Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,1248
    Dolar
  • Euro
    6,6416
    Euro
  • Altın
    325,120
    Altın
  • Bist-100
    114,90
    Bist-100
  • ADANA
    6/19°
    ADANA
  • ANKARA
    0/10°
    ANKARA
  • ANTALYA
    4/15°
    ANTALYA
  • BURSA
    7/12°
    BURSA
  • ISTANBUL
    5/10°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    7/15°
    IZMIR
  • KONYA
    -1/12°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
İtalya Serie A'da 6 maç seyircisiz oynanacak
İtalya Serie A'da 6 maç seyircisiz oynanacak
Başakşehir  liderliğe yükseldi
Başakşehir liderliğe yükseldi
Elektronik sigara ithalatı yasaklandı
Elektronik sigara ithalatı yasaklandı
YDS başvuruları yarın sona erecek
YDS başvuruları yarın sona erecek

Harika ÖREN

AŞK iki kişiliktir
15 Şubat 2020 Cumartesi

14 Şubat Sevgililer Günü, bu yıl da son hız kutlandı. 21.yy modeli aşkın bir dayatması, tüketim toplumu modeline yakışır türden bir Sevgililer Günü daha yaşadık. Hava buz gibi ama vitrinlerde, kırmızı kalpler heyecanla çarpıyor. İç ısıtan kırmızı, çekim gücü yaratıyor.

Sevgililer Günü’nde kadın başrolde. Neden? Bunu anlayamıyorum. Sevgi iki kişi arasında yaşanır, aşk iki kişilik değil mi? O zaman neden bu özel günde ‘’sevgili’’ objesi sadece kadın olarak gösteriliyor? Bütün söylemler neden sadece tek cins üzerinden yürüyor? Kadının aşkının muhatabı erkek; sevgili, değil mi? Değilse nedir? 

Neden sadece kadınlara ‘’Sevgililer gününden beklentiniz nedir? Sevgiliniz size ne hediye ederse mutlu olursunuz?’’ soruları soruluyor? Neden aynı sorular erkeklere sorulmuyor? Sevgilinizden nasıl bir sürpriz beklersiniz? Ya da ne tip bir hediye? Benzeri sorular O’nlara neden sorulmuyor?

Erkekler sevgili olmayı hak etmiyor mu? 

Sevgililer Günü’nün kadın üzerinden yürütülen tüketim çılgınlığını hoş bulmuyorum. Sadece ve sadece kadını mutlu etme anlayışı üzerine kurulmuş olmasını garipsiyorum. Hayatımıza usulca dokunup, güzel anılar bırakacak bu günde; erkek-kadın her ikisinin de faydalanacağı hediye ve sürprizler olmalı diye düşünüyorum. Birlikte yenen bir yemek, birlikte çıkılan bir tatil, karşılıklı hazırlanan sürpriz dolu bir kaçamak, cep telefonlarının sus pus olduğu uzun romantik saatler; sarmaş dolaş yapılabilecek uzun yürüyüşler, el ele seyredilen bir film, gözbebeklerinin birbiriyle seviştiği, birbirinin içinde güldüğü doyumsuz saatler… Değerli olan birlikte zamanı paylaşmaktır. 

Aşk, iki yandaşının da ruhlarının  mutlulukla dans ettiği dakikalarla dolu zamanları sever.

Kadınların, erkeklerin,  yüreklerinden gelen aşkın, dudaklarından sevgi yüklü sözcüklerle dökülmesini sever.

Fransa İstanbul başkonsolosluğu, 2015 yılında 14 Şubat Sevgililer Günü için bastırdığı ‘’Aşk Sözlüğü’’nün  (Fransızca-Türkçe) versiyonunu 2016 yılında yeniden hazırlamış ve dağıtmıştı. Başkonsolos Muriel Domenach, Fransızca dilini, paylaşmak amacıyla hazırladıkları ilk sözlüğün gördüğü ilginin kendilerini cesaretlendirerek, yenilerini hazırladıklarını belirtmişti.

Aşk dili olarak da kabul gören Fransızca zor öğrenilen bir dildir. Geçmiş yıllara göz atacak olursak, Farsça ve Fransızca dilinin edebiyattaki popülerliğini hemen fark ederiz. İlk sefer aşk filmleri, aşk romanları ve aşk şarkılarını içeren ‘’Aşk Sözlüğü’’, ikinci kez  sanat ağırlıklı hazırlanmıştı; Fransızca dilini yeni öğrenme hevesinde olanlara  da  yeni kelimelerle kolaylıklar getirmesi amacıyla..

Fransız kadınlarının kırılgan güzelliği, Fransızcanın kulağı okşayan telaffuzuyla birleşince Fransızca’nın aşk dili olarak düşünülmesine karşı çıkmak mümkün mü?

Fransız aşk şarkılarının çaldığı, mum ışığında bir mekan sevgililer gününün bir numaralı tercihi olabilir gibi görünüyor.   İş kalıyor, bilmeyenlerin Fransızca aşk sözcüklerini ezberlemelerine... Hanımlar sözüm sizlere de; aşk iki kişiliktir.

Kadınlar ve erkekler, kusurlarıyla birbirini sevenler, ömür boyu sevgili    olmayı becerebilenler; bilinki aşk en çok da sizleri sever. Konuştuğunuz dili hiç mi hiç önemsemez.

Benden söylemesi…

­­Sevgililer Günü’nüz kutlu olsun.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 356 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Oğuz Güler
Oğuz Güler
Kulübede, Tesiste yeşil yem %95-97 su tasarruf ediyor
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Defne yaprağı
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
Emeklinin sesini hiç mi duyan yok?
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Mutluluğun sırrı…
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
9.8.1938 tarihli The Times’ın dünyadaki son nüshası artık Ankara’da
Murat POLAT
Murat POLAT
Parlamenter sistem tekrar gözden geçirilmeli
Ali COŞKUN
Ali COŞKUN
Atatürk ve milli egemenlik
Orhan SAL
Orhan SAL
Bu yenilgi Mustafa Reşit Akçay'a yazar !
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva