devletin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, maaş alan (üç bin küsur lira) bir memuru, imamı idi. Caminin içinde o devleti temsil eden kişi. “Keşke bu devleti değil de Osmanlı Devleti’ni yeniden kurabilseydik” diyen bu kişi herhalde şöyle düşünüyor olmalı:

Nasıl olsa, asırlardır Türk’e karşı yenilmişliğin ezikliği içinde, İngilizlerin ve Amerikalıların destek ve teşviki ile Polatlı’ya kadar gelmiş, bütün Ege’yi, Eskişehir’i ve Afyon’u dahi işgal eden Yunan günün birinde bu topraklardan çekilecek ve memleketine dönecekti.

Nasıl olsa, İstanbul’a elli bin işgal askeri çıkarmış İngiliz ve Fransızlar, günün birinde “Alın burası sizin payitahtınız ve Hilafetin merkezi. Biz gidiyoruz” diyeceklerdi.

Dahası, Sevr Haritasında kocaman kara bir leke olarak görünen, Trabzon’a kadar Karadeniz sahilini, Artvin, Ardahan, Kars, Ağrı, Van, Bitlis, Muş ve Erzurum’u kapsayan, ABD Başkanı Wilson’un, Hunçak ve Taşnak partileri sayesinde artık Türk düşmanı olmuş Ermenilere hediye ettiği bağımsız Ermenistan devletini de o Ermeniler günün birinde “Biz yanlış yaptık. Yeniden haşmetli Osmanlı Devleti’nin sadık kulları olmak istiyoruz” diyerek feshedeceklerdi.

Sevr Antlaşması’nda öngörülen referandumda Kürtler “Kürdistan” değil Osmanlı’nın bir vilayeti olarak kalmayı tercih edeceklerdi.       

Düyun’u Umumiye İdaresi de Osmanlı borçlarını silecek ve dükkanı kapatacaktı.

Ve… hoş geldi 1453. O haşmetli Osmanlı Devleti böylece yeniden kurulacaktı.

İşte ATATÜRK’ün kurduğu Cumhuriyet’in 96’ıncı yılında bir din görevlisi böyle düşünebiliyor ve camide böyle konuşabiliyor. Medyadaki haberlere göre kendisini dinleyenler de tepki-mepki göstermiyorlar. (Aslında o gün camide bulunan kişilerin tepki gösterip göstermediğini tam olarak bilmiyoruz.)

Dahası, 9 Kasım 2018 günü ATATÜRK’ün Cumhuriyet Devrimleri ile kurulan Diyanet İşleri Başkanlığının başındaki (üstelik profesör ve doktora derecesi var) kişi, Antepli imamın ilham kaynağı olan Mısıroğlu’nu ziyaret ediyor ve resmi giysileri ile fotoğraf çektiriyor. Bir gün sonra, bu ziyareti kınamak yerine onayan AKP sözcüsü, Başkan Ali Erbaş’ın değerli bir bilim adamı olduğunu açıklıyor.

Demek ki, 19 Mayıs 2019 günü topallaya topallaya Samsun’a giden, ATATÜRK sevgi ve saygısı taşıyan bizler (1957 Ankara Koleji mezunları, ortalama yaş 80) ATATÜRK’ü, Cumhuriyet’i ve Devrimleri bu milletin yarısına doğru dürüst anlatamamış ve tanıtamamışız. Bütün o Atatürkçü dernekler bu dersten sınıfta kalmışlar.

Bu noktada aklıma gelen soru: “Bugün için ne yapılabilir?”

A - Hiçbir şey. Bu, böyle (daha da derinleşerek, yaygınlaşarak) sürüp gider. 2017’deki % 51, 2027’de % 61 olur.       

B – Çok şey yapılabilir. Yapılmalıdır. Evet, geç kalınmıştır ama, çok geç değil.

Her şeyden önce tarihimizi doğru öğrenmeli ve tam sahip çıkmalıyız. Son aylarda bıktırana kadar tekrarlıyorum: 1453 de bizim, 1915 de. 1915 yılında yaşananları çarpıtarak bizlere katil gözü ile bakan Birleşmiş Milletler üyesi 30 ülke var. Parlamento kararları almış ve Ermeni soykırım iddialarını tanımışlar. Bizler, bu kararlar ile ilgilenmiyor, “Yok hükmündedir” deyip geçiyoruz. Yanlış. Mutlaka ilgilenmeli ve bu kararları iptal ettirmeliyiz. 

ATATÜRK’ü hiç olmazsa; “Arkadaşım” diye hitap ettiği, imzalı fotoğrafını verdiği, Amerikalı Sherrill kadar tanımalı tanıtmalıyız. Bu işlere de yarın değil, bugün başlamalıyız.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 373 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Osman YAZICI
Osman YAZICI
Ankara’daki Rizeli bürokratlar
Elveda TANIK
Elveda TANIK
Ya Ananla ya karınla...
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Yeni Parti Kurulurken
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Edep yahu !…
Murat POLAT
Murat POLAT
Yaşa takılanların gerçek sayısı ne kadar?
Güran TATLIOĞLU
Güran TATLIOĞLU
(13) İkinci Dünya Harbi harp öncesi Almanya YAHUDİ MALLARININ TALANI
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva