Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,9279
    Dolar
  • Euro
    6,5418
    Euro
  • Altın
    282,103
    Altın
  • Bist-100
    95.257,61
    Bist-100
  • ADANA
    21/32°
    ADANA
  • ANKARA
    9/26°
    ANKARA
  • ANTALYA
    16/28°
    ANTALYA
  • BURSA
    16/22°
    BURSA
  • ISTANBUL
    15/21°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    17/27°
    IZMIR
  • KONYA
    12/23°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Lufthansa greve gidiyor
Lufthansa greve gidiyor
Endonezya'da deprem
Endonezya'da deprem
Sanayi üretimi düştü
Sanayi üretimi düştü
ABD askerlerini çekti
ABD askerlerini çekti

Orhan SELEN

Ağustos Böceği
21 Eylül 2019 Cumartesi

Hayvanlara çeşitli yakıştırmalar yapan insan kendi pisliklerini ve çirkinliklerini görmek istemez.

Kedilere nankör der.

Köpek giren eve melek girmediğini öne sürer.

Baykuş uğursuzdur diye tutturur.

Masal ve öykü yazanlar da bu saçmalıkların etkisi altında kalırlar.

Dünyanın hatta evrenin kendisi için yaratıldığını sanan zavallı insan bilmez ki kendisi sadece bir ayrıntıdır.

Bilim çeşitli canlıların bilinmeyen özelliklerini buldukça da inatla beynindeki yanlışlara tutunmaya çalışır.

Oysa mezar böceklerinin sesini duyabilse “ iyi ki şu insanlar var, onların ölüsüyle açlığımızı gideriyoruz” dediklerini şaşkınlıkla dinleyecektir.

La Fontaine’nin “Çalışkan Karınca ve Tembel Ağustos Böceği” öyküsünü dinleyerek büyüdük hepimiz.

Öyküye göre Karınca tüm yaz çalışıp yiyecek biriktirirken, Ağustos Böceği saz çalıp şarkı söylemiş, karıncayla dalga geçmiştir.

Kışın da karıncaya muhtaç olmuştur.

Öyküdeki Ağustos Böceği bizler için tembel, haylaz ve yüzsüz bir hayvan olarak anlatılırdı.

Maalesef bu kocaman bir yalan!

Gelelim işin doğrusuna.

La Fontaine yüzünden yıllardır, insanlar Ağustos Böceğine büyük haksızlık yapmış.

La Fontaine'nin haksız olduğu da bilimsel yönden ispatlanmıştır.

Öyküye göre Karınca tüm yaz çalışıp yiyecek biriktirirken, Ağustos Böceği saz çalıp şarkı söylemiş, kışın da karıncaya muhtaç olmuştur.

Ağustos Böceği’nin hayatını bilenler bu öykünün böyle olamadığını da bilirler.

 Yapılan araştırmalara göre Ağustos böceği Ağustos ayından sonra hayatta kalmıyor.

Yani kış için yiyecek biriktirmesinin bir anlamı yok.

Dişi Ağustos Böceği, uzantılı yumurtlama borusuyla yumurtalarını Ağaçların genç sürgün yarıklarının içine bırakır.

Bunlardan altı hafta sonra “NİMF” adı verilen ve erginlere benzemeyen yavrular çıkar.

Danaburnuna benzeyen bu yavrular, kazıcı ön ayaklarıyla toprağı kazarak altına gizlenirler.

Toprak altında yaşayan Ağustos böcekleri ağaç kökleri ve öz suyu emerek beslenirler.

17 yıl toprak altında kalan Ağustos Böceği yeryüzüne çıktıktan sonra 4 haftalık ömre sahiptir.

 Bu dört haftayı eş arayarak geçiren Ağustos Böceği eşleştikten sonra ölür, kışın yaşamayacağı için yiyecek biriktirme endişesi olmaz.

Bu da La Fontaine'nin haksız olduğunun kanıtıdır.

Başlarında iri iki petek gözden başka alınlarında üç tane de küçük nokta göz vardır.

 Antenleri kısa ve sert kıl gibidir.

Ön kanatları, arka kanatlardan daha uzun yapılıdır.

Çoğu arka bacaklarının yardımıyla sıçrayarak hızla havalanırlar.

Gündüzleri yaprak aralarında gizlenirler.

 Hortumlarını ağaç filizlerine batırıp özlerini içerler.

Özellikle söğüt sürgünlerinin özsuyunu emerler.

Erkek Ağustos böceklerinin karınlarının altı sağlı sollu gergin bir zarla örtülüdür.

Bunlar bir çift ses çıkarma organıdır. Kas yardımıyla bu zarları titreterek ses çıkarırlar.

 Dişilerinde ses çıkarma organı yoktur.

Toprak altında yıllarca yaşayabilme özelliği olan bu böceklerde, toprak altındayken kanat bulunmaz. Kanatlanma işlemi ise çok ani bir şekilde olur ve binlerce ağustos böceği bir anda yeryüzüne çıkar. Burada ise, sadece birkaç hafta yaşayabilirler.

Bu nedenle bu böceklerin asıl yaşam alanı toprağın içidir denilebilmektedir.

Kanatlanıp yeryüzüne çıkan bu böceklerin çoğu diğer hayvanlara yem olmaktadır.

Yem olmaktan kurtulmayı başaranlar ise, bir araya gelir ve koro halinde tiz seslerle öterler.

Bu böcekler, bütün gün ötebilme özelliğine sahiptir.

İşin ilginç yanı ise, bu sesler ağızdan çıkmadığı için öterken aynı zamanda yemek de yiyebilirler. Erkek böceklerin yanlarında ve kuyruk bölgelerinde bir adet ses çıkarma organı bulunmaktadır.

 Bu organ bir davul görünümündedir.

 Ortaya çıkan ses ise, kasların hareketiyle birlikte titreşme yoluyla meydana gelir.

La Fontaine neden bu kadar büyük yanılgıya düşmüştür?

O bilim adamı değildi ki

Yazdığı yanlış olsa da yüz yıllarca çocuklarca okundu.

O 1668’de bu masalları yazarken bizler ne yapıyorduk?

Daha fazlasını yazıp utanmak istemiyorum.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 319 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Osman YAZICI
Osman YAZICI
Baba evi
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Kooperatifçilik kurtuluştur
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Güven duygusunun önemi
Murat POLAT
Murat POLAT
Başkan Erdoğan hangi bakanı uyardı?
Cem POLATOĞLU
Cem POLATOĞLU
İtalya ile aşk bir başka bahara
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva