Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,7449
    Dolar
  • Euro
    6,3531
    Euro
  • Altın
    270,931
    Altın
  • Bist-100
    105.379,70
    Bist-100
  • ADANA
    12/26°
    ADANA
  • ANKARA
    0/18°
    ANKARA
  • ANTALYA
    10/25°
    ANTALYA
  • BURSA
    14/22°
    BURSA
  • ISTANBUL
    13/21°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    9/25°
    IZMIR
  • KONYA
    3/16°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Endonezya'da deprem
Endonezya'da deprem
Bombalı araç yakalandı
Bombalı araç yakalandı
Galata maviye büründü
Galata maviye büründü
7 YTS sınır dışı edildi
7 YTS sınır dışı edildi

Orhan SELEN

Eğitim ve öğretimde kargaşa
15 Ekim 2019 Salı

Türkiye’de öğretim sistemi sık sık değişiyor ya, merak edip nedenini araştırdım.

Gördüm ki bu işten sorumlu bakanlık daha kendi adını tam bulamamış.

Arayış içinde, kendi adını yerine oturtamayan bir bakanlıktan sağlıklı ve kalıcı bir sistem çıkar mı?

Çıkmaz… Çıkmıyor... Böyle sürerse de çıkmayacak.

Millî Eğitim Bakanlığı, Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar aşağıda belirtilen adlar altında çalışmalarını sürdürmüştür.

1923-1935 yılları arasında                      “Maarif Vekâleti”

1935-1941 yılları arasında                      “Kültür Bakanlığı”

1941-1946 yılları arasında                      “Maarif Vekilliği”

1946-1950 yılları arasında                      “Millî Eğitim Bakanlığı”

1950-1960 yılları arasında                      “Maarif Vekâleti”

1960-1983 yılları arasında                      “Millî Eğitim Bakanlığı”

1983-1989 yılları arasında                      “Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı”

1989 yılından günümüze kadar da          “Millî Eğitim Bakanlığı” adıyla çalışmalarını yapmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı adı gerçekle pek bağdaşmıyor.

Adı ne olursa olsun bu ülkede Köy Enstitüleri dönemi dışında eğitim hiç yapılmamıştır.

Yapılan öğretimdir.

1960’lı yıllara kadar oldukça ciddi biçimde sürdürülen öğretim de “borçlu geçme” hakkı verildiği gün sulanmaya başladı.

Diyelim ki fizik dersinden başarısız olan öğrenci lise birinci sınıftan ikinci sınıfa borçlu geçti. Eğer Lise 2 fiziğinden geçerse borcunu ödemiş oluyordu.

Bu konuyu iyi bilirim çünkü ben böyle sınıf geçtim.

Daha sonraki yıllarda eğitim öylesine sulandırıldı ki cıvıklaşma başladı.

Şu anda durum nedir bilmiyorum ve öğrenmek de istemiyorum.

Çünkü mideme dokunuyor…

Bakanlığın adı neden Milli Eğitim oldu?

“Maarif” su kaynatmaya mı başlamıştı?

Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlükten  “maarif” kelimesine baktım

1-Bilgi ve kültür

2-Öğretim ve eğitim sistemi.

Bu duruma göre bakanlığın adı “Maarif” olmalı.

Tek başlarına öğretim veya eğitimden yarar sağlanamaz.

Bunlar birlikte olurlarsa anlam kazanırlar.

Anlamsızlık bizim işimiz olduğu için sadece öğretim yapılan kurumları adı eğitim olan bir bakanlığa bağlamışız.

Plan yok, program hiç yok, kara düzen bir sistem kör topal gidiyor demek isterdim ama gitmiyor:

Türkiye’deki sistem 7- 24 yaş arasındaki insanları oyalamak üzerine kurulmuştur.

Öyle bir sistem ki lise bitiren genç dershaneye veya kara mizah benzeri yeni adlar almış özel kurumlara gitmeden üniversite sınavında başarılı olamıyor.

İnsanlar çocukları için akıla zarar paralar ödüyorlar.

O zaman okullara ne gerek var?

Amaç nedir? Bilgili, düşünen, sorgulayan hayatını plana bağlamış gençler mi, yoksa her söylenene inanan, her buyruğa düşünmeden uyan kapı kulları mı yetiştirmek.

Her ortaokulu bitiren liseye gider, her liseyi bitiren üniversite öğrencisi olur diye bir kural yoktur. Fakülte ve yüksekokulları bitirenler için bir iş planlaması yapılmazsa, yüz binlerce yüksekokul mezunu gençten bir işsizlik ordusu oluşur.

Bunun adına ihanet denir.

Bir yapı bulup kapısına üniversite levhası asılarak açılan okullardan mezun olanlar hayata hangi kapıdan gireceklerini bilemiyorlar.

Milli Eğitim Bakanlığı adındaki tuhaf kuruluş önce adını değiştirmeli ve yeniden Maarif Bakanlığı olmalıdır.

Sonra da bu bakanlığa işlev kazandırılmalıdır.

1946’daki ikili anlaşmaya göre, Türkiye’nin başkentinde Türk Eğitimi ile ilgili bir Amerikan Eğitim Komisyon kuruluyor ve Türk Hükümetine bu komisyonun çalışmalarını denetleme hakkı bile verilmiyor.

Sonuç bugün tüm çıplaklığıyla ortada.

Çocuklarımız ve gençlerimiz bozuk para gibi harcanıyor.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 449 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva