Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
YAZARLAROsman BAŞ

Osman BAŞ

Hayatın ilk yıllarından… (1)

4 Ekim 2019 Cuma
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Yazarlar ve şairlerin hayat hikâyelerini okuduğunuz da ve dinlediğinizde birçoğunun yazı hayatlarına şiir ile başladıklarını görürsünüz.

Yetmişli yılların başında on bir yaşında evden yedi, sekiz saat uzakta olan Sivas, Yıldızeli Pamukpınar Öğretmen Okulu yıllarım başlıyor.

Bütün çalışmalarımızı kurşun ve tükenmez kalemlerle yazıyoruz. Yazdıklarımız Türkçe öğretmenlerimiz tarafından okunuyor, uygun gördükleri sınıfın duvar gazetesine konuyor. Sınıf duvar gazetelerinde beğenilenler, okulun Kültür ve Edebiyat Kolu yönetimi tarafından rehber öğretmene de inceleterek okul gazetesinde yayınlanıyor.

Okul gazetesinde yazının yayınlanması çok önemli bir aşama, ciddi bir başarı. Okulda tanınmaya başlıyorsunuz. Yazdığım kompozisyonlar ve şiirler orta üçüncü sınıftan itibaren önce sınıfın duvar gazetemizde ardından okul gazetesinde yayınlanmaya başlıyor. Her yeni düzenleme de yazı ve şiirlerim yayınlanıyor. Okul gecelerinde de şiir okuma görevi alıyorum. Türkçe öğretmenim Sırrı Yılmaz’ın yazı ve şiirlerimi çok beğenmesi, derste beni alkışlatması, en yüksek notu vermesi yaptığım çalışmaları tetikliyor. Lise birinci sınıfta okul gecesinde vatan şairi Orhan Şaik Gökyay’ın “Bu Vatan Kimin” şiirini okuyorum. Artık okulda öğretmenler ve öğrenciler benim şiir yazdığımı, okuduğumu, kompozisyonda da başarılı olduğumu biliyor.

Okul bünyesinde yapılan yıllık şiir yazma yarışmalarına katılıyorum. Beni teşvik eden, mutlu eden sonuçlar alıyorum. Katıldığım bir yarışmada şiirim antolojide yayınlanıyor. Kitabı aldığımdaki ve öğretmenimin sınıfta arkadaşlara tanıtımındaki sevincim doğrusu bugün dahi okuyucularımla paylaşacak kadar unutulmazdı. Çok mutluydum. Hiç görmediğim, altı aylık bebek iken vefat eden anneme şiirler yazıyorum. Köye hasret konulu yazılar. Bütün defterlerimin son sayfaları karalamalarımla doluyor.

Lise yıllarım şiir dönemim diyebilirim.  Muhatabına ulaşmayan, mektuplar. Deneme türünde duygu içerikli uzun uzun yazılar. Önemli kısmında bana ait olan dörtlükler. Birçok arkadaşım nişanlısına ve sevgilisine mektup yazarken benim çalışmalarımdan yararlandığı sınıfça bilinen bir gerçek.  Şiir, kendime güvenimi artırıyordu. Gençlik yıllarımın sağlıklı ve mutlu geçmesi için okumaya sevk ediyordu. Okuyordum. Okul kütüphanesine en çok uğrayan öğrencilerden biri de bendim.  Sevgi, hasret, doğa ve milli şiirlerin bende şekillendiği ve yarınlara doğru yola çıktığı yıllar. Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası tarih öğretmenimiz Vahap Bey bir hafta anlatıyor. Devamındaki hafta da Türkiye dışında da Türklerin yaşadığını ve dünya hartası üzerinde belli belirsiz yerlerini gösteriyor. Yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili ilgim her geçen gün daha da artıyor. Okuduğum kitaplarda bu ilgimi besliyor.

“Moskof Sehpası” adlı piyeste rol alıyorum. Türk olduğu için zindanlarında yatan bir genci canlandırıyorum. Adım Subutay. Annemden gelen mektup fondan okunurken ben dâhil birçok izleyicinin gerçekten ağladığına şahit oluyorum. Sahnede üzüntülü yorgun ve bitkin hale ağır adımlarla gökyüzüne bakarak hareket ederken köşedeki kedinin kuyruğuna basıyorum. Kedinin miyav diye çıkardığı acı dolu sesle sahneden seyircilerden tarafa doğru kendini atmasıyla ön sırada kısa süreli hareketlilik oluyor. Bebeler yüksek sesle ağlıyor. Mektup bitiyor. Ben konuşmamı unutuyorum. Sosyal bilgiler öğretmenim benim bulunduğum noktanın perde arkasına gelerek yardımcı oluyor ve piyes başarılı bir şekilde bitiyor. Ayakta alkışlanıyor.

Hayatın en güzel ve önemli yıllarını bu okulda yaşıyorum. Hayat boyunca ihtiyacım olan temel eğitimi de buradan alıyor, hayata hazırlanıyorum. Pamukpınar unutulmaz günlerimin gülümseyişi.

***

Dışarıda yağmurla rüzgâr birlikte hareket ediyor. Hâlbuki ben ne rüzgârlarda üşüdüm. Nice yağmurlarda ıslandım. Çamlıbel dağlarının güney doğu eteklerine kurulmuş Pamukpınar Öğretmen Okulu yıllarımda soğuğu da, ayazı da, kırağıyı da, bilir günlerce don üzerinde nasıl yürünür bilirdim.

Rüzgârın, tipinin, kar tanelerinin, bütünleşip, soğuğun don ekip, uzayan kış günlerinin gurbet akşamlarını yaşarken üzerimde bıraktığı mutluluğun kalıntıları ile her hatırlayışta gülümsüyorum.

Dünya hayatında var olanlar. Bilinen ve sürpriz yapan mevsimler. Dayanışmanın yaşadıklarımıza katkıları hiç unutulmuyor.

Acının, gurbetin, yok olduğu, dillenmediği, sözün ses vermediği yıllar.

Haydi gülümseyelim.

YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Yeni sondaj  başvuru sahalarını gösteren harita paylaşıldıDünya
Yeni sondaj başvuru sahalarını gösteren harita paylaşıldı
Albayrak'tan 'Fırsatçılara karşı dikkatli olun' uyarısıEkonomi
Albayrak'tan 'Fırsatçılara karşı dikkatli olun' uyarısı
NBA efsanesi Wes Unseld hayatını kaybettiSpor
NBA efsanesi Wes Unseld hayatını kaybetti
Dünya genelinde can kaybı 380 bini aştıDünya
Dünya genelinde can kaybı 380 bini aştı
Siirt şehitleri son yolculuklarına uğurlandıTürkiye
Siirt şehitleri son yolculuklarına uğurlandı
'1 Temmuz'da perde açılması mümkün değil'Kültür-Sanat
"1 Temmuz'da perde açılması mümkün değil"
Hande Ataizi normalleşmeye sevindiMagazin
Hande Ataizi normalleşmeye sevindi
Şahan, işten çıkartma haberini yalanladıMagazin
Şahan, işten çıkartma haberini yalanladı
Serdar Ortaç kararını değiştirdiMagazin
Serdar Ortaç kararını değiştirdi
Candan Erçetin neden gözünü kapatarak şarkı söylediği anlattıMagazin
Candan Erçetin neden gözünü kapatarak şarkı söylediği anlattı
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri