Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,2243
    Dolar
  • Euro
    7,3364
    Euro
  • Altın
    240,135
    Altın
  • Bist-100
    98,483
    Bist-100
  • ADANA
    20/34°
    ADANA
  • ANKARA
    14/32°
    ANKARA
  • ANTALYA
    17/33°
    ANTALYA
  • BURSA
    12/28°
    BURSA
  • ISTANBUL
    17/25°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    16/32°
    IZMIR
  • KONYA
    12/30°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Yeni dönem başlıyor
Yeni dönem başlıyor
Takip edilecekler
Takip edilecekler
Pes dedirtti
Pes dedirtti
Mutlu turistler tanıtacak
Mutlu turistler tanıtacak

Namık Kemal ZEYBEK

Kuran’da Tanrı inancı
14 Eylül 2018 Cuma

Kur’an’ın doğrudan “Tanrı sözü” olduğuna inanan Müslümanların yanı sıra, “Tanrı Kelamı” söylemenin “Şirk” olduğunu söyleyenler de vardır. Bunlara göre Kur’an “Allah Kelamı” değil “Allah’ın Mahluku”dur. Kelam mı, Mahluk mu tartışması İslam düşünce geçmişinin en önemli konularından birisidir. Söz gelimi Mutezilenin görüşlerini benimseyen Abbasi Halifesi Memun’un “Kur’an Allah Kelamıdır” diyenleri, bu arada Hanbeli mezhebinin kurucusu sayılan Ahmed Bin Hanbel’i kırbaçlattığı bilinir.

“Kur’an’ı, Muhammed yazmıştır ancak kendisine bu sözleri Allah’ın bir elçi-melek olan Cebrail aracılığıyla gönderdiğine içtenlikle inanıyordu” diyenler de vardır.

Kur’an’ı Muhammed adındaki akıllı, vicdanlı, iyi niyetli bir Arap aydınının yazdığını bunu Arapları düzeltmek amacıyla yaptığını söyleyenler var.

Bütün bunlara karşılık, Kur’an’ın bir yerinden ayetler seçip Muhammed Mustafa’yı ve Kur’an’ı kötüleyen karşıtlar da az değil.

Nasıl bakılıp, nasıl nitelendirilirse nitelendirilsin Kur’an’ın yazılmış kitapların en etkili, en önemlilerinden olduğu da tartışılmaz bir gerçekliktir. Bindörtyüz yılı aşan bir dönemden beri milyarlarca insan ona inanıyor, saygı duyuyor, birileri de ondan kaynaklanan bir dini, birçok yönden değişik yorumlarla anlatıp duruyorsa Kur’an’ın önemi tartışılabilir mi?

Kur’an bütün bilgi birikintilerinden sıyrılarak yansız bir göz ile anlamaya çalışanların gözlemine bir göz atalım, konumuza yaklaşalım.

Bilmemiz gereken ilk konu, Kur’an’ın öncelikle Mekke halkına sonra çevre Araplarına, sonra da bütün insanlara seslendiği gerçeğidir. Bunu iyi anlamak için de “iniş sırası”na göre okumak gerekir.

Mekke’de o dönemde “dine dayalı, sömürü ve baskı düzeni” vardır. Bu düzenin baş dayanağı da “Lat, Menat, Uzza ve benzeri putlar”dır. Putlardan oluşan tapınağın gözetleyicileri vardır. Onların başında da Peygamberin amcası Ebu Leheb gelir. Ebu Leheb’in kayınbiraderi Ebu Süfyan Mekke’nin egemenidir. Sömürü düzeninin zenginleri halkı baskı ile yönetirler.

Peygamber bunlara karşı başkaldırır, putların geçersizliği düzenin temelini de yıkacaktır. O yüzden ilk ayetler bu konularla ilgilidir. İlk uyarılacak Kureyş kabilesidir, Kureyşle ilgili sure gelir. Ebu Leheb’i, karısını onlara inananları korkutacak “Tebbet Suresi” gelir. Sonra 23 yıl boyunca gelişmelerin, olayların sordurduğu ya da doğrudan sorulan sorulara karşılık olan ayetler gelir. Peygamberin özel hayatı, evine gelenlerin davranışlarının nasıl olması gerektiği, eşlerinin uyması gerekenler ile ilgili de ayetler gelir.

Musevilerle, Hıristiyanlarla yoğun ilişkiler başladığında da ayetlerin yoğunluğu Yahudi Peygamberlere İsa’ya, Meryem’e yönelir.

Sözgelimi Yahudilerin sorması üzerine Zülkarneyn ayetleri ortaya çıkar.

Araplara anlatımda “Biz ona Arapça bir Kur’an indirdik ki anlayasınız” (12/2, 13/37) “Biz ona yabancı bir dilde Kur’an yapsaydık derlerdi ki, Ayetleri açıklanmalı değil miydi, Arab’a yabancı bir söz mü?” (41/44, 42/7)

Bütün bunlar Kur’an’ın ortaya çıktığı dönem, alan ile olaylarla ilgili yanlarıdır.

Kur’an’ın bir de ister Allah Kelamı, ister Allah’ın Mahluku, ister çok akıllı ve bilgili bir kişinin sözleri diye inanılsın; derin bilgiler ortaya koyan anlatımları vardır. Bunlar çok önceden de birçok yerde bu arada Kök İnanç yollarında kişioğlunun bilincine aktarılmış bilgilerdir.

Bu yazıda Kur’an’da Tanrı İnancının izlerini ayetlere dayanarak ortaya koymak istiyorum. Öncelikle varlık birliği inancını ortaya koyan ayetleri okuyalım:

“O, EVVEL’dir, AHİR’dir, ZAHİR’dir, BATIN’dır (57/3)”

Allah başlangıcı olmayan başlangıç, sonu olmayan son, görünenler ile görünmeyenlerin bütünlüğüdür. Türk İnancında bu gerçek Tanrı’nın varolanların tümünü kapsayan GÖK olduğu biçiminde açıklanır.

“Allah Gökler ile Yerin Nurudur” (24/35)

Tanrı İnancında kurtuluşun yolu Tanrıya yönelmek, kişioğullarına, tüm canlılara, doğada varolan nesnelere kötülük yapmamak, iyilik yapmaktır.

Kur’an’da kişioğulları için kurtuluş yolu birçok yerde, özellikle Asr Suresinde şöyle açıklanır:

“Yanlış yolda giden, kötü işler yapanlar sonunda acıları tadacaklar.

İnanıp, doğru yararlı işler yapanlar, birbirlerine doğruluk ile doğruluk yolunda direnmeyi salık verenler kurtulacak umduklarına erişeceklerdir.” (Asr Suresi)

Ön Türklerde ortaya çıkan sonra bütün budunlara yayılan, yayıldıkları yerin ortamına uygun ayrıntılara, yorumlara ulaşan Kök İnanç, adına Müslümanlık denilen dinin derinliklerinde de vardır.

Bu çalışma ne Türk İnancının yayılmasını sağlamak ne de bu inanca dinlerden sağlamalar bulmak amacıyla yapılmamıştır. Olanı olduğu gibi belirleyip, yazıp ortaya koymak istedim. Ötesi, isteyen istediği gibi anlayıp yazabilir. Yazılacak onaylayan ya da karşı çıkan yazılara da saygıyla bakarım. Türk İnancı ile Kur’an arasındaki ilişkiyi birilerinin daha ayrıntılı yazmasını da dilerim.  

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 331 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Osman YAZICI
Osman YAZICI
Özel Okullar- beyin göçü ve şimdiki gençler
Harika ÖREN
Harika ÖREN
Türkiye’de Kültür Sanata Yatırım
Feyzullah Aydaş
Feyzullah Aydaş
“Para mantığı” işi çözer mi?
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Kazakistan dünyada barış istiyor  (1)
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Çocuklarla doğru iletişim…
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
Orta Vadeli Program’da Üç ‘D’ vurgusu
Murat POLAT
Murat POLAT
Yazıcı ailesini yıpratmaya çalışıyorlar
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva