Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,8761
    Dolar
  • Euro
    6,6017
    Euro
  • Altın
    253,011
    Altın
  • Bist-100
    92.249,80
    Bist-100
  • ADANA
    21/28°
    ADANA
  • ANKARA
    14/23°
    ANKARA
  • ANTALYA
    18/29°
    ANTALYA
  • BURSA
    19/27°
    BURSA
  • ISTANBUL
    22/28°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    23/31°
    IZMIR
  • KONYA
    15/23°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
İki kıta birleşecek
İki kıta birleşecek
'Avcı'ları avladılar
'Avcı'ları avladılar
Araç kiralayana uyarı
Araç kiralayana uyarı
Poşetler öldürüyor
Poşetler öldürüyor

Orhan SELEN

Adalet mülkün neresidir?
15 Nisan 2019 Pazartesi

Yıllar önce Deniz Gezmiş ve arkadaşları ulusal bağımsızlık için meydana atıldığı, bu arada bir de banka soydukları için asıldılar.

12 Eylül mahkemelerindeki dosyaları yeniden açmaya kimsenin yüreği yetmez.

Çocuklar baklava çaldılar, yirmi yıla yakın ceza aldılar.

Büyük kentlerde kapkaç aldı başını gidiyor.

Bu işleri yapanlar çocuk oldukları için ceza verilemiyor.

İçlerinde aynı suçu yüzlerce kez yineleyen var ama bunlar için yasal düzenleme yapılmıyor.

İstanbul'un ortasında tinerci çocuklar insanlara saldırıyorlar.

Büyük kentlerde haraç çeteleri kol geziyor...

Önlem alınamadığı için sayıları giderek artıyor.

Bazı kişiler zamanında yargılanamadığı için “zaman aşımından” yararlanıyor.

Bazı dosyalar raflardan buharlaşıp uçtukları için suçlular ceza almaktan kurtuluyor.

Aptullah Öcalan ölünceye kadar tatil cezasıyla Marmara'nın en güzel adasında keyif çatıyor.

Güneydoğuda ölen on binlerce insanın acısı dalgalar halinde İmralı sahillerine vururken kimse onu hücreye koymayı düşünemiyor.

İnsanın aklına CIA ile özel bir “Apo anlaşması” yapıldığı geliyor.

Marmara depreminde ölenlerin kesin sayısı bir türlü açıklanmıyor.

Resmi rakamlara göre ölen 18 bin kişinin katilleri zaman aşımı denilen hukuki kepazelikle yakalarını kurtarıyor.

Çürük binaları yapanların, o bölgede çok katlılara izin verenlerin ve bunları denetlemeyenlerin adları çoktan unutuldu.

Tıpkı ölen on binlerce insan gibi...

Bir garip Veli Göçer göçertildi...

Televizyon reklamlarında adı sıkça geçmese zaman aşımı pastasından bir dilim de o yerdi.

Mahkemelerde davalar bitmek bilmiyor.

Yoksulluk, cahillik, uyanıklık, yasalardaki boşluklar bitmeyen ve bitmeyecek davaları birlikte getiriyorlar.

Bizim olmayan ve bize uymayan bir hukuk sistemi ile yaşamak zorunda bırakılıyoruz…

Yurttaş perişan, adliye sistemi yoğun, yorgun ve çaresiz.

Mahkemelerde, ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR, yazar

Mecliste, EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ M İLLETİNDİR, yazar

Ankara'da bir fakültenin duvarında HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR, yazar

Bu coğrafyada mülkün temelinde zulüm ve hırsızlık yatar.

Egemenlik milletin eline verilmemesi için her türlü cambazlık, üç kağıt, baskı uygulanır.

Bazıları “Millet de kim egemenlik Allah’ındır” der.

Hani utanmasalar Tanrı’yı partilerine kayıt edecekler.

Üniversitelerde ilim yapılmaması, insanların olaylara at gözlüğü ile bakmaları, yanlışların görülmemesi ve gösterilmemesi için her yol denenir.

Türkiye'nin durumunu Ankara Adalet Sarayının dış boyası çok iyi yansıtıyor.

Batıda adliye binalarının içleri ve dışları çok görkemlidir.

Bizimki, kırmızı kara arası bir garip renk.

Kim beğenmiş seçmişse mutlaka gözlerinin renklerle sorunu var.

Kırk yıldır izlediğimiz adliye sistemi dünya gerçekleriyle çelişiyor.

Bu arada adaletin mülkün temeli olmadığını anladık da nesi olduğunu çıkaramadık.

Ülkede adalet dağıtan tek yerin adliyeler olamayacağı anlaşıldığında ilk yapılacak iş bu bakanlığın adını değiştirmeyi gündeme getirmektir.

Sonra da mülk - adalet ilişkilerini irdelemek…

Bu işe büyük toprak sahiplerinin, ya da ağalarının edinimlerinin kökenleri araştırılarak başlanabilir.

Bu ülkede insanlar üç dört yıl cezaevinde yatıyorlar ama neyle suçlandıklarını bilmiyorlar.

Sonra bir gün “pardon yanlışlık olmuş” deniliyor.

Bu arada ölenler, kanser olanlar, aileleri dağılanları kimseyi ırgalamıyor.

Bir de şu sayıları 1000 dolayındaki faili bilinmeyen cinayetler var.

Adalet insanlığın temeli olmalıdır, ama…

Buraya özdeyiş olarak: Ölme eşeğim ölme... Uyar mı?.

Uysa da, uymasa da yazdık bir kere...

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 337 defa okunmuştur.
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Suzy 14 Nisan 2019 Pazar  19:17

Yüreğine,kalemine saplık

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Oğuz Güler
Oğuz Güler
Tarım Bakanlığı Zeytin veriminde sınıfta kalıyorsunuz!
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Şeytan fıkraları
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Vefalı insan olalım
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
Açık ara İmamoğlu
Murat POLAT
Murat POLAT
Bürokraside tükenmişlik
Ali COŞKUN
Ali COŞKUN
Adalet, Adalet, Adalet
Cem POLATOĞLU
Cem POLATOĞLU
TÜRSAB seçimleri öncesi değerlendirmeler
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva