Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,0978
    Dolar
  • Euro
    6,6189
    Euro
  • Altın
    322,750
    Altın
  • Bist-100
    116,83
    Bist-100
  • ADANA
    6/19°
    ADANA
  • ANKARA
    0/10°
    ANKARA
  • ANTALYA
    4/15°
    ANTALYA
  • BURSA
    7/12°
    BURSA
  • ISTANBUL
    5/10°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    7/15°
    IZMIR
  • KONYA
    -1/12°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Kartal Bordo- Maviye karşı
Kartal Bordo- Maviye karşı
70. Berlin Film Festivali başladı
70. Berlin Film Festivali başladı
Tüketicilerin tercihleri değişiyor
Tüketicilerin tercihleri değişiyor
Başakşehir deplasmanda kaybetti
Başakşehir deplasmanda kaybetti

Aslı Aslaner

Her zaman yanılan insan
28 Ocak 2020 Salı

“İnsan” kelimesinin kökeni nedir diye baktığımızda tam net olmayan bir kaç sonuç içinde benim dikkatimi çeken ‘unutan’ manasına gelen benzetmedir. Aslında insan kelimesinin ne manaya      geldiği bir bilinmez çünkü bu kelime Arapça kökeninde bir manaya gelebilir ancak her dilde insan kelimesinin söylenişi ve ilk anlamı farklılık göstermekte.

Tüm buna rağmen insan kelimesinin kökenine ‘unutmak’ fiilini daha çok yakıştırmamızın sebebi gerçekten de kendimizi şöyle bir yokladığımızda insanlık tarihinde yaşanan pek çok şeyi unuttuğumuz, hatırlamadığımız, bilmediğimiz içindir. Yani insanlık bilgiye ulaşsa da bu bilgiyi     zihinsel olarak yeni nesle doğum yolu ile iletemiyor. Hayvanlardaki bu üstün özellik bizde yok ne yazık ki.

Eğer insanlık olarak deneyimlerimizi yeni doğan nesle genetik olarak zihinsel kodlama ile aktarabilse idik bu gün aşılamanın olmadığı o korkunç zamanları hatırlar ve aşılar ile ilgili bir tartışmaya   girmezdik.

Aşının olmadığı zamanlarda çıkan bir salgın, binleri, onbinleri değil; yüzbinleri, milyonları kırıp geçirebiliyordu. İnsanlar aşı ile bu durumu tersine çevirebileceklerini, hastalıkları iyileştirebileceklerini bilmedikleri için ölüm bir kaderdi; kaçınılmazdı.

Ama bilim insanları bu değişmez sanılan durumu değiştirdi, tersine çevirdi. Aşılama bulundu. Pasif hale getirilmiş mikropların vücutta bir tanıma mekanizması olarak kullanılması ile bağışıklık    tarafından nasıl bertaraf edilebileceğinin yolu bulundu.

Adwart Janner, Louis Pasteur gibi öncü bilim insanları ve onları takip eden bilim insanları sayesinde aşılama yavaş yavaş dünyada yaygınlaştı. Pek çok hastalık salgın hale gelmeden önlenebildi. Hatta bazıları yakın zamana kadar tarih oldu.

Bunlar yüzlerce yıl önceki yaşananlar olsa da aşıların 19 yüzyılda dahi ulaşmadığı yerler vardı ve oralarda bebek-çocuk ölümleri çok sık yaşanıyordu. 1944 doğumlu kayınvalidem Yeter Hanım’ın kendi doğduğu köydeki tüm çocukların kızamıktan nasıl bir kış ayında öldüklerini ve sadece kendisi ve kardeşlerinin hastalığı atlatabildiklerini anlattığı acı anısını dinlerken de aşıların bulunduklarından yüzlerce yıl sonra dahi uygulanamadığı yerler olduğunu gösteren bir kayıttır benim için.

Bin altıyüzlerde büyük Londra Vebası yayıldığında 100 binden fazla insan öldü. 200 binden fazla kedi ve 40 binden fazla köpek itlaf edildi. Büyük Londa Yangını vebanın yayılmasını engelledi. Bu kadar çok kaybın sebebi aşının olmamasıydı.

Bin sekizyüzlü yıllarda ise ikinci büyük salgın dünyanın pek çok ülkesine, kıtasına yayıldı ve kayıtlar tam olmamakla beraber bir milyona yakın insanın ölmesine neden oldu. 19. yüzyılda dahi aşısı bulunamayan pek çok salgın nedeni ile milyonlarca insan hayatını kaybetti.

Öncü hekimlerimizden Türkan Saylan Hoca ve onunla beraber pek çok değerli hekimimiz, köy köy, kapı kapı gezerek Anadolu halkını aşılıyarak cüzzamı ülkemizden sildiler.

Tarihte çok büyük salgınların bir listesini yapsak bu gün başka şey yazmamamız gerekir ama bir iki örnek daha yazmayı doğru buluyorum.Örneğin Amerika’nın keşfi sırasında 2 milyon olduğu tahmin edilen nüfus dışardan gelen mikropların, virüslerin yayılması ile 500 bine kadar düşmüştür. Daha yakın zamanda dahi aşısı –henüz- bulunamayan hastalıklar nedeni ile onbinlerce ölümler yaşandı.

Çocuk felci aşısı olmayan bir çocuğun annesi kendini nasıl rahat hisseder anlamak zor.

Gelecekle ilgili distopik kitaplarda filimlerde dahi insanlığın sonunun aşısı bulunamayan bir salgın ile olacağı bizlere sunulur. Çünkü bu hikayeleri yazanlar tarihi okur ve tarihte salgınların ne büyük kayıplara yol açtğını çok iyi bilirler.

Aşıların çocuklarda zihinsel hastalıklara yol açtığı sanısı ise çocuklarının zihinsel özürlü olarak doğmuş olabileceğini kabullenemeyen kibirli ailelerin dayanaksız savlarından başka şey değildir.

Rastlantısal olarak seçip aşılar ile ilgili ne düşündüğünü soracağımız herhangi bir hekimin aşılar olmazsa olmaz değinini görürsünüz. Her ilacın, her tedavinin basit bir bitki çayının bile yan etkisi vardır ancak bu tedaviyi durdurmaya sebep olmaz.

İnsan oğlu ‘ unutan’ olmasaydı ne bu salgınlardaki kayıplarını unuturdu, ne savaşların korkunçluğunu unuturdu. Ama unutan olsak da hatırlayan da biziz. Her zaman söylerim ‘ tarih balçıkla sıvanmaz’ ama okumadan ve araştırmadan da bilinmez.  Beni bilen bilir; herzaman Ata’mın yolundan gitmeye çalışarak kendimi ülkem hekimlerine rahatlıkla emanet ederim. Bu minvalde aşılar ile ilgili önyargı geliştirmemize hiç gerek yok. hekimlerimize sonuna kadar güvenmeli ve onların söylediği yolda gitmeliyiz.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 524 defa okunmuştur.
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 6 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Nurten 29 Ocak 2020 Çarşamba  20:18

Aslı Hanım, son zamanlarda insanlık için çok önemli olan aşının yararları yerine, zararları tartışılır oldu.Konuyu ne güzel anlatmışsınız.Sağ olun👏👏👏

Yorumu oyla      0      0  
Sehit Rıfat Celik 4 c 28 Ocak 2020 Salı  16:16

Aslicigim yazını çok beğendim.Tebrik ederim

Yorumu oyla      0      0  
Güllüzar 28 Ocak 2020 Salı  14:13

ellerinize sağlık çok doğru bir konuya.parmak basmısınız.

Yorumu oyla      0      0  
Hüseyin Kabaksız 28 Ocak 2020 Salı  11:50

Kaleminize sağlık, Aşı konusunda da pek çok diğer konu gibi halkımızı uyarmaya ihtiyaç var. Teşekkürler

Yorumu oyla      0      0  
Canan Taşkın 28 Ocak 2020 Salı  11:46

Konu guzel anlatim guzel emeklerinize saglik ASİYE hanım

Yorumu oyla      0      0  
Sabiha Çinçin 28 Ocak 2020 Salı  11:22

Aslı Hanım kaleminize yüreğinize sağlık iyi bir konuya temas etmissiniz, insanoglu boylesine ciddi konularda unutkan davrandigi icin bir cok konuya çözüm uretemiyor, duyarli davranamıyor ne yazik ki...En önemlisi yaşandı bitti düşüncesiyle değil, bizler de bunu yaşayabiliriz veyahut daha kötüsünü yaşayabiliriz bakış acısıyla yorumlayıp çözümler üretmeliyiz...Dediginiz gibi Atamızın yolundan gitmeli, hekimlerimize güvenmeliyiz...

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Ezgi  BARDAK
Ezgi BARDAK
Trajik aşkın heykele yansıması
A. Cevat Uğraş
A. Cevat Uğraş
Bir Ankara derbisi; Gardaş deriz kankaya
Harika ÖREN
Harika ÖREN
Atakan’ın kitap sevdası
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Hukuksuzluk batma nedenidir
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Kilisli Muallim Rif’at Bilge (3)
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva