Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,1355
    Dolar
  • Euro
    6,6727
    Euro
  • Altın
    325,070
    Altın
  • Bist-100
    114,37
    Bist-100
  • ADANA
    6/19°
    ADANA
  • ANKARA
    0/10°
    ANKARA
  • ANTALYA
    4/15°
    ANTALYA
  • BURSA
    7/12°
    BURSA
  • ISTANBUL
    5/10°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    7/15°
    IZMIR
  • KONYA
    -1/12°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
İtalya Serie A'da 6 maç seyircisiz oynanacak
İtalya Serie A'da 6 maç seyircisiz oynanacak
Başakşehir  liderliğe yükseldi
Başakşehir liderliğe yükseldi
Elektronik sigara ithalatı yasaklandı
Elektronik sigara ithalatı yasaklandı
YDS başvuruları yarın sona erecek
YDS başvuruları yarın sona erecek

M. Arif DEMİRER

Montrö’den (1936) NATO’ya (1952) izini yitirdiğimiz çizgi
27 Ocak 2020 Pazartesi

ATATÜRK Türkiye’si; Lozan’da ‘Sözde’ Galiplerden alamadığını İsviçre’nin bir başka küçük şehrinde Montrö’de almıştı: Boğazlarda  T. C. egemenliği.

İnönü’nün damadı, Demokrat Parti karşıtı ama büyük gazeteci, rahmetli Metin Toker’in küçük fakat önemi çok büyük bir kitabı var: Türkiye Üzerinde 1945 Kabusu.

Bugün önemini ya unuttuğumuz ya da tam algılayamadığımız için Kanal İstanbul tartışmalarında üzerinde pek durmadığımız Montrö’nün, Türkiye’ye sağladığı hakları o tek başına ama dimdik durmayı becerdiğimiz 1945 yılında nasıl elimizden koparıp almak istediklerinin öyküsünü kayınpederinden dinlemiş ve o kıvrak üslubu ile yazıvermiş.

1945 yılında Montrö Sözleşmesinden kaynaklanan haklarımızı kimler elimizden almak ya da iptal ettirmek istemişler?

Baş aktörler Stalin ve Dışişleri Bakanı Molotov. 1939’dan kalma İttifak (İş Birliği) Antlaşması imzaladığımız İngiltere’nin yakında seçimi kaybederek Başbakanlıktan uzaklaşacak lideri Churchill, vefatından önce ABD Başkanı Roosevelt ve yerine geçen Truman.

Evet, 1945 yılında Molotov 7 Haziran günü baklayı ağzından çıkararak Boğazlar’da ortak yönetim, diye tutturmuş, İngiliz ve Amerikalılar da (her iki ülkede lider değişikliği yaşanmış olması - Roosevelt yerine Truman, Churchill yerine Attlee – Boğazlar sorununu bizim açımızdan daha da zorlaştırmıştı) Boğazların yönetiminin uluslararası bir kuruluşa bırakılmasını düşünmüşlerdi. Sovyet talebinin bir de Çoban Salatası vardı: Diyaspora kaynaklı Kars-Ardahan toprak talebi: 15 bin km2, Türkiye’den koparılarak Ermenistan Sovyet Cumhuriyetine (29 bin km2) eklenecekti. Ermenistan, Anadolu’ya tepeden bakar olacaktı.

Kabusu yaratan ve yaşatanlara T. C. Cumhurbaşkanı 1 Kasım 1945 günü TBMM Açış Nutkunda gereken cevabı vermiştir: “Haklarımızdan hiç kimseye verilecek borcumuz yoktur.”

Olaylar o tarihten sonra hızlı bir şekilde ilerlemişti:

5 Ocak 1946 yeni Başkan Truman Dışişleri Bakanına, “Stalin’e bir demir yumruk uzatarak DUR demek gerekiyor” demiş, 5 Nisan günü o demir yumruk (dünyanın en büyük savaş gemisi Missouri) İstanbul’a gelmiş ve bir yıl sonra da ABD ile ilk ikili antlaşma imzalanarak 95 milyon dolarlık askeri silah ve teçhizat, 5 milyon dolarlık karayolu yapımında kullanılmak üzere iş makineleri gelmişti.

1948 yılında Türkiye 22 bin kilometre uzunluğunda karayolu projesini başlatmıştı. Nihat Erim Bayındırlık Bakanı idi.

Türkiye, 2. Dünya Savaşı’na katılmadığı için Marshall Planı fonlarından yararlanamamıştı. Ancak, ısrarı üzerine 1948 yılında Plan kapsamına alınmış ve ABD ile ilk Ekonomik İş Birliği Antlaşmasını (10 milyon dolarlık !) imzalayarak yatırımları için kaynak bulabilmişti.

15 Temmuz 1939 tarihinde ABD’nin kuruluşunun 150’inci yıl dönümünü kutlamak üzere PTT’ye hatıra pulu bastırarak pulda Roosevlet ile kendisini yan yana göstermek suretiyle bütün dünyaya bir mesaj veren 2.Cumhurbaşkanı, Amerikalı Prof. Weisband’ın dediği gibi 1943 Kahire Konferansından beri ilahi bir gerçekçilik ile Türkiye’yi bir Romanya olmaktan kurtarmış ama 1949’da kurulan NATO üyeliğini gerçekleştirememişti.

Ülkenin güvenliği için gerekli o halka ise bugün izini yitirdiğimiz çizginin (ATATÜRK -İnönü – Bayar) üçüncü aktörü, 3. Cumhurbaşkanı Bayar tarafından tamamlanmıştır, 18 Şubat 1952.

Türkiye, bugün Kanal İstanbul’u tartışırken Montrö ile kazandığı hakları unutmamalıdır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 284 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Oğuz Güler
Oğuz Güler
Kulübede, Tesiste yeşil yem %95-97 su tasarruf ediyor
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Defne yaprağı
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
Emeklinin sesini hiç mi duyan yok?
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Mutluluğun sırrı…
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
9.8.1938 tarihli The Times’ın dünyadaki son nüshası artık Ankara’da
Murat POLAT
Murat POLAT
Parlamenter sistem tekrar gözden geçirilmeli
Ali COŞKUN
Ali COŞKUN
Atatürk ve milli egemenlik
Orhan SAL
Orhan SAL
Bu yenilgi Mustafa Reşit Akçay'a yazar !
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva