Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
YAZARLAROrhan SELEN

Orhan SELEN

İznik Ayasofya camisi

21 Ocak 2020 Salı
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Türkiye turizm cenneti bir ülke olması gerekirken gericiliğin zincirlerinden kurtulamadığı için yeterli geliri sağlayamıyor.

Tek başına en az 50 milyon turist çekebilecek İznik yanlış ellerde harcanıyor.

Oysa biraz özen gösterilse Hıristiyanlığın Kabe’si olabilir.

İnanç turizmi çok büyük gelir kaynağıdır ve İznik Hıristiyanlığın yeniden hayat bulduğu bir kenttir.

Ünlü İznik Konsili’ni bilmeyen var mı?

İznik Konsili Hıristiyanlık tarihinde ilk ekümenik konsil olarak kabul edilir. Teslis kavramından ortaya çıkan tartışma Arian İhtilafı diye bilinmektedir. Tartışma, Oğul’un durumu ve Baba Tanrı’yla olan ilişkisi çevresinde geçmekteydi.. İznik Konsil’i 325 yılında toplanmıştır.

Konumuz İznik Konsili değil.       İznik’teki tarih ve onun kötü kullanımı.

Dünya tarihi açısından önemli bir yapı olan Ayasofya mabedi; ilk olarak MS. 7. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen Gymnasium üzerine Bizans döneminde bazilika olarak inşa edilmiştir.

11. yüzyıldaki depremden sonra yenilenmiştir.

Üç sahanlıdır. Orhan Gazi tarafından İznik'in fethiyle 1331 yılında camiye dönüştürülen yapı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından  elden geçirilmiştir.

1935 ve 1953 yıllarında yapılan onarımlar sırasında renkli taşlarla bezenmiş taban mozaikleri ve din görevlilerinin törenler esnasında topluca bulundukları, yarım yuvarlak oturma kademeleri ortaya çıkarılmıştır.

Bir mezar odası duvarında Hz. İsa freski bulunmaktadır.

 İznik ilçe merkezinde, Bizans çağında kentin tam ortasında ve iki ana ekseni oluşturan doğu-batı ve kuzey-güney yollarının kesiştiği yerin güneydoğu köşesindedir.

Yazılı belgelerde adı ilk kez 11 Ekim 787 günü Patrik Trasios yönetiminde toplanan ve üçyüzelli piskoposla çok sayıda keşişin katıldığı Yedinci konsül dolayısıyla anılmaktadır.

Birinci dönem yapısı: Olasılıkla 4. yy. - 5. yy. arasında, Roma Çağına ait bir (gymnasium)'un taş temellerine oturulmuş tuğla duvarlı bir bazilikadır (Erken dönem kilisesi).

Kuzey ve güneyinde, taş temeller üzerinde görülen tuğla duvarlar bu dönemden kalmadır. Harç tabakası kalın ve kullanılan tuğlalar iridir.

Apsisin iç kısmında da aynı teknikle örülmüş duvarlar bulunmaktadır.

Apsisin dış kısmının ilk yapıda üç yüzeyli olduğu ortaya çıkmıştır ki, bu da erken dönem yapılarında görülmektedir. Ana yapıda, batıdan itibaren üç giriş ile üç nefli naosa geçilmektedir.

Orta nefin, yan neflerden dokuz sütun ile ayrılmış olduğu sanılmaktadır. Doğudaki apsis üç yüzeylidir ve bu dönemde posthophorion hücrelerine rastlanmaktadır.

İkinci dönem yapısı: 1065’teki büyük depremde hemen bütünüyle harap olan yapı, daha sonra zemini 1.40 metre yükseltilerek adeta yeni baştan inşa edilmiştir.

Dış duvarlar onarılmış ve orta nef duvarları yapılmıştır.

Apsis beş yüzlü olmuş, kubbeli postophorion hücreleri eklenmiştir.

Bu dönemin yapısında batıdan üç nefli naosa geçilir; yan nefler, orta nefe bir duvar ve ikişer payenin böldüğü üçlü kemer açıkları ile açılır.

Üçüncü dönem ekleri: 1331’te Orhan Gazi zamanında İznik’in fethedilmesinden sonra, yapı yeniden yükseltilmiş, nefleri ayıran destekler değiştirilmiş, minare ve mihrap eklenerek camiye dönüştürülmüştür.

Ancak günümüzdeki minare kalıntısı bu döneme ait değildir.

Gerek bugünkü minare ve gerekse yapıdaki Türk dönemini yansıtan değişikliklerin büyük bölümünde,  Mimar Sinan’ın izlerini bulmak olanaklıdır.

Bu dönemde üçlü kemer açıklıklarının aralarındaki ikişer sütun kaldırılmış ve bugün görülen büyük kemerlerle, onların arasındaki küçük sivri kemerli açıklıklar yapılmıştır.

 1980’li yıllardaki çevre düzenlemesi ve kamulaştırmanın neticesinde Ayasofya’nın etrafındaki yapılar yıkılmış ve etrafı yeşillendirilmiştir.

Aralık 2007 tarihinden itibaren ise Vakıflar Bölge Müdürlüğünün restorasyon çalışması gerçekleştirilmiştir.

6 Kasım 2011 tarihinde Kurban Bayramı 1. günü sabah namazından itibaren bir kısmı cami olarak hizmet vermeye başlamıştır. ,

Cami olarak açılmasıyla birlikte Ayasofya Orhan Camisinin Osmanlı döneminden önceki bazı bölümleri ziyarete açılmıştır.

Bu ziyarete açık bölümlerde geçmişine ait kısımlarının koruma altına alınarak yabancı ve yerli turistlerin  ziyaret etmesi sağlanmaktadır.

YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Derbide gol sesi çıkmadıSpor
Derbide gol sesi çıkmadı
Azerbaycan, seferberlik ilan edildiSiyaset
Azerbaycan, seferberlik ilan edildi
Son 24 saatte 68 can kaybı bin 467 vakaTürkiye
Son 24 saatte 68 can kaybı bin 467 vaka
'Kuduz ölümcül ancak önlenebilir bir hastalık'Türkiye
'Kuduz ölümcül ancak önlenebilir bir hastalık'
'4 milyon ekmek çöpe gidiyor'Türkiye
'4 milyon ekmek çöpe gidiyor'
'Sorunun çözümüne Rusya engel oluyor'Türkiye
'Sorunun çözümüne Rusya engel oluyor'
Kürtaj halen 68 ülkede yasakTürkiye
Kürtaj halen 68 ülkede yasak
Odasında yangın çıkardıSiyaset
Odasında yangın çıkardı
4 taksi durağı mühürlendiTürkiye
4 taksi durağı mühürlendi
Fransızlar hükümete güvenmiyorDünya
Fransızlar hükümete güvenmiyor
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri