Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,7477
    Dolar
  • Euro
    6,3537
    Euro
  • Altın
    280,124
    Altın
  • Bist-100
    100.236,70
    Bist-100
  • ADANA
    20/32°
    ADANA
  • ANKARA
    8/17°
    ANKARA
  • ANTALYA
    20/35°
    ANTALYA
  • BURSA
    11/19°
    BURSA
  • ISTANBUL
    15/20°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    18/26°
    IZMIR
  • KONYA
    12/18°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
BM seferberlik istiyor
BM seferberlik istiyor
Göçmenlerin arasındaymış
Göçmenlerin arasındaymış
ABD'de silahlı saldırı
ABD'de silahlı saldırı
Marmara'da sıcaklık azalıyor
Marmara'da sıcaklık azalıyor

Namık Kemal ZEYBEK

Atatürk’te Tanrı inancı
23 Ağustos 2019 Cuma

Ziya Paşa şöyle söylemiştir. İslam imiş devlete pa-bendi terakki

Evvel yoğ idi işbu rivayet yeni çıktı.

Ziya Paşa’nın unuttuğu bir gerçek var. Evet, Sultan Selim’den başlayan, Sultan Süleyman’dan gelen ve gittikçe karanlığı artan bir İslam yorumu Türk’ü Akıl ve Bilim’den uzaklaştırdı. İlerlemeye ayak bağı, gerilemenin temeli oldu.

19. ve 20. Yüzyılda birçok aydın bu gerçeği gördü. Akif ki İslam’a mümindir, o da gördü ve safahatta acı acı anlattı. İki temelde dinin yeniden yorumlanmasını istedi.

1. Kuran

2. Asrın idraki (çağın bilinci)

“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı

Asrın idrakine söyletmeliyiz  İslam’ı”

Tevfik Fikret ise karanlıkçılıktan kurtulma yolunun dinlerden kurtulmak ve Yaratan-Yaratılış-Yaratılan Birliğinde bilime yaslanan ve endamı yücelten bir yeni inanç ile kurtuluş aradı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk böyle bir ortamda yetişti. Hepsini okudu, Filipeli Hilmi’den VARLIK BİRLİĞİ inancının derinliklerini okudu.

Atatürk’ün Kuruluş Savaşı’nda uğraşlarının temelinde akıl ve bilim vardır.

Türkiye’deki Türk Devletini yeniden yapılandırırken de temel yol gösterici olarak BİLİMİ koydu: HAYATTA EN GERÇEK YOL GÖSTERİCİ   BİLİMDİR, FEN’DİR…

Atatürk Türklerin çoğunluğunun dini olan İslam’a ve onun Elçisine sevgi ve saygı ile yönelmiştir. Ancak, yaşayan din ile Türk’ün çağı yakalayamayacağının da bilincindedir.

Dinin temellerine dokunmadan bir takım onarımlar yapılmasını ister:

Ezanı Türkçe okudur ki, halk ne    denildiğini anlasın.

Cuma hutbelerinin Türkçe olmasını ister.

Kuran’ı Türkçeleştirir ve yorumlu olarak yayınlatır. Sonraki bütün anlam ve yorumlara kaynak olan Elmalılı Hamdi Yazır’ın eseri böyle ortaya çıkar.

Din görevlilerini Kuran’ın anlamını bilmeye özendirir.

İslam Elçisi konusunda övücü sözler söyler ve okullarda okutulan Tarih Derslerinde Elçinin uğraşları, savaşları ve İslam Tarihi konusunda bilgiler verilir.

Atatürk’ün İslam’a ve dinlere bakışını kendi düzeylerinde görmek isteyenler ona din karşıtı, dinsiz, pozitivist gibi yakıştırmalar yaparlar. Böyle olması doğaldır, çünkü Atatürk onların inandığına inanmaz. Söz gelimi köşklerin, hurilerin olduğu bir cennet inancının çok ötelerine geçmiş bir bilinç düzeyindedir.

Bu anlamda Kayhan Dede’nin   söylemine katılarak “Atatürk Evliyadır” demiştim. Şimdi görüyorum ki “Eren’dir demek daha doğru olacaktır. Erenler Tanrı bilincine ulaşanlardır.

Atatürk Tanrı’ya çok yakındır ve O’nu her güzellikte gözlemler.

İşte örnekler:

Atatürk’ün Yanı Başında adıyla yayınlanan bir anı kitabı var. Doğan Kitaptan yayınlanmış.

Anlatan Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu… Bu kitaptan bölümler sunalım:

“Atatürk, kitap okumaya ara vererek; çok sevdiği bir sevda şarkısını mırıldanır. Sonra şarkıyı bitirince şöyle der: “Nuri evladım, sevgi ve âşık olmak ne güzel duygu. Tanrı nelere kadir, bizlere ne güzel duygular veriyor, ne güzel bir beste ve şarkı değil mi?”

“Bu muydu?”demiyorsunuz değil mi? Evet budur. Tanrı’yı ve onun nimetlerini güzel bir duyguyu anlatan güzel bir bestede bulmak… Yine böyle bir örnek… Yine aynı kitaptan:

Atatürk, Atatürk Orman Çiftliğindeki ağaçları görmeye geldiği bir gün, bir kayısı ağacına gözü takılır. Olgunlaşmış kayısılardan birkaç tane koparıp eliyle ovalayıp temizleyip yemeye       başlar ve der ki: “Oh, oh ne kadar da güzelmiş, Allah’ın hikmetine bakın, neler yaratıyor neler. İnanmayan kâfir’dir.”

Evet, kayısının o güzel tadında    Allah’ın hikmetini bulmak, işte bu dindarlıktır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 411 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Osman YAZICI
Osman YAZICI
Tansu Çiller bakan olur mu?
Melike BOSTAN
Melike BOSTAN
Anayurt amatörün yanında
Elveda TANIK
Elveda TANIK
AKP’den kopanlar, başarılı olur mu?
Harika ÖREN
Harika ÖREN
Samsun Gazi Müzesi
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Ağustos Böceği
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Vatan Sevgisi…
Güran TATLIOĞLU
Güran TATLIOĞLU
İkinci Dünya Harbi Harp öncesi Almanya
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva