Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,1021
    Dolar
  • Euro
    6,8262
    Euro
  • Altın
    249,838
    Altın
  • Bist-100
    83.675,33
    Bist-100
  • ADANA
    18/33°
    ADANA
  • ANKARA
    13/20°
    ANKARA
  • ANTALYA
    17/30°
    ANTALYA
  • BURSA
    17/26°
    BURSA
  • ISTANBUL
    17/25°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    18/28°
    IZMIR
  • KONYA
    12/28°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Kaçak kazıda çıktı
Kaçak kazıda çıktı
Mağdur olmayın
Mağdur olmayın
Sıcaklık artıyor
Sıcaklık artıyor
YHT'lere ek sefer
YHT'lere ek sefer

Orhan SELEN

Herkesin tersine gidiyoruz
19 Nisan 2019 Cuma

Cumhuriyet ilan edildiğinde yanmış, yıkılmış, yetişmiş insanlarını savaşta yitirmiş bir Türkiye vardı.

Yokluk, yoksulluk yaşam biçimine dönüşmüştü.

Ülkenin başında geçmişi unutmayan ama ileriye inançla bakan lider topluma da kendine güvenmesini aşılıyordu.

10 yıl sonra 1930’lu yıllarda ise dünya artık Türk mucizesinden söz etmeye başlıyordu.

Almanya’dan kaçan bilim adamları ve sanatçılar Amerika’ya değil Türkiye’ye geliyorlardı.

Ülke demir yollarıyla örülüyordu.

Devlet başkanından muhtara kadar herkes yurduna katkıda bulunmak için varını yoğunu ortaya koyuyordu.

Dünyanın en güçlü imparatorluklarından birinin devamı olan Türkiye Cumhuriyeti geçmişine yakışan bir yola girmişti.

Cinayetler bile sayılıydı.

Öylesine az sayıda cinayet işleniyordu ki, gazeteler bu haberleri ilk sayfadan birinci haber olarak veriyorlardı.

Cumhuriyetin ilk yıllarındaki hızla yola devam edilseydi, 2019’da Türkiye dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında büyüklüğü ile göz kamaştıracaktı.

80 yıllık süreçte her yıl bir adım ileri gidilebilseydi uygar dünyaya 80 adım yaklaşılacaktı.

Atatürk’ün yaşama veda etmesiyle ileriye yürüyüş durdu.

Önce yerimizde saymaya başladık, sonra da gerilemeye…

Yerimizde saymayı sürdürseydik yine gerilerde kalacaktık.

Biz dururken başkaları gelip geçecekti ama durmak yetmemiş olacak ki bir de geri vitese taktık.

Mangaldan doğalgaza, radyodan renkli televizyona, manyatolu telefondan cep telefonuna, şalvardan düşük bel pantolona geçmek ilerlemek değildir…

Başka ülkelerden Türkiye’ye bilim adamı gelmediği gibi yetişmiş insanlarımız da ilgisizlikten ve çalışmaları engellediğinden yurt dışına kaçıyorlar.

Ülkeyi yönetme yetkisiyle iş başına getirilenler, yetkilerini az görerek tüm kurumları ele geçirmek, bir anlamda istila etmek için çabalıyorlar…

Gelişmeyi her kente üniversite kurmak sananlar, binasız, rektörsüz, dekansız, profesörsüz, doçentsiz üniversiteler açarak yükseköğrenimi komediye çeviriyorlar.

Ellerinde diplomaları ile yıllardır işsizliğin sıkıntısıyla ruhsal yapıları bozulan Kimya mühendisi, inşaat mühendisi, kimyacı, ziraat mühendisi, jeoloji ve jeofizik mühendisi, iktisatçı, işletmeci, biyolog sayısı yüz binlere ulaştı.

Devlet bu yetişmiş insanlara iş sağlamak yerine yeni üniversiteler açarak diplomalı işsizlerin sayısını arttırma yolunu seçiyor.

Yakında bir yasa çıkartırlar:

“İş bulamayan üniversite mezunlarına gıda paketi ve yakacak dağıtılacaktır”.

Bir zamanlar er olarak askerlik yapmamak, memuriyette derece yükseltmek için seçilen üniversite öğrenimi gelecek yıllarda da “ gıda ve yakacak yardımı almak” için çekiciliğini koruyacaktır.

Türkiye rüzgarların önünde savrulup giden sararmış bir çınar yaprağı görüntüsü veriyor.

İktidarlar bunu halktan saklıyorlar.

Halk ise gerçeği öğrenmek istemiyor.

Gandi , “uyuyanları uyandırabilirsiniz ama uyuma numarası yapanları uyandıramazsınız” demiştir. Oysa ölüm uykunun yol arkadaşıdır.

Peş peşe gelen askeri darbeler gençliği ezerek halkı sindirdiler.

Sivil iktidarlar da darbecilerin kuyrukçuluğunu yaptılar ve yapıyorlar.

Sakıncaları bilindiği halde vatan haini darbecilerin koyduğu % 10 seçim barajı olduğu gibi duruyor…

AKP barajı neden kaldırmıyor diye soranlara ben de sormak isterim:

ANAP, DYP, DSP, SHP, MHP, CHP, REFAH Partisi neden kaldırmadı?

Özal, Demirel, Çiller, Erbakan, Ecevit, Yılmaz, Baykal, Karayalçın demokrasiden yana sivillerden değil miydi?

Cunta kuyrukçuluğu üzerlerinde    çok mu güzel duruyordu?

Bu kaptanlarla bu gemi bir limana yanaşamaz.

Ya kumlara çakılır, ya da kayalara çarpar.

Bu ülkenin ciddi ve tutarlı devlet adamlarına ihtiyacı var.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 348 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Oğuz Güler
Oğuz Güler
ABD-İran savaşı çok düşük ihtimal!
Namık Kemal ZEYBEK
Namık Kemal ZEYBEK
Atatürk ve Türklerin saklı tarihi
Melike BOSTAN
Melike BOSTAN
Uçan Süpürge yükseliyor
Orhan SELEN
Orhan SELEN
İslamla kandırmak
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
İnsan olmak zor zanaat…
Murat POLAT
Murat POLAT
Çukurambar’a takılan siyasetçiler kim?
Tuncay ALTUN
Tuncay ALTUN
Gönül kırdınsa boşa kürek çekmişsin  
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva