Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,0831
    Dolar
  • Euro
    6,5769
    Euro
  • Altın
    315,210
    Altın
  • Bist-100
    119,20
    Bist-100
  • ADANA
    6/19°
    ADANA
  • ANKARA
    0/10°
    ANKARA
  • ANTALYA
    4/15°
    ANTALYA
  • BURSA
    7/12°
    BURSA
  • ISTANBUL
    5/10°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    7/15°
    IZMIR
  • KONYA
    -1/12°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Faciadan dönüldü
Faciadan dönüldü
Derbide ilk golün önemi büyük
Derbide ilk golün önemi büyük
Senatörlerden Pompeo'ya mektup
Senatörlerden Pompeo'ya mektup
AB'nin Libya ambargosu başarısız olacak
AB'nin Libya ambargosu başarısız olacak

Osman BAŞ

Mahalle sakinleri (2)
24 Ocak 2020 Cuma

Mahallemizin çocukları; Bir hafta daha çok sıkı ve istekle çalışırlar. Aileleri de bu çalışmalara seve seve katkı sağlar. Çocukları yarışma ile ilgili tüm isteklerini karşılarlar. Komşulardan çocukların çalışmalarını gören veya duyanlarda inanırlar. İlde yapılan bisiklet yarışmasında birincinin mahalleden çıkması için bazı komşular dua etmeye dahi başlamıştır.

Bir hafta geride kalmış, heyecanla sabaha nasıl ve ne ile gideceklerini öğrenmek için Mehmet beyin evine giderler ama yine evde olmadığını eşinden öğrenirler. “Çocuklar ben söyleyeceğim. Benim de bilgim yok. O bir şeyler düşünmüştür. Siz şimdi gidin dinlenin. Sabah ola hayır ola ”der. Çocukların morali bozulur. Yarışma bir kandırmaca mı, oyalama mı? Birçok soru ile dağılırlar.

Sabah aynı saatte hazır olan çocuklar, yarışmaya gitmek için bisikletlerini de alıp mahallede toplanırlar. Ama kendilerini yarışmaya götürecek Mehmet amcaları henüz ortada yoktur. Beklemekten usanıp kapıya vururlar. Heyecanla beklemeye başlarlar. Kapı uzun süre açılmaz.

Kapı açıldığında duymak istemedikleri açıklama yapılır. “Çok üzgünüm yarışma iptal edilmiştir. Akşam eve geç geldiğim için size iletemedim. O nedenle gitmiyoruz. Herkes evine gitsin. Kusura bakmayın çocuklar. Bende çok üzgünüm.”

Çocuklar bu cevaba şaşırmazlar. Sanki bekliyorlar gibi. Hiç konuşmazlar. Uzun süre öyle kapının önünde sessizce beklerler. Çocukların bu hali birkaç balkon ve pencereden aileler tarafından izlenmektedir.

Hayatın yalnızlıkları, hayal kırıklıkları nefes aldığımız sürece bize de uğrar. O anların adını ve soyadını koymakta zorlanır insan. Çoğu zaman nedenleri sorgulamaktan kaçınır. Alması gerekli tedbirleri bilmesine rağmen sükût eder.

Yorum yapmanın bir faydası yoktur. “Ben zaten biliyordum. Bizi kandırdı.” Gibi cümleler herkesin ortak noktasıdır. Çocukların üzüntüleri, aileler tarafından da bilinir ve “Çok ayıp etti. Şu çocuklar kandırılır mı? Ayıp, ayıp çok ayıp. Şunun şurasında komşuyuz. İnsan bu çocukların oynadıkları oyundan rahatsız olup kandırır mı? Onca hazırlık yaptılar. Çalıştılar. Diyenler ve gülenler olur.”

Aynı günün ikindi sonrası bütün çocuklar tekrar bir araya gelirler. Kendi aralarında bir ceza kararı almak için tartışmaya başlarlar. Son derece hararetli ve kararlıdırlar. Kendilerine yapılan           karşılıksız kalmamalıdır.

“Bisikletini çalalım. Yok, yok tekerlerini keselim.” Evet diyenler. Daha ağır ceza olmalı diyenler. Her sabah okula gitmeden bir saat önce toplanalım, penceresinin önünde bağırıp çağıralım. Uyutmayalım. Penceresini taşlayalım.” Uzayıp gider.” “Pikniğe götürsün. Küçük yayla, Borabay Gölü, Düden olabilir.”

Sokaktan gelip gidenlerin dahi duyacağı sesle rahat bir şekilde konuşurlar. Akşam olmak üzeredir. Ahmet Bey oğlunu eve götürmek üzere geldiğinde çocukların kendi aralarında yaptıkları tartışmayı dinlemiş, hoşuna da gitmiştir. Ali bir anda yeni bir şey ortaya atar. “Durun bakalım aklıma yeni bir fikir geldi.” Herkes susmuştur. Heyecan yenilenmiştir. “ Bando takımı kuralım. Elimizde, avucumuzda ne varsa arayıp, tarayıp bir bando takımı kuralım. Tenekelere ip bağlayalım. Bir davul ve çubuklar yapalım. Birimiz bando şefimiz olsun.” Her sabah okula gitmeden önce 1 saat yattığı pencere önünde bando yürüyüşü yapalım. Takımı kurmak ve malzemeleri ayarlamak, yapmak için büyüklerin desteğini de almamız gerek.” Çocuklar kısa bir sürede başta tenekeler olmak üzere buldukları malzemelerle bando takımını kurarlar ve ilk cumartesi sabahı planlarını uygularlar. Yaklaşık bir saat sürer. Pencerede bir hareket yoktur. Birkaç komşu sesi duyar dışarı çıkar ama müdahale etmezler. Pazar sabahı da aynı çalışmayı yaparlar. Üst komşusu çocukların yanına gelerek “ Ne yapıyorsunuz çocuklar. Kolay gelsin. Ama boşa çalıyorsunuz. Onlar hafta sonu köye gittiler.”

Çocuklar yine hayal kırıklığı yaşar ve üzülürler. Öğleden sonra köyden dönünce komşularından olanları öğrenir. Ve çarşıya çıkmaz. Hanımı konuşup çocukları akşam eve davet için hazırlıklar başlar. Çocukları toplaması için yeğeni Salih’i görevlendirir. Evde çay, pasta börek ve tatlı hazırlanır. Çocukların tamamına yakını bu davete katılır. Ve barış için ilk adım atılır. “ Her şey konuşulur. Yapılan sürede çocukların kazandıkları olumlu çalışmalardan bahseder. Çalışıldığında başarılmayacak hiçbir şeyin olmayacağı üzerinde durulur. Çocuklardan özür de dilenir. Pasta börek, tatlı meyve suları ve çaylı birkaç saatin sonunda bir hafta sonu piknik sözü ile tatlıya bağlanır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 336 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Namık Kemal ZEYBEK
Namık Kemal ZEYBEK
5 Numaralı hücre
Osman YAZICI
Osman YAZICI
 “Yol” deyip ‘HES’ Yaptılar (1)
Oğuz Güler
Oğuz Güler
Ümit Kocasakal yanlış yolda değil!
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Renkli kefen
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Kilisli Muallim Rif’at Bilge (1)
Tuncay ALTUN
Tuncay ALTUN
Çin’e üzülsek mi üzülmesek mi?
Barışcan İĞREK
Barışcan İĞREK
Dersin adı: Devre arası transferleri nasıl yapılır?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva