Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
YAZARLARM. Arif DEMİRER

M. Arif DEMİRER

Her depremden sonra aynı plağı çalan bir ülke: Türkiye

28 Ocak 2020 Salı
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

1970 Yılında ‘Deprem’ ile ilk kez tanıştım: Gediz’de deprem oldu. İmar ve İskan Bakanlığı, Afet Konutları olarak tanımladığı, hafif olsun diye çakıl yerine Stropor kullanılan garip bir betondan yapılmış, prefabrike konutlarla evsiz kalmış Gedizlilere hizmet götürmeye çalışıyordu. Gediz’de tam fay hattı üzerine adam gibi 50 m2, 3 odalı bir prefabrike betonarme konut inşa ettim ve 15 000 TL’ye (yaklaşık bin dolar) bir vatandaşa sattım. İmar ve İskan Bakanlığı’nın kimsenin beğenmediği konutları ise16 500 TL’ye veriliyordu.

Ondan sonra birkaç deprem daha oldu.  İmar ve İskan Bakanlığı’na teklifler/dosyalar hazırladım. Baktım ki, yalnız kendi sistemlerinde ısrar ediyorlar, depremzedeler için konut teklif etmekten vaz geçtim. 1999 depreminden sonra kışı çadırda geçirecek olanlara Bodrum’daki otelimi kış aylarında bedava açabileceğimi ilan ettim. Yetkililer ilgilenmediler. Bayındırlık Bakanı MHP’li idi. Daha sonra babasının inşaat malzemeleri satan şirketi olduğu filan duyuldu. İstifa etti. Bugün yine partisinin saygın bir üyesi.

Van Depremi’nden sonra medya yine aynı plağı çalmaya başladı. İlk günler “…saatten sonra kurtulan bebek mucizesi…” diye başlayan, daha sonra yıkılan binaları yapan yüklenicileri ortaya çıkaran gazete haberleri, yetkililerin aynı içerikli açıklamaları (hangi siyasi parti iktidarda olursa olsun deprem sonrası resmi açıklamaları tıpatıp aynı) vd.

Bugün Türkiye’nin deprem bölgelerinde yer alan binaların durumu Erciş’te yıkılanlardan farklı değil. Bu binaların durumu teknik yetkililer tarafından çok iyi biliniyor. Yeni bir deprem olursa yine yüzlerce bina yıkılacak ve çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybedecek. 

Çözüm nedir? Çözüm tektir. Alternatifi de yoktur: Yeni bir deprem beklemeden, yeni bir depremden sonra yeniden ağlamak zorunda kalmadan, depreme dayanıklı olamayan binaların yerine dayanıklı binaların yapılması ve yıkılacak olanların da yıkılmadan önce yıkılması. Bunu, en hassas deprem bölgelerinden başlayarak, 26.11.1999 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 44811 sayılı kanuna göre tahakkuk eden ve edecek ÖTV vergisi sayesinde toplanan paraları yalnız bu amaçla kullanarak, hazırlanacak bir Master Plan kapsamında Türkiye’yi yeniden inşa etmek. Bu sayede tek bir can kurtulsa, başarı sayılır. 

AKP Genel Başkanı ve Başbakan, çılgın projeler peşinde koşacak yerde, deprem yaşanmadan depreme dayanıklı binaları yaparak, dayanıksızları da yıkarak, çılgın değil ‘Akıllı bir Deprem Projesi’ yapmalıdır. Bu yapıldığı takdirde çılgın proje ile hedeflenen rant gelirleri sağlanmayacak ama Van depreminden sonra yaşadığımız trajedi de yaşanmayacaktır.

AKP iktidara geldiğinde 1999 depreminin yaraları tam olarak sarılmamıştı. Konu günceldi. AKP iktidarı depremi temel sorun olarak kabul edip ele alacağı yerde, 16 500 km duble yol hedefini ilan etti. Duble yol, hiç kuşkusuz çok önemli ve gerekli. Ancak depreme dayanıklı olmayan binalardan bir an evvel kurtulmak, çok daha önemli ve çok daha acil.

Gediz Depreminden sonra, Konutsuz Türkler başlığı ile bir kitap yayımlamıştım. Bu kitapta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının konut sorununun bir an önce çözüme kavuşturulması üzerinde durmuştum. İlk İmar ve İskan Bakanı Medeni Berk’ten de bir önsöz rica etmiştim. Medeni Bey, Önsöz’de “Bakanlık ve Banka’nın – Emlak Kredi Bankası – yeni metotlardan bütün gücü ile faydalanması ve bunları her işte uygulaması gerekir kanısındayım” diye yazmış. Yetmişli yıllarda depreme dayanıklı bina yapmayı öğrenseydik ve yapılan projeleri de eksiksiz uygulasaydık, bugün Van depremi nedeniyle ağlamak durumunda olmazdık.

Ne kadar geç kalmış olursak olalım, Türkiye’yi depreme dayanıklı olamayan binalardan bir an önce kurtarmak için seferberlik başlatmalı, duble yol projesini askıya almalı, çılgın projeleri ise ağzımıza dahi almamalıyız. Bunu yapan rant geliri sağlamaz ama can kurtarır, oy kazanır.

NOT: 28.10.2011’de ANAYURT’ta yayımlanan bu yazıyı üzülerek ikinci kez yayımlıyorum.   

YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Biz Bize Yeteriz Türkiyem hesap numaralarıTürkiye
Biz Bize Yeteriz Türkiyem hesap numaraları
'Sadece babalık yapıyorum, o yetiyor'Spor
"Sadece babalık yapıyorum, o yetiyor"
Efsanelerden Barcelona'nın kararına destekSpor
Efsanelerden Barcelona'nın kararına destek
Mesut Özil baba olduSpor
Mesut Özil baba oldu
Hayatını kaybeden Türk sayısı 15'e çıktıDünya
Hayatını kaybeden Türk sayısı 15'e çıktı
Kılıçdaroğlu'ndan siyasi partilere koronavirüs raporuSiyaset
Kılıçdaroğlu'ndan siyasi partilere koronavirüs raporu
Ortak çağrı: İşten çıkarmalar yasaklanmalıEkonomi
Ortak çağrı: İşten çıkarmalar yasaklanmalı
Avrupa'da uçuş trafiği yüzde 88 azaldıDünya
Avrupa'da uçuş trafiği yüzde 88 azaldı
Morg kapasitesi yaklaşık 4 kat artırıldıDünya
Morg kapasitesi yaklaşık 4 kat artırıldı
ABD ordusunda koronavirüs paniğiDünya
ABD ordusunda koronavirüs paniği
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri