Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,8542
    Dolar
  • Euro
    6,5712
    Euro
  • Altın
    238,955
    Altın
  • Bist-100
    95.952,770
    Bist-100
  • ADANA
    8/23°
    ADANA
  • ANKARA
    1/13°
    ANKARA
  • ANTALYA
    7/22°
    ANTALYA
  • BURSA
    11/23°
    BURSA
  • ISTANBUL
    11/19°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    11/25°
    IZMIR
  • KONYA
    3/17°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Hayat kurtaracak
Hayat kurtaracak
Meteorolojiden uyarı
Meteorolojiden uyarı
Muğla'da deprem
Muğla'da deprem
İnterpol devrede
İnterpol devrede

Harika ÖREN

Decameron
11 Şubat 2019 Pazartesi

“Decameron” ilk hikayeler kitabı, Giovanni Boccaccio’da dünya edebiyatının ilk hikayecisi sayılmaktadır. Tartışmalı olsa da Boccaccio aynı zamanda ilk roman yazarı olarak kabul edilir.

Giovanni Boccaccio 1349 yılında yazmaya başladığı Decameron Hikayeleri’ni 1352 yılında bitirir. 1370 yılında bir sene boyunca tekrar yazar. Hümanizmin öncüsü İtalyan şair, yazar bu değerli adamın orijinal yazıtları günümüze kadar koruna gelmiştir.

Büyük bir merakla edindiğim Boccaccio’nun Dekaremon’u iki ayrı yayınevinden yayınlanmış iki ayrı kitap olarak başucumdalar. Rönesans’ın göbeğinde yaşamış bu naif adamın hikayelerini büyük bir ilgiyle okuyorum. Veba salgını sırasında Floransa’dan uzaklaşan, yedi kadınla üç erkeğin, on gün boyunca birbirlerine anlattıkları kimisi neşeli kimisi hüzünlü gönül öykülerinden oluşuyor.

Yazar, gençliğinde tutulduğu karşı koyamadığı sevdasıyla yanarken; dostlarının ferahlatan avutucu sözleriyle oyalanır. Dekameron’da sevecen kadınların yürek derinlerinde utana sıkıla gizledikleri sevda ateşinin yakıcılığına avuntu olarak kaleme aldığı hikayeleriyle, üzüntülerine derman olmak ister. Bir nevi diyet öder.

Boccaccio, 1313 yılında İtalya Floransa'da toprak sahibi bir babanın evlilik dışı oğlu olarak doğar. Ticaret ve bankacılık eğitimi için Napoli'ye gönderilir. Altı yıl yaşadığı bu şehirde 21 yaşından sonra Hukuk okur. Grekçe öğrenir. Akdeniz kültürlerini inceler. Şiirler, öyküler yazar. Filostrato ve Teseida şiir çalışmalarını burada yapar. 1330 yılında sevgilisinden iki çocuğu olur. Veba salgını sonrası Floransa'ya döner. Esin kaynağı Dante’dir. Astronomi ve edebiyatla ilgilenir. Ameto’yu yazar. 1344’de kızı Violante doğar.

Latince yaşam öyküsünü yazdığı, dostu Petrarca ile Rönesans Hümanizminin temelini atarlar. Konuşma dilinde yazılan edebiyatı, antik çağ ve klasik eserlerin düzeyine yükseltirler. Eserleri arasında en fazla tanınanı Decameron’dur. Realizmi hisleri ve zekasıyla kullanan Boccaccio, Rönesans hümanizmi için oldukça fazla önem taşır.

Boccaccio, Decameron hikayelerine “Tanrının oğlunun insan kılığına girişinin 1348 yılında İtalya’nın ünlü kentlerinin en soylusu Floransa’da ölüm saçan bir veba salgını baş gösterdi” diye başlar. Uzun uzun vebanın şehri dönüştürdüğü acıklı hali anlatır. Koruyucu önlemler etkisiz kalmış, hastaların kentlere girişi yasaklanmış, çoğu tek başına başında kimsesiz dünyadan göçmüştür. Ölüler açılan kocaman çukurlara topyekûn gömülmektedir.

Kentin neredeyse bomboş kaldığı bir Salı sabahı, kutsal Santa Maria Novella Kilisesi’nde bir başına kalmış kent soylu genç kadınlar bir araya gelirler. Kendilerine yoldaşlık edecek akıllı, güvenebilecekler üç genç adamla birlikte Floransa’dan uzaklaşırlar. Ölülerine dua ederken, zamanlarını değerli kılmak için, hikayeler anlatırlar.

Giovanni Boccaccio, kitabının son sözünde bir de öz eleştiri yapar; “Anlatılanların dışında bir şey yazamazdım. Yazmamam gerekirdi. Anlatanlar başka şeyler anlatmış olsalardı, ben daha güzel öyküler yazmış olurdum” diyerek, kusurlarının bağışlanmasını diler.

Floransa Belediye Meclisi’nde, elçiliklerde yüksek görevlen üstlenen Boccacio, son yıllarını hastalıkla geçirir. Obezite yakasına yapışmıştır. 21 Aralık 1375'de hayata veda eder.

İtalyan Edebiyatının üç büyüğü vardır. Dante, Petroka ve Boccaccio. Onun büyük eseri Decameron için Dante’nin ölmez eseri İlahi Komedya’ya öykünerek “İnsani Komedya” denmektedir.

Fiammetta’ya olan aşkının ateşini yazdığı şiirlerle dindirmeye çalışan Gıovanni Boccaccio dermanını mısralarında ararken; Edebiyat Dünyası’na, İtalyanca düz yazı öyküleriyle Orta Çağ'ın dini konuları yerine, günlük olaylarını, dönemin aşk hikayelerini naif bir dille anlattığı Decameron’u armağan eder.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 352 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Elveda TANIK
Elveda TANIK
Durun! Daha yeni seçildiler...
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Ankara kaldırımları
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Çağdaşlık yolunda neredeyiz?
Murat POLAT
Murat POLAT
Sayın Cumhurbaşkanına ulaşmak kolay mı?
Orhan SAL
Orhan SAL
Canteros tutuk olunca kilit açılamadı !
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva