Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,0831
    Dolar
  • Euro
    6,5769
    Euro
  • Altın
    315,210
    Altın
  • Bist-100
    119,20
    Bist-100
  • ADANA
    6/19°
    ADANA
  • ANKARA
    0/10°
    ANKARA
  • ANTALYA
    4/15°
    ANTALYA
  • BURSA
    7/12°
    BURSA
  • ISTANBUL
    5/10°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    7/15°
    IZMIR
  • KONYA
    -1/12°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Faciadan dönüldü
Faciadan dönüldü
Derbide ilk golün önemi büyük
Derbide ilk golün önemi büyük
Senatörlerden Pompeo'ya mektup
Senatörlerden Pompeo'ya mektup
AB'nin Libya ambargosu başarısız olacak
AB'nin Libya ambargosu başarısız olacak

M. Yahya EFE

Kıskançlığı bırakalım
24 Ocak 2020 Cuma

Sevgili okurlarım, bugünkü yazımda sizlere kıskançlıktan söz etmek istiyorum. Çünkü son günlerde kıskanç insanların sayısı çoğaldı.

Kıskançlık, herkesin hayatı boyunca, birçok zaman karşı karşıya kaldığı bir duygu durumu haline geldi.

Yalnız insanlar mı, meclisteki iktidar ve muhalefet partisi milletvekilleri de, birbirlerinin yaptıkları iyi şeyleri kıskanıp duruyorlar.

Sivil toplum kuruluşları arasında da kıskançlık duyguları var…

“Biz” değil, “ben” duygusu hâkim... Bu durum, kendini aşamamış ve paylaşma kültüründen nasibini almamış insanlarda daha çok görülüyor (!)

 Bazı düşünürlere göre kıskançlık; bir güvensizlik belirtisi, olgunlaşmamış bir duygu, ya da ruhsal bir bozukluk olarak kabul ediliyor.

Evrimsel psikologlar ise, kıskançlığa yeni bir bakış açısı getiriyorlar. Onlara göre, kıskançlık evrimsel süreç içinde kazandığımız bir duygu ve aşkın koruyucusudur.

Öyle ki bizim atalarımız kıskanç olmayanlar değil, kıskanç olanlardı diyorlar. İşin ilginç yanı, kıskançlığın, aşkın koruyucusu olduğu kadar, onun parçalayıcısıdır da. İdeal evliliklerin temelinde, dozunda kıskançlık ve eşin sadakatine güven duygusu bulunur.

Günümüzde her insanda az veya çok kıskançlık duygusu vardır. Karşısındakini ya sevgiden dolayı, ya da "sende var bende niçin yok" diye mutlaka kıskanır.

Aslında dozunda olan kıskançlık normaldir ve sevginin, bağlılığın bir göstergesi olarak kabul edilir.

Günümüzde kadınlar acaba kıskançlık kavramını biraz abartmıyor mu? Başka kadınların kendilerinden güzel, alımlı veya başarılı olması onları neden bu kadar üzer? Anlamak mümkün değil.

Mesela başarılı olmuş bir kadın, diyelim ki doktor olmuş, çalışmış bir yerlere gelebilmiş. Mutlaka bir kulp takarlar ona. "Doktor olmuş ama giyinmesini bilmiyor, baksana o pantolonun altına o ayakkabı giyilir mi hiç" derler en azından.

Ya da bunun tam tersi, modayı takip eden iyi giyinmiş birine de; "şuna bak, sorsan alfabeyi bile bilmiyordur...” diyerek, kıskançlık belirtileri gösterirler.

Aslında kıskançlık, her insanda bulunan doğal bir duygudur. Ama bunu normal dozunda bırakmak gerekir.

Her insan yaşamının bir döneminde birilerini mutlaka kıskanmıştır. Eğer bu kıskançlık, anormal derecede bir kıskançlık ise, yıkıcı bir saplantıdır ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Kıskançlık doğuştan gelen bir duygu değildir. Sonradan öğrenilen bir duygudur. Kıskançlığın temelinde ise, özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusu yatar.

Kendini dışlanmış hissetme duygusu ise tetikler insanı. Eğer bu kıskançlık duygusu yaşam kalitenizi bozan bir düzeye ulaşırsa, hasta olabilirisiniz ve psikolojik tedavi almanız gerekir.

Hiçbir zaman anlayamadım, insanların başkalarına karşı yoğun duygularla besledikleri kıskançlık dürtülerini. Bu dürtüler, pençesine aldığı insanı yiyip bitiren, beynini altüst eden, hatta fiziksel olarak karın ağrıları çekmesine neden olan bir kıskançlık duygusudur.

İnsan O batağa saplanmayı görsün. Saplandıktan sonra kurtulmak için ciddi olarak çaba sarf etmesi gerekir. Kıskançlık duygusu yenilemez sadece baskılanabilir. Önemli olan şey, kıskançlık duygusunun kıskanılan kişiye zarar verme, laf sokma gibi eylemlere sebep olmasını engellemektir.

Genellikle kişilerin özgüven eksikliğinden kaynaklanan bir sorun olarak kabul edilen kıskançlığın temelinde, çok daha derin sorunlar yatabiliyor.

Onun için bir tür davranış bozukluğu olan kıskançlık duygularına kapılamayalım. 

Yaptıkları iyi işlerden ve başarılarından dolayı bir başkasını kıskanacağımıza, onu örnek alalım, takdir etmesini bilelim. Kıskançlığı bırakalım.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 260 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Namık Kemal ZEYBEK
Namık Kemal ZEYBEK
5 Numaralı hücre
Osman YAZICI
Osman YAZICI
 “Yol” deyip ‘HES’ Yaptılar (1)
Oğuz Güler
Oğuz Güler
Ümit Kocasakal yanlış yolda değil!
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Renkli kefen
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Kilisli Muallim Rif’at Bilge (1)
Tuncay ALTUN
Tuncay ALTUN
Çin’e üzülsek mi üzülmesek mi?
Barışcan İĞREK
Barışcan İĞREK
Dersin adı: Devre arası transferleri nasıl yapılır?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva