Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı
YAZARLAROsman BAŞ

Osman BAŞ

Necesen yahşısan mı? * (2)

25 Temmuz 2020 Cumartesi
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Karabağ, Hocalı, kaçkınlar ve kamplarla ilgili yetkililerden bilgi alıyor,  sabah olsun, güneş doğsun istiyor, ziyaretlere başlamak için sabırsızlanıyorum. Biline ki çok üzülüyorum. Ülkemdeki insanım da üzülüyor. Bakü dışında kampları ilk ziyaret edişim olacak. Çok meraktayım.


Ey bülbül!  Sen şahitsin ki ben seher de sefere çıkıyorum. Altın mekânlarda iskân edilsen de ille de toprağım diyen, kadın anaların, dedelerin, çocukların yanına bayramın ikinci ve üçüncü günü onlarla beraber olmak için ailemle gidiyorum.
Dayanılmazları yaşamak çok zordur. Acı ya da mutluluk çağrıştırmasının önemi yoktur.


Yâr adına, güle bülbül adına, hasret adına, bir yudum su serinliğinde derinden bir “ohh” , “off” çekerek alınan bir nefesin vücuda üflediği ne ise onu yaşıyorum.
Biliyorum çok duygusal bir yapım var. Ilık bir kış günü Büyükelçimiz Ünal Çeviköz Beyin organize ettiği müşavirlerimizin de katıldığı Karabağ Kaçkınlar ve Mecburi Göçgünler Kampı ziyaretimize Ağcabedi’yle başlıyoruz. Vali Bey dâhil ilin idarecileri de bize katılıyor.


Kampta güzel konuşmalar yapılıyor. Büyükelçimiz ve İl valisi dinleyenleri rahatlatırken, yardımların süreceğini ifade ediyorlar. Görevliler yardım paketlerini dağıtıyor. Bulunduğumuz alan çok kalabalık. Harika bir tablo var. Bir milletin evlatları kucaklaşıyor, sohbet ediyor, dertleşiyor, kamptaki sıkıntılar dile getiriliyor. Kampa gelişimiz nedeniyle mutluluktan ağlayanların sayısı az değil. Hüzün de olsa bayramın manevi yansıması, birleşmek, bütünleşmek, kardeşliğin özel ve gizil bütün yönlerini bu kampta bulunanların yaşadığını görmek, tespit etmek, dahası orada olmak, bayramı paylaşmak.

Rol yok, riya yok, her şey olması gerekli şekilde yürüyor. Eşim, oğlum ve ben kampta yaşayanların arasındayız. Herkese uğruyor, büyüklerin ellerinden öpüyoruz. Tokalaşıyoruz. Bebeleri seviyoruz.” Hoş geldiniz.” Diye başlıyor ve kucaklıyorlar. Kamplarda mevcut durum birinci ağızdan bize iletiliyor.


Bu kitabın ortaya çıkış noktası, ziyaretin en önemli anındayım. Alanın hemen yanında okul var. Zil çalınca hemen eğitimci oluşum nedeniyle ilgim okuldan alana doğru koşan öğrencilere yoğunlaşıyor. Onlarca koşan öğrenci arasında biri özellikle bana doğru koşuyor. İki metre kala aniden durup beni inceliyor. Heyecanlı ve gülümseyen yüzü, ışıklar saçan gözleriyle dikkatimi çekiyor. “ Nicesen, yahşı mısan? ” diyor. 
Nice miyem? Yahşı mıyam? Kelimeleri dakikalarca tekrarlıyorum.  Her şey donuyor. Onca insan, onca ses,  Her şey dondu… Onca… Oncalar dondu. Vahit bana bakıyor ben Vahit’e bakıyorum.


Ne olduğunu, ne düşündüğünü, nereye aktığımı bilmeden bakıyorum. Yüz hatları zaman zaman değişiyor, mahcuplaşıyor. Bazen gülümsemeye çalışıyor. Ama bakıyor, yanımda mutlu gibi duruyor. Ne desem Vahit’e, “Yahşiyem “ diye mi haykırsam? Kollarımı açıyorum. Sarılıyorum. Dakikalarca öylece kalıyoruz. Vahit, vahit, Vahit… Sen benim yüreğimde Karabağ şahini olacaksın. Nerede Karabağ olsam, konuşsam, şehitleri ansam bir şahin uçmaklığında daima benimle duracak, o anı hatırlatacaksın.
Ağcabedi ziyaretinde “Biz yardım istemiyoruz, toprağımızı istiyoruz. Evimizi, ağılımızı, bağımızı, bahçemizi istiyoruz. Siz büyük devletsiniz, biz kardeşiz, bize kömek edin. Doğduğumuz, büyüdüğümüz, yaşadığımız topraklardan Ermenileri kovun. Ne olur, ne olur…”  Seslerin karışımında sarıldım Vahit’e… Hem de sımsıkı… Öptüm yanaklarından… Eğildim gözleri dolmuştu. Biliyor musun baban şimdi cennette yaşıyor, ağlama, üzülme, sen şehit oğlusun…” Vahit’e anlatacak öyle çok şey var ki… Kim bilir zaman içinde Vahit olanları, yaşadıklarını daha iyi anlayacak.
Şehitlik; yüce dinimizin belirlediği ve kutsal kitabımızda övgüyle bahsettiği bir kavramdır. Kur’an’ı Kerim’de Bakara Suresi 154. ayetinde ifade edildiği şekliyle “Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Aslında onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz” denilmek suretiyle şehitliğin, Allah katında büyük bir değere ve yüce bir makama sahip olduğunu belirtilmiştir.


Şehitlik malıyla, canıyla Allah yolunda, O’nun dinini yüceltmek, sahibi olduğu yurdunu, vatanını, ırz ve namusunu korumak amacıyla savaşan kimselere; niyet ve gayretlerini kanlarıyla mühürlemiş olmaları sebebiyle Allah'ın verdiği bir unvandır. İslam dinine göre bütün ameller niyetlere göredir ve Allah için yapılan hiçbir amel karşılıksız 
kalmayacaktır. Hal böyle olunca en değerli varlığı olan canını Allah yolunda feda eden kimselere Allah, şehitlik unvanını layık 
görmüştür. Bunları Vahit ve yanımızda 
bulunanlarla paylaşıyorum.


Beni okuluna götürüyor. Nöbet görevi nedeniyle okulda kalmış öğretmelerini tanıştırıyor. İlk kamp ziyaretimde dayanılmaz hasrete ve yanışa şahit oluyorum. 
Toprağın vatan olması kolay değil. Bedeli ödenmesi gerekiyorsa mutlaka ödeniyor. Kalabalığı, söylenenleri, talepleri, kucaklaşmaları ve dahi bu kamptaki her şeyi,  yaşadığım sürece asla unutmayacağım. Vahit’in okulunu mutlaka ziyaret edeceğimizi söyleyerek kamptan ayrılıyoruz… (Devam edecek)

YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Bakan Ersoy'dan Çeşme'deki darp olayıyla ilgili açıklamaTürkiye
Bakan Ersoy'dan Çeşme'deki darp olayıyla ilgili açıklama
MSB'den Bahreyn Dışişleri Bakanlığı açıklamasına yanıtTürkiye
MSB'den Bahreyn Dışişleri Bakanlığı açıklamasına yanıt
Son 24 saatte 19 can kaybı, 995 yeni vakaTürkiye
Son 24 saatte 19 can kaybı, 995 yeni vaka
Adana'da su kuyusu açmak için kazı yapan 4 kişi öldüTürkiye
Adana'da su kuyusu açmak için kazı yapan 4 kişi öldü
Kadınlar sözleşmeyi savunuyorSiyaset
Kadınlar sözleşmeyi savunuyor
GSF merkezi puanla öğrenci alacakSiyaset
GSF merkezi puanla öğrenci alacak
En az 522 milyon hayvanın yaşam hakkı gasp edildiSiyaset
En az 522 milyon hayvanın yaşam hakkı gasp edildi
Kadınlar WhastApp'ta da istismar mağduruTürkiye
Kadınlar WhastApp'ta da istismar mağduru
Urfa’da sağlık sistemi alarm veriyorTürkiye
Urfa’da sağlık sistemi alarm veriyor
Gençlerbirliği'nde Mert Nobre dönemiSpor
Gençlerbirliği'nde Mert Nobre dönemi
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri