Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,8252
    Dolar
  • Euro
    6,5039
    Euro
  • Altın
    289,745
    Altın
  • Bist-100
    97.149,04
    Bist-100
  • ADANA
    26/35°
    ADANA
  • ANKARA
    15/30°
    ANKARA
  • ANTALYA
    23/41°
    ANTALYA
  • BURSA
    22/33°
    BURSA
  • ISTANBUL
    23/30°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    26/37°
    IZMIR
  • KONYA
    18/28°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Turizmde yüzler güldü
Turizmde yüzler güldü
Hükümlüden çarşaflı firar
Hükümlüden çarşaflı firar
3 haftadır yükseliyor
3 haftadır yükseliyor
Velilere uyarı
Velilere uyarı

Orhan SELEN

İlaç gibi öyküler
15 Ağustos 2019 Perşembe

Öyküler yaşamın tutunacak dallarıdır. Dinledikçe güleriz, üzülürüz bazen de ağlarız ama tümünden ders alırız.

Bu yazdıklarım beyinlerini kullananlar için geçerlidir.

Beyin bir süs değildir. Mutlaka günlük yaşamda kullanılmalıdır.*  Bir kayın validenin üç damadı varmış. Bir gün hep birlikte tatile gitmişler.

Kayın valide 'bakalım damatlarım beni ne kadar seviyor' deyip atlamış denize ve boğulma taklidi yapmaya başlamış.

'Büyük damadım boğuluyorum, ne olur kurtar beni' diye başlamış feryat figan etmeye.

Büyük damat hemen koşup kurtarmış.

Ertesi sabah büyük damadın kapısında bir Reno Laguna ve üzerinde bir not 'sevgili damadım, hayatımı kurtardın. Kayın validen'.

Sonraki  gün aynı şekilde ortanca damadı denemiş, o da hayatını kurtarmış.

Onun da kapısında bir Reno Safran ve üzerinden bir not: 'Sevgili damdım, hayatımı kurtardın. Kayın validen'.

Sıra küçük damadı denemeye gelmiş.

 Ertesi gün yine denize girmiş kayın valide. “Küçük damadım boğuluyorum, ne olur kurtar beni “ diye bağırmış.  Küçük damat hiç oralı olmamış, kayın valide boğulup hayatını kaybetmiş.

Cenaze gömüldükten sonra  küçük damadın kapısının önünde bir Ferrari ve üzerinde bir not:

“Sevgili damadım hayatımı kurtardın. Kayın pederin”

Profesör elinde bir Fare ve kutu ile salona girdi. Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında fareyi kutunun içine koydu ve kutuyu kapattı.

Salona dönerek: “Bu kutuya iki gün kimse dokunmasın!” dedi ve salondan çıkıp gitti.

Salondaki öğrenciler olaya bir anlam verememişlerdi. Ne olacağını merak ederek iki gün beklediler.

İki gün sonunda profesör salona girdi ve kutuya yaklaşarak açtı. Kutunun içindeki fare ölmüştü. Sınıfa dönerek farenin neden ölmüş olabileceğini sordu.

Havasızlıktan…Açlıktan… Susuzluktan…

Her öğrenci olabilecek ihtimalleri saymıştı. Profesör kutuyu havaya kaldırıp içini öğrencilere gösterdi. Kutunun her tarafı kemirilmiş vaziyette idi.

– Görüyorsunuz değil mi? Fare anlaşılan çıkmak için çok mücadele etmiş. Bunu kutunun içindeki vaziyetten anlıyoruz. Şu var ki fareyi sizin dediğiniz gibi ne havasızlık nede açlık öldürdü.

Fareyi asıl KARARSIZLIK ÖLDÜRDÜ! Fare kutunun her yerini parçalayıp çıkacağına sadece bir köşesini parçalasaydı ve bunda da kararlı olsaydı çıkıp kurtulacaktı.

Hayatta zaman zaman kararsızlığa düşeriz. “O mu, bu mu?” derken bizim için en kıymetli varlık olan zamanı tüketmiş buluruz kendimizi. Hedeflerimizi çok iyi belirlemeliyiz.

Hayat kararsızlık içerisinde yüzecek kadar uzun değil.

“İradesi kuvvetli insanlar, en dayanılmaz Koşullar altında dahi başarıya ulaşabilirler.”Milton

Adam karısından kuşkulanıyormuş. İzlemeye karar vermiş. Karısının evden süslü püslü çıkıp arabasına bindiğini görünce hemen bir taksi çevirip izlemesini istemiş.

 Karısı yazlık evlerinin önünde arabasını park etmiş, içeri girmiş. Bir süre sonra lüks bir araba içinde bir adam gelmiş, birbirine sarılmış ve içeri girmişler. Kapıda olan biteni izleyen Koca, silahını çekip eve dalacakken taksici kendisini uyarmış. '' Abi, şimdi bir şeyler içiyorlardır, hemen girme, biraz bekle''. Yarım saat beklemiş, anahtarıyla kapıyı açmış, elinde silah içeri dalmış. Karısıyla diğer adamı yatakta yakalamış. Tam silahı çekip vuracakken Karısı ''dur bir dakika, madem vuracaksın yine vur ama önce beni dinle'' demiş. Şaşıran Koca taksiciye dönmüş, taksici'' Abi, silah elinde, kaçacak halleri yok, bekle bakalım ne diyecek'' deyince konuşması için Karısına süre vermiş. Karısı anlatmaya başlamış. ''Hani 5 sene önce  iflas ettiğinde ben bir para bulup getirmiştim ve işini kurtarmıştım ya, işte bu adamdan aldım'' . Kocası afallamış, Karısı devam etmiş '' Hani biz bu evi alacaktık ama paramız yetmemişti, ben de bir para bulup getirmiştim ya, işte bu adamdan aldım''. Kocası iyice afallayınca Karısı devam etmiş '' Hani araba alacaktık ama paramız yetişmemişti, bende para bulup getirdim ya, işte bu adamdan aldım.

Artık ne istiyorsan öyle yap''. Duydukları karşısında ne yapacağını şaşıran Kocası bu defa ne yapayım diye sorar gibi Taksiciye dönünce, Taksici cevabı yapıştırmış '' Ört abinin üstünü üşümesin”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 313 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Araplara bir bakış
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Ormanlarımızı koruyalım
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
100 yıl önce Taşnaksutyun ile günümüzde PKK
Murat POLAT
Murat POLAT
Emniyet müdürlerinin özlük hakları iyileştirilmeli
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva