Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,7132
    Dolar
  • Euro
    6,2960
    Euro
  • Altın
    275,581
    Altın
  • Bist-100
    102.544,00
    Bist-100
  • ADANA
    21/32°
    ADANA
  • ANKARA
    10/21°
    ANKARA
  • ANTALYA
    22/33°
    ANTALYA
  • BURSA
    13/26°
    BURSA
  • ISTANBUL
    16/25°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    21/30°
    IZMIR
  • KONYA
    12/19°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Brexit medyayı böldü
Brexit medyayı böldü
Bütçe fazla verdi
Bütçe fazla verdi
Çiftçiyi rahatlattı
Çiftçiyi rahatlattı
Meteorolojiden uyarı
Meteorolojiden uyarı

Özgür GÜVENÇ

Kurdele kesilen açılışlar Ve Başkancılık
9 Nisan 2018 Pazartesi

Sürekli şahit olduğum bir fotoğraf karesinden bahsetmek istiyorum bugün. Uzunca gerilmiş bir kurdele önünde yan yana dizilmiş beş-altı kişi ellerinde birer makas, uzunca bir konuşmanın ardından açılış yapıyorlar. Bu gelenek nerden gelmiş yerleşmiş acaba? En gereksiz durumlarda bile sergilenen bu tören artık ülkemizde bir alışkanlık olmuş, kimi zaman da komik durumlara yol açmış. Zaten kurdele kesilerek yapılan açılışlarda asıl "başkan"ın yaptığı kesimden sonra diğer kişilerin de ellerinde makasla durması biraz saçma oluyor. Kimi zaman yeterli sayıda makas bulunamıyor, kurdelenin boyu yetmiyor vs...

Ayrıca kurdele töreninin gerçekleştiği yerdeki yapı, hizmet vs. zaten devletin vermesi gereken bir hizmet. Bu hizmeti halka sunarlarken de bir karşılık (oy) beklenerek hediye verme durumu gerçekleşiyor gibi. Oysaki madem siz bu hizmeti halka, vatandaşa hediye ediyorsunuz bırakın kurdeleyi vatandaş kessin.

Yukarıdaki törenlerde amaçlanan hep medyada gözükmek, halkın bilincindeki yeri pekiştirmek, ve aslında yapılması olağan olan hizmeti bir lütufmuşçasına sunmak.

Yukarıdaki gelenek gibi beni rahatsız eden bir başka durum da hemen hemen her kurumda bulunan "başkancılık" durumu. Tamam; saygı olarak söylenen bir kelime fakat bazı durumlarda ipin ucu fazlasıyla kaçıyor. Belediyelerde, devlet dairelerinde, kuruluşlarda sık rastlanan, askeri sistemi aratmayan gizli bir rütbeleşme gibi duran bu alt üst ilişkisi hiç hoşuma gitmiyor. Vatandaş da farkında olmadan yeri geldiğinde işini hallettirmek, bazen de suçluluk psikolojisi ile bu tiyatroya katılıyor.

Unutulmaması gereken şu ki, milletvekilleri ve en tepedeki yöneticiler dahil bu kişiler bizden alınan vergilerle maaşlarını alıyor, vatandaşın işini görmek, sorunlarını çözmek için çalışıyorlar, görevleri bu. Ama o kadar kontrolsüz ve hukuktan uzak bir düzen oturmuş ki hizmet ve denetim hiç bir zaman hakkı ile yapılmıyor. Vatandaş da mecbur uymak zorunda kalıyor. İçlerinden çıkan bir kaç "çıkıntı" kişi sistemi eleştirdiği ve yorum yaptığı zaman dikkati üzerine çekiyor, işleri zora koşuluyor.

Cumhuriyetin ilk yıllarında bu "başkancılık" mevzusunun olduğunu hiç sanmıyorum, herkes birbirine medeni bir şekilde isminin sonuna bey/hanım ekleyerek hitap ediyordu herhalde. Sanırım sonradan yaygınlaşan cemaat kültürü ile pekişen biat etme geleneği de bu alışkınlıkta rol oynuyor olabilir.

İşin özeti kişiler/kurumlar ve burada çalışanlar yaptıkları işlerdeki saygınlıklarına göre değerlendirilmelidir. Hiç birinin unvanı diğerleri üstünde baskı, otorite, sınıf farkı oluşturacak biçimde fark yaratmamalı. Toplum içerisinde herkes birbirine bir fayda sağlamakla yükümlü, sağlıklı ve medeni bir toplumun gelişimi ve yaşaması buna bağlı. Biat eden, başında onları güdecek bir çoban arayan koyunlaşmış toplumlar  her zaman onları güden çobanın dünya görüşü ve istekleri doğrultusundaki bir hayata göre yaşamak zorunda kalırlar. Unutmayın ki gerçek iyilik karşılık beklenmeden yapılandır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 1765 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Osman YAZICI
Osman YAZICI
Doğarken ve Ölürken
Harika ÖREN
Harika ÖREN
14. Contemporary İstanbul 2019
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Sağ ve Sol
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Herkes bu vatanın öz evladı
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
Üç kez başarısız kalmış bir bağış (Kitap) girişiminin öyküsü
Murat POLAT
Murat POLAT
Kabine masaya yatırılıyor 
Cem POLATOĞLU
Cem POLATOĞLU
12 Eylül çocuklarıyız biz
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva