Anayurt Gazetesi
TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
YAZARLARHarika ÖREN

Harika ÖREN

Decameron

23 Mart 2020 Pazartesi
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Boccaccio “Acıları paylaşmak insana özgü bir davranıştır. Herkese yaraşır. Özellikle de başkalarının desteğine gereksinme duymuş ve bu desteği görmüş olanlara .” Der.

Elbette bilge olanlar, mutluluğun içlerinde olduğunu bilip onu koruyabilenler böyle bir desteğe gereksinme duymayabilirler. Onlar, üzüntülerinin giderilmesini bekleyenlere el uzatırlar. Çünkü onlar, sıkıntı ve üzüntülerinden sıyrılmanın yolunu bilirler. İlgilerini, spor, resim, elişi, müzik yaparak, sanatla; doğayla bütünleşmeye yöneltirler. Kendilerini avutur, olumsuz düşüncelerden arınırlar.

Giovanni Boccaccio “Decameron” isimli kitabında; ölümcül Veba salgınından kaçmak için bir araya gelen, yedi kadınla üç erkekten oluşan dürüst on insanın, on gün boyunca birbirine anlattığı yüz öykü-masal-şarkıları yazar. Öyküler genellikle o günlere has ya da geçmişte yaşanmış, neşeli ya da hüzünlü bazen komik gönül ilişkilerinden bahsederler.

İtalya’da  1348 yılında ölüm saçan Veba salgını baş gösterir. Birkaç yıl önce Doğu ülkelerinde görülen salgın hızla bulaşarak Floransa’ya ulaşır. Koruyucu önlemler etkisiz kalır. Kent temizlenir ve karantinaya alınır. Dışardan gelenler kabul edilmez. Sağlık önlemleri arttırılır. Din adamları, sofular Tanrı’ya yakarırlar. Hiçbiri işe yaramaz.  1348 İlkbahar’ının ilk günlerinde Veba amansızca büyük bir yıkıma yol açmaya devam eder.

Doğu’da hastaların burnundan kan gelmesiyle belirti veren Veba, Batı’da kasık ve koltuk altında yumrular ve hıyarcıklar şeklinde kendini gösterir. Kara-mor lekelere dönüşür. Hekimlerin bilgileri, hastalığın kökenine inmeye gereken ilaçları bulmaya yetmez. İyileşen hasta yoktur. Ateş görülmeyen hastalar, belirtilerin ortaya çıkmasından 3-4 gün sonra                               ölmektedirler.

Bulaşma sadece insandan insana olmaz. Hastalık, sağlıklı kişilerin Vebalıların, giysilerine kullandıkları nesnelere dokunmaları sonucu yayılır. Vebalı     giysilere dokunan hayvanlar bile ölür. 

Sağlıklı insanlar bir araya gelip başkalarıyla ilişkilerini keserler. İçinde hasta bulunmayan evlere kapanırlar. Aralarında eğlenerek hoşça vakit geçirmeye odaklanırlar. Ellerinde olanla yetinmeye çalışırlar. Kokulu otlar ve çiçekleri ellerinden eksik etmezler. Kokunun gücüne inanırlar. Evlerini terk ederler. Floransa’nın   dışına doğru çıkarlar. Vebanın şehrin surları içinde kalacağından emindirler.

Bir kısım insanlar ise yaşamlarından ödün vermeden birbirleriyle görüşmeye, sokaklarda guruplar halinde avarelik etmeye, canlarının istediği her şeyi yapmaya devam ederler. Olup biteni alaya almanın bu yıkıma çare olacağına inanırlar.

Salgın insanların yüreğine ağır bir korku olarak oturur. Anne- babalar çocuklarından kaçar. Çocuklar akrabalarını sahiplenmezler. İnsanlar birbirinden elini çeker. Kimse kimseye yardım etmez. Vebaya kapılan yalnızlığa terk edilir. Salgının yoğunluğu arttıkça cenaze törenlerinden vazgeçilir. İnsanlar tek başlarına, acılı gözyaşlarıyla ve yürek parçalayan çığlıklar atarak, hayvanlar gibi ölürler. Evlerinde, sokaklarda ölen insan bedenleri kiliselere taşınır, derin mezarlara  yüzlerce ölü birada gömülür.

Köylülerde, kentliler gibi umutsuzdurlar. Ellerindekini tüketip, başıboş dolaşmaktadırlar. Ekinler tarlalarda kalır. İş göremez olurlar.

Floransa Surları içinde ölü sayısı yüz binleri bulur. Saraylar, konaklar, soylu evleri boşalır, değerli servetler, topraklar mirasçısız kalır. Kent neredeyse bomboştur.

Bir Salı sabahı, Santa Maria Novella Kilisesi’nde yas giysilerine bürünmüş yedi kadın, kutsal ayin sonrasında bir araya gelirler ve bir karara varırlar. Bir başına kalmışlardır. Kararlarını eleştirecek kimse yoktur. Floransa’dan uzaklaşarak, kendi köy evlerine gideceklerdir. Ölümden kaçmak, Veba korkusunu geride bırakmak, normal yaşamlarını devam ettirmek, iffetli bir şekilde hayattan zevk almayı isterler. Yolculukta kendilerine eşlik edecek, tanıdık, namuslu, akıllı üç genç çıkar karşılarına ve on kişi olarak yola düşerler.

Giovanni Boccaccio’nun Decameron’u bu yolculuğu hikaye eder.  Yazar, kitabının sonunda “İçinizden kimileri bu öyküleri yazarken fazla özgür, kimileri de duymak istemeyeceklerini yazdığımı söyleyebilirler.  Anlatılanların dışında bir şey yazamazdım, yazmam gerekirdi. Anlatanlar belki başka şeyler anlatsaydı, onları yazardım. Daha güzel öyküler olurdu’’ diye not düşer.

Günümüze has değil, insanlık, yüzyıllar boyunca salgınlarla sınav vermiş.

Hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Bizler de  sabır ve alınan önlemlere uyarak, bugünleri  geride bırakacağız. En az kayıpla olması en büyük dileğim.

YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu kapatıldıEkonomi
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu kapatıldı
Fitch İngiltere'nin kredi notunu düşürdüEkonomi
Fitch İngiltere'nin kredi notunu düşürdü
OECD: Karantinadaki her ay yüzde 2’lik bir kayba yol açacakEkonomi
OECD: Karantinadaki her ay yüzde 2’lik bir kayba yol açacak
''Önümüzdeki 100 günde 100 bin ek ventilatörü üreteceğiz''Dış Haberler
''Önümüzdeki 100 günde 100 bin ek ventilatörü üreteceğiz''
Almanya'da günde 200 bin koronavirüs yapacakDış Haberler
Almanya'da günde 200 bin koronavirüs yapacak
Latin Amerika'da Kovid-19 vaka sayısı 11 bini aştıDış Haberler
Latin Amerika'da Kovid-19 vaka sayısı 11 bini aştı
Evde kal Türkiye evde kal AnkaraSpor
Evde kal Türkiye evde kal Ankara
Furkan: Çalışmayı bırakmadıkSpor
Furkan: Çalışmayı bırakmadık
Dünya Tiyatro Günü kutlu olsunKültür-Sanat
Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun
Ege Üniversitesi Kovid-19 aşısı için çalışmalara başladıTürkiye
Ege Üniversitesi Kovid-19 aşısı için çalışmalara başladı
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri