Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
YAZARLAROğuz Güler

Oğuz Güler

Kulübede, Tesiste yeşil yem %95-97 su tasarruf ediyor

25 Şubat 2020 Salı
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

İki yıldır yazıyorum ama hidroponik yeşil yemin su tasarrufunda çok önemli olduğunu bilsem de atlamışım. Su az tüketiyor diyordum ama bu tasarrufun %95-97 arasında olduğunu Karabük Üniversitesi Ziraat meslek yüksek okulunun bir araştırmasından (Karabük Üniversistesi  Prof. Dr. Muhammet Karaaslan - Yayın Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 9 (1):27-33, 2014 ISSN 1304-9984, Araştırma Makalesi) ile "Ziraatçiyiz biz" sitesinden okuyunca mutlaka bu işi yazmalıydım. Yeşil yem üretimi ile (hidroponik üretim) tüm büyük baş ve küçük baş varlığımız ile tavuk, hindi, kaz vs ile kültür balıkçılığında yem olarak ciddi mesafeler kat etmemizi sağlayacak. Tavuk ve balık yeminin kilosu genelde 2 TL'den fazladır.

Düşünebiliyormusunuz 1 kg arpadan 7 günde kilosu 20 kr'a yakın mal olan ortalama 8 kg yeşil yem üretiliyor. Oysa samanın kilosu şimdi 80 kr ve yoncanın kilosu 1 lira 25 kuruştur. 1 kg yeşil yem için 2 litre su harcandığını biliyordum ama bunu Ziraatçiyiz biz sitesinde okuyup Muhammet Karaaslan'ın çalışmasını da okuyup doğrulaması olunca yazmam için bunlar yeterliydi. Bu arada yeşil yem toprak ve gübresiz yetişir. Yerel imkanla oluşturulan tesisler veya ahır kenarlarında üretimle yeşil yemden 100 m2 yerde 250-300 dekar tarlaya eş değer yem üretilebilir. Hayvanlarımızda özellikle büyük baş ve küçük baş yem ihtiyacında yeşil yemde nispeten az olan seliloz ihtiyacı için kesif ve kaba yeme ilaveten 30 kg yemin 10-15 kg'ı yeşil yem ile karşılanır ve bu olgu "kamu spotu" ile yaygınlaştırılırsa, milyonlarca ton tatlı SU tasarrufu ile ciddi miktarda da gübre tasarrufu edileceğini örnekleyeceğim.

100 m2 yerde 250 dekar kadar yem üretiliyorsa, yem açığımız 15 milyon ton civarında olup bu yeşil yemin ahır veya tesisiler de üretilmesi ile boşalan tarlalara soya, mısır, arpa vs ekerek kesif yem ihtiyacımızın ithal edilmesini bitirebiliriz. Şimdi sıkı durun 100 m2 yerden 250 dekarlık taze yem üretiliyorsa 1.000 m2 yani 1 dekar kapalı alanda 2.500 dekar tarladan üretilen yem üretilir. 1.000 dekar kapalı tesisten ise 2.500.000 dekar tarladan üretilen yem üretilir. Böylece 8.000 dekar köylü tesislerin de 14.6 milyon ton yem 365 günde üretilebilir. Hasılmatik, Çimmatik, benzeri makinalar ile bu alan 5.000 dekar tesise düşebilir. 8.000 dekar kapalı alan nedir ki Türkiye'nin 100.000 de 1'i. Türkiye'de 40.000'e yakın köy var ve her köye hayvancılık oranı kadar yeşil yem tesisi kooperatif usulü paylaştırılabilir veya herkes kendi üretir. Köylü kendi imkanları ile yeşil yem üretip kalkınınca zaten bu işin mekanizasyonuna geçer. Alan şimdi bile yeşil yem makinalarından alabilir. Ülkemizde Afyon'da 1.000 m2 lik su tankından yılda 70 ton domates üreten tesis var ve toprak alanımız artmayacağına göre artık tesislerde ürün yetiştirme dönemine             gidilecek.

100 m2 tesisten 1 günde en az 500 kilo yeşil yem alınmakta. Bu makinalaşmış hazır tesislerde daha fazla ürün alınmakta ama biz alaylı yani köylü usulünden gideceğiz. Böylece 500 kilo yem için kiloda 2 litre su hesabından günde 1 ton su harcanır. Oysa bu 1 kg emsal yem tarlada üretilse 1 kg yem  için 80 litre su harcandığına göre 500 kg X 80 = 40.000 litre günde 40 ton, ama 39 litre 39 m3 su tasarruf edilir. 1.000 m2 yani 5 ton yem üretilen bir tesiste yani 1 dekar tesiste 390.000 litre yani 390 ton tasarruf oluyor. 1.000 dekar tesis yani 1.000.000 m2 tesisten günde 5.000.000 kg yani 5.000 ton yeşil yem üretiyorsak 365 günde 1 milyon 825 ton yem üretilir. Rakam çok büyük ama eksiğimiz olan 15 milyon ton yem için yaklaşık 8.000 dekar kapalı alan ile hedefimize ulaşırız. Böylece 3 milyar 120 milyon litre yani 3 milyon 120 bin m3 su tasarrufu olacaksa tatlı su fakiri olan bu ülkede bu işi önemsemek gerekir. Bırakın ülkemizi, işe bu yönüne bakarak tüm dünyada bu işi biz yaygınlaştırmalıyız. 8.000 dekar tesis yaklaşık 2 milyon hektar tarla ürününe eş değer yem üretilir. Bu çok büyük hedef ve köylüye ciddi destek gerekli. Kaynakları ise benim geliştirdiğim Turizme Dayalı Ekonomi Modeli ve 2. Lig borsadan  karşılayabiliriz.

Yeşil yemde gübre kullanılmadığından yani yem tam organik olduğundan 15 milyon ton yeşil yem üretirken burada harcanmayan gübre hesabına amatörce bakmak gerek. Bu 15 milyon ton yeşil yem üretimi 20.000.000 dekar alana eşdeğer yerden üretilirdi ama biz 8.000 dekar tesisten olur. Her dekara 20 lira gübre gitseydi 400 milyon liralık gübre bu yeşil yem üretimi ile tasarruf ediliyor. Bu da temiz çevre ve organik üretim demek.

YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Hasan Petekkaya 26 Şubat 2020 Çarşamba 12:00

Bakanlık uzmanlarının bu üründen haberdar olmaması şaşılacak bir şey. Şayet haberleri varsa, bu ürünün yaygınlaştırılması yönünde çaba sarfedilmemesi ise daha büyük bir hayret vesilesi. Ülkemizde, bu yemin işlenmesi için, hiç değilse pilot uygulamalara geçilmesini engelleyen ne olabilir ki... İnsanın aklına ister, istemez komplo teorileri geliyor... Astronomik rakamlar karşılığında, ne idüğü belirsiz yem satan yerli ve yabancı fabrikatörlerin ve ithalatçılarının oluşturduğu lobilerin ve bunlardan nemalananların bunda bir dahli olabilir mi diye düşünceler takılıyor insanın aklına. Bu ürün verimli tarımda, yerine göre ileri yaygın (ekstansif), yerine göre de ileri yoğun (intansif) tarımsal yöntem, teknik ve teknolojilerini seferber eden ve hatırı sayılır tasarruf ve ihracat geliri sağlayan İsrail, Avustralya, Hollanda vb. Ülkeler tarafından kullanılıyorsa, biz neden eli kolu bağlı duruyoruz acaba? Sorgulamak lazım. Verdiğiniz bilgilerle, bizleri aydınlattığınız ve uyandırdığınız için teşekkürler Oğuz Bey.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Türkiye'de kaç kişi sokağa çıkamayacak?Ekonomi
Türkiye'de kaç kişi sokağa çıkamayacak?
Koronaya karşı 'immün plazma' tedavisi devredeTürkiye
Koronaya karşı 'immün plazma' tedavisi devrede
8 bin 41 operasyonda 89 terörist etkisiz hale getirildiTürkiye
8 bin 41 operasyonda 89 terörist etkisiz hale getirildi
Araç giriş çıkış yasağı başladıTürkiye
Araç giriş çıkış yasağı başladı
'Haftada 1 milyon maske, 5 bin tulum üretiliyor'Türkiye
'Haftada 1 milyon maske, 5 bin tulum üretiliyor'
MEB cerrahi maske üretiminde çıtayı yükselttiTürkiye
MEB cerrahi maske üretiminde çıtayı yükseltti
24 terörist etkisiz hale getirildiTürkiye
24 terörist etkisiz hale getirildi
Trump, azil sürecine yol açan başmüfettişi görevden aldıDünya
Trump, azil sürecine yol açan başmüfettişi görevden aldı
Karantinaya uymayan iki ev arkadaşına dijital kelepçeDünya
Karantinaya uymayan iki ev arkadaşına dijital kelepçe
Biz Bize Yeteriz Türkiyem hesap numaralarıTürkiye
Biz Bize Yeteriz Türkiyem hesap numaraları
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri