Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,3308
    Dolar
  • Euro
    6,0595
    Euro
  • Altın
    213,350
    Altın
  • Bist-100
    92,227
    Bist-100
  • ADANA
    12/18°
    ADANA
  • ANKARA
    0/8°
    ANKARA
  • ANTALYA
    6/15°
    ANTALYA
  • BURSA
    2/7°
    BURSA
  • ISTANBUL
    4/8°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    6/12°
    IZMIR
  • KONYA
    3/9°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Kanseri erken teşhis ediyor
Kanseri erken teşhis ediyor
Engelli çocuğa darp
Engelli çocuğa darp
Milyonluk operasyon
Milyonluk operasyon
Belirsizlik sürüyor
Belirsizlik sürüyor

M. Arif DEMİRER

“Menderes sorumsuzca para bastı enflasyon da azdı”
11 Ekim 2018 Perşembe

27 Mayıs’tan sonra çok sık tekrarlanmıştır bu iddia. Sinan Meydan da yazısında bu tür kulaktan dolma bilgileri şekerin 1955 yılında karneye bağlanması ile irtibatlandırmıştır:

“1954’teki kuraklık nedeniyle tarımsal üretim % 20 oranında düştü. Öyle ki, Türkiye 1954’de buğday ithal etmek   zorunda kaldı. Birçok mal karaborsaya düştü. 1954 sonunda piyasada nal çivisi bulunmuyordu. 14 Mart 1955’de kişi başına 250 gr şeker dağıtımı başladı.”

Şimdi gerçeklere bakalım ve şeker ile başlayalım. 1950 yılı başında şekeri fiyatı 160 krş/kg idi. Üretim (ATATÜRK döneminden kalan dört fabrikada) zorlanarak, 137 bin tona çıkmıştı. Karaborsa ya da şeker bulamama sorunu yoktu.

1953 yılında Adapazarı, 1954 yılında Amasya, Konya ve Kütahya fabrikalarının yatırımları tamamlanarak üretime geçmeleri sağlanmıştı. Bunlar ATATÜRK Döneminde kurulan şeker fabrikalarından daha büyük kapasiteli fabrikalardı.

1954/155 şeker üretimi 370 bin tona çıkmıştı.

Buna rağmen 1955 yılı Mart ayında şeker neden talebi karşılayamamıştı da dağıtımı sınırlanmıştı? (Fiyatı 1950 yılının ikinci yarısından beri değişmemişti: 130 krş)

Bu soru elli yıldır ne sorulmuş ne de cevabı aranmıştır !

Karayolu – Demiryolu Dengesinin Tarihçesi, 1923 – 2015 başlıklı kitabımda ayrıntılı bir şekilde anlattığım gibi, ellili yılların ortalarından itibaren artan motorlu taşıt araçları (traktör, kamyon ve tenteli Jeep taksiler) ve köy yollarının yapımının hızlanması sonucu, daha önce ulusal üretimden pay alamamış (örneğin, şeker ile tanışmamış) köylü tüketici konumuna geçmeye başlamıştı. 1950’de 16 milyon köylü, 5 milyon kentli var iken 1955 yılında bir yanda genel nüfus artışı öte yanda yeni kurulmaya başlayan köy bakkalları sayesinde ulusal üretimden köylü nüfus da payını almaya başlayınca hiçbir mal yetmez olmuştu.

Ancak; 1956 yılı sonunda Kayseri, Burdur, Susurluk, Erzurum, Erzincan, Elazığ ve Malatya şeker fabrikaları da üretime başladıktan sonra, 1960 yılında 28 milyona çok yaklaşmış olan genel nüfusun tamamı şeker tüketebilmiş ve darboğaz sona ermişti. 1960 şeker üretimi 644 bin ton olmuştu. Türkiye 1950 – 1960 arasında çok hızlı büyümüştür. Üç çarpıcı örnek (rakamlar yuvarlanarak):

Toplam Bitkisel Üretim (Buğday – arpa, elma – armut, üzüm – zeytin vs.) 15 milyon tondan 35 milyon tona çıkmıştır.

Sanayide tüketilen elektrik enerjisi: 500 milyon kwst’ten 1 750 000 kwst’ ‘e yükselmiştir.

Çimento üretimi: 400 bin tondan 2 040 bin tona çıkmıştır.

Bunlar 8 milyar dolar karşılığı toplam yatırım sayesinde gerçekleşmiştir.  O tarihte en büyük yatırım, ilk kapasitesi 500 bin ton yassı çelik (saç) olan ERDEMİR yatırımı, 300 milyon $ idi.

Bütün bu gerçekler 27 Mayıs’tan sonra yalnız Yassıada rezaleti tartışıldığı, Demokrat Parti iktidarı döneminde Menderes Hükümetlerinin yaptıkları hiç anlatılmadığı, belgelenmediği için, Sinan Meydan gibi Atatürkçüler ATATÜRK’ü tekellerine almış, Menderes, Zorlu ve Polatkan’ı 1961’deki idamlar yetmezmiş gibi sürekli asmaya devam etmişlerdi.                

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 170 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Oğuz Güler
Oğuz Güler
Siyasette gidişat çok belirsiz...
Feyzullah Aydaş
Feyzullah Aydaş
Her zaman şampiyon olmak…
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Yanlış kutlama
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Yardımlaşmak insanlık görevidir
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
Osmanlı’nın çöküşünü hazırlayan dış borçlar 16 yıllık iktidarında
Murat POLAT
Murat POLAT
Erdoğan bürokratları uyarıyor
Ali COŞKUN
Ali COŞKUN
Dil yarası geçmez
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva