Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
YAZARLARAdnan Zeki Bıyık

Adnan Zeki Bıyık

Huzur İslam'da mı Jeeplerde mi?

14 Ekim 2020 Çarşamba
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Şeref Bey derlerdi ona. O kadar dürüst bir adamdı ki “ismiyle müsemma canım, şerefli adam” diye anılırdı. Bir kamu kuruluşunda memur olarak çalışıyordu.

Eski bir toros otomobili vardı, camında da “Huzur İslamda” yazıyordu, sabah işe torosu ile bazen de yürüyerek giderdi,  besmele ile yola çıkardı. Günde 100 kez her sabah işe çıkmadan önce “Ya Kerim”  okurdu.

Rabbi yessir duasını da hiç ihmal etmezdi.  Sabah ve yatsıyı mutlaka camide kılardı.

Bir meclise gittiğinde “Selamün Aleyküm” diye esenlik dilerdi, hiç kimseye ayrım yapmadan. Eşi, onu işe gönderirken “Aman Bey helalinden getir ekmeğimizi” derdi. Komşusu Dr. Caner Bey varlıklı adamdı, 4x4 harika bir Jeep’i  vardı. Ama çok mütevazi bir adamdı. Bazen çocukları hastalandığında doktor komşusu onları evinde muayene ederdi. Para almazdı. Şeref  Beyin iki kızı bir oğlu vardı:  Necati, Rukiye ve Zeliha

Oğlu lisede,  kızı Ayşe Türk Dili ve Edebiyatı okuyordu, Zeliha ise Kimya…

Efendi kızlardı, ama lüks yaşama imrenmiyor da değillerdi hani.

Kızlar,  başörtülü idiler…

Azıcık aşları vardı ama ağrısız başları da vardı. Bir gün yine evrak işi ile meşgulken  Şeref Bey, dosyanın arasındaki parayı fark etmişti.

Bir şeyinizi unuttunuz dedi yutkundu.

 Unutmadım, o sizin hakkınız dedi post bıyıklı kalın enseli adam,

Bizimkisi almak istemedi önce ama, nefsi o senin hakkın dedi ona. Dosyaların içinde sanki anlaşmış gibi bir sürü paralar geliyordu. Para parayı çeker kuralı adeta otomatiğe bağlanmıştı. Sıkıntı yoktu nasıl olsa onun hakkıydı dosyada uyuyan yeşiller… Cepleri şişmeye başlayınca önce lüks bir araba aldı, sonra jeep…Doktorun vardı da neden onun olmayacaktı. Benim neyim eksik diyordu. Peşinden güzel bir daire, triplex villa, tatil vs derken bu yaşantı çok hoşuna gitmeye başlamış olmalıydı ki camiye sadece Cuma namazlarına gidiyordu. Beş vakti bırakalı bayağı çok olmuştu. Çocukların ellerinde en iyisinden kürek gibi “S”li telefonlardan

Her gün evimize haram getirme diyen, evin annesi Raziye Hanım da alınan rengarenk elbiseler, saatler, envai çeşit eşya ve takıların büyüsüne kapılmış olmalı ki “Bugün de dışarıda yiyelim Şeref” diyordu. Şeref Bey kızların altına birer araba alınca şehrin gecelerine akıverdi bizim kızlar. İkisinin de sevgilisi vardı, bir şeyler yapacaklardı ama eskiden kalan az da olsa vicdanlarındaki ses onları rahatsız ediyordu. Kızlar şeylerine göre bir hoca bulup mut’a nikâhı kıyıp vicdanlarına bir kamuflaj tokadı indirdiler.

Şeref çalıştığı yerde kısa sürede terfi etti, önce müdür oldu peşinden daire başkanı…

Makam büyüdükçe dosyalardaki yeşiller de büyüdü… Peki bu hikaye nasıl bitti hocam diye merak ettiniz değil mi? Fazla meraklandırmayım da söyleyeyim o halde;

Necati: Liseli aşkıyla gecelere aktığı esnada Eskişehir yolunda trafik kazasında hayatını kaybetti, sevgilisi ölümden kurtuldu ama sakat kaldı. Aracın içinde çok sayıda bira kutusu….

Rukiye : Önce örtüyü attı, rujlar maskaralar, jeanler, kolyeler hızmalar bunları takip etti. Üniversiteyi bıraktı. Mut’a nikâhı ile birlikte olduğu delikanlı (Doğan) kendisini kız kardeşi Zeliha ile aldattı. Sevgilisi Doğan’ı öldürmesi sebebiyle hapsi boyladı. Zeliha: Adını değiştirdi Zeliş yaptırdı. Bu örtüsünü atmadı ama deve hörgücü gibi yaptı. Kürtaj marifetiyle bir çocuk aldırdı. Büyük olasılıkla Doğan’dan peydâh edilmişti. Kürtajdan kısa bir süre sonra intihara teşebbüs etti , ama kurtarıldı şimdi annesi Raziye Hanım’la yaşıyor.

Doğan: Sevgilisinin kıskançlığı sebebiyle vurması sonucu şuan mezarda yatıyor.

Raziye Hanım: Lüks yaşamın etkisiyle boynuzlandığının farkına varmadan kızı Zeliha (Zeliş) ile birlikte yaşamaya devam ediyor. O namazlarını kılıyor. Ama daha önce okuduğu Kuran’ı duvara astı bazı kandil gecelerinde aklına gelirse okuyor. Kocası eve geç geldiği için günün büyük bir bölümünü evde Nihat Hatipoğlu’nun sohbetleri  ve Seda Sayan’ın kadın programlarını izleyerek geçiriyor. Dr Caner: Bir üniversite hastanesinde dahiliye doktoru olarak hayatına devam etmekte. Şeref Bey:  O şimdi Genel Müdür. Tesbihi, duası, namazı hepsi nakavt. Bayramlara bazen de çok vicdanı sızlarsa arar ara cumalara gittiği rivayet ediliyor. Patronu olduğu kurumda  uzman Mualla Hanım’la zavallı eşi Raziye Hanım’ı boynuzlamaya devam ediyor. Bir zamanlar herkesin şerefli adam Şeref Bey dediği Şeref, şimdilerde şerefsiz Şeref olarak anılmakta. Her şeye rağmen paralı olduğu için herkes ona hala Şeref Bey diyor, Sayın Genel Müdürüm diye formel saygı gösteriyor. Şeref Bey’in 350 Bin liralık Jeep’i: Jeep’in arka camındaki “Huzur İslamda” yazısı gitmiş yerine “Alın Teri”!!! gelmiş

Adnan Zeki Bıyık: Trakya’da bir yerde müftü.  Azanlara, şımaranlara Allah’ı hatırlatmaya devam ediyor. Haramla beslenen vücutların yağlı urganlarda can verip ateşte kebap olacağını mütemadiyen haykırıyor,söylüyor,yazıyor, çiziyor.Yapmayın etmeyin mülkü çökertmeyin diye vaaz veriyor ,öğüt veriyor. Sürgün yiyor. Yine de hakkı söylemeye devam ediyor.

Hulâsa; Evet gerçekten huzur İslam’da ama onu hayatınıza koyarsanız huzuru bulursunuz. Ama ona ihanet ederseniz intikamını dünyada da Ahiret’te de çok elim bir şekilde alacaktır.

İslam Dünya ve Ahiret Kurtuluş Reçetesidir.

Vücut harama alışırsa kan onu çeker derler. Siz siz olun kendinizi ve ailenizi üç günlük dünya menfaati için haramla zehirlemeyin. Sofranız helal lokma ile cennet sofrasına dönüşsün… Dostlarım…Sevgiyle Kalınız.

YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
almanya dan bakinca 15 Ekim 2020 Perşembe 20:25

sayin hocam adam huzuru rüsvet.de boldu hani diyorya müslüman niye zengin olamaz cünkü calmasini bilmedigi icin bu vatandas zengin olma yolunu ögrenmis demekki ama haksiz kazanc karsisinda allah.in da bir hesabi var ne zaman nasil bir cezaya carplacaginida allah bilir bilindigi gibi bu tipler cok mallarinin kaynaklarini aciklamazlar ama dünya aleme rezil olmayi tercih ederler saglicakla kalin

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Yaşasın Cumhuriyet!Türkiye
Yaşasın Cumhuriyet!
Patara'dan Galata Kulesi'ne Cumhuriyet kutlamasıMagazin
Patara'dan Galata Kulesi'ne Cumhuriyet kutlaması
Sivasspor evinde kaybettiSpor
Sivasspor evinde kaybetti
Yeni Malatyaspor'da 2 futbolcunun testi pozitifSpor
Yeni Malatyaspor'da 2 futbolcunun testi pozitif
Josef de Souza ile Amilton'a ikişer maç men cezasıSpor
Josef de Souza ile Amilton'a ikişer maç men cezası
Galatasaray'da bir futbolcunun testi pozitif çıktıSpor
Galatasaray'da bir futbolcunun testi pozitif çıktı
Dünyada vaka sayısı 45 milyonu geçtiDünya
Dünyada vaka sayısı 45 milyonu geçti
Meteoroloji'den 9 il için sarı kodlu uyarıTürkiye
Meteoroloji'den 9 il için sarı kodlu uyarı
İşte Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'ni kazanan isimlerKültür-Sanat
İşte Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'ni kazanan isimler
Mansur Yavaş, Atatürk'ün mirasına sahip çıktıTürkiye
Mansur Yavaş, Atatürk'ün mirasına sahip çıktı
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri