Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,4118
    Dolar
  • Euro
    7,3047
    Euro
  • Altın
    245,760
    Altın
  • Bist-100
    93,419
    Bist-100
  • ADANA
    24/34°
    ADANA
  • ANKARA
    17/31°
    ANKARA
  • ANTALYA
    21/34°
    ANTALYA
  • BURSA
    17/29°
    BURSA
  • ISTANBUL
    25/30°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    20/32°
    IZMIR
  • KONYA
    17/30°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Türkiye’yi duygulandırdı
Türkiye’yi duygulandırdı
Esnaf çok umutlu
Esnaf çok umutlu
İtalya'da facia
İtalya'da facia
Dolarını bozdurana tatil
Dolarını bozdurana tatil

Namık Kemal ZEYBEK

Orkun Yazıtları’nda Türklük Bilinci
10 Ağustos 2018 Cuma

Ortalık Asya’da Ceykun, Seykun, Orkun adını taşıyan ırmaklar akar. Kunlar 400 yıl Avrasya’yı yönetmiş olan Türklerdir. Sonradan adlarına Hunlar denmişse de yanlıştır. Yakın dönemlerin Türkçülerinden, aynı zamanda Türk Bilimci olan Nihal Atsız çıkardığı derginin adını önce Orhun koymuş ama sonra gerçeği öğrenerek Orkun yapmıştır.

Kun sözünün geçmişin derinliklerinde nasıl söylenildiğini bilmiyoruz. Ancak,  Güneş’in o dönemdeki söyleniş biçimi olduğu ve Türklerin tapınmalarında Güneş’e dönmeleri dolayısıyla “Kunlular” yani güneşçiler denildiğini düşünüyorum. Bugün de Türklerin bir bölümü gün derken başka Türkler kün diyorlar.

Seykun ve Ceykun hem taşıdıkları su hem de uzunlukları itibariyle çok büyük ırmaklardır. Orkun ise daha küçük bir sudur. Ancak onun çevresinde kurulan anıtlardan günümüze kadar gelen dikili taşlardaki yazılar Orkun’u fiziki büyüklüğünden daha önemli bir yere taşımıştır. Orkun Yazıtları Türk tarihinin en önemli belgileri arasındadır.

Orkun Yazıtları’nda, tarih vardır, tarih felsefesi vardır, çok keskin bir Türklük ve Türkçülük bilinci vardır. 1400 yıl önce büyük atalarımızın yazdırdığı bu yazılar bugün de içinde bulunduğumuz durumdan çıkmamızı ve geleceğimizi kurtarmamızı sağlayacak öğütlerle doludur.

Kültigin, Bilge Kağan’ın kardeşidir ve Göktürklere büyük hizmet yapmış başkomutandır. Kültigin, adıyla anılan yazıtın Çince bölümünün çevirisinde şöyle tanımlanır:

“Kültigin, Kutlu Kağan’ın ikinci oğlu ve şimdi Kağan olan Bilge Kağan’ın küçük kardeşidir. O, içlerinde sevgi ve kardeşlik duygusuyla hareket etmiş, kardeşinin askerî amaçlarının gerçekleşmesi için onunla birlikte çalışmış ve bu yüzden başarılı olmuştur.  Türk Devleti, kuzeyde Tarbakatay sınırlarına, batıda ise Tumet topraklarına kadar uzandı. Kültigin, Göktanrı’nın buyruklarına uygun yaşardı.”

Göktanrı buyrukları “insanlara, canlılara, cansızlara, iyilik yapmak, kötülük yapmamak, kötülük yapanlarla savaşmak ve erdemli yaşamaktır.”

Kültigin adına dikilen yazılı taşta, kağanların görevi şöyle anlatılıyor:

“Tanrı buyurduğu için, kut’um olduğu için, kağan oldum. Aç, yoksul halkı doyurdum; yoksul halkı zenginleştirdim; az halkın çoğalmasını sağladım.”

Göktürklerin güneyinde, Çinlileşmiş Tabgaç Türk Hanedanının yönetiminde büyük bir devlet vardır. Bu devlet gittikçe sınırlarını genişleten ve Göktürk ülkesine de göz koyan bir siyaset içindedir. Çağdaş emperyalizm uygulamalarının bir benzeri o dönemde Çin tarafından uygulanmaktadır. Çinliler, Türklere kendi kültürlerini aşılamak ve bu kültürün gerektirdiği yaşama biçimi için gerekli olan malları satmak; böylece Türkleri içten ele geçirmek peşindedirler. Bakınız buna karşı Bilge Kağan kardeşi Kültigin için yazdırdığı taşta neler söylüyor:

“Çin Milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp milletleri öylece yanına yaklaştırırmış. Sonra kötü düşüncelerini gerçekleştirirmiş. İyi, bilgili ve cesur kişilerin ülkelerinde yükselmelerine izin vermezmiş. Beğenmediği kişilerin boyu, milleti, akrabası içinde bile barınmamasını sağlarmış. Türk Milleti, tatlı söze yumuşak ipek kumaşa aldanıp çok çok çöktün. Uzakta kalırsan kötü mal verir, yakında olursan iyi mal verir diyen yalancılara aldandın.”

Orkun Yazıtları’nda Türklerin Türk adını bırakıp Çin adını almaları, giyimlerinde ve yaşamalarında Çinlileri taklit etmelerinin sonucunun yıkım getirdiği anlatılır.

Peki atalarımız bize ne anlatıyor? Orkun Yazıtları’ndan hangi dersi çıkarmalıyız?

Türklüğümüze sımsıkı sarılmalı, Türk töresinden ayrılmamalı ve ürettiklerimizi kullanmalı, kullanacaklarımızı üretmeliyiz. Böyle yaparsak atalarımız bize şöyle seslenir:

TÜRK, OĞUZ BEYLERİ, MİLLET, DİNLE: ÜSTTE GÖK BASMASA ALTTA YER DELİNMESE YANİ DÜNYANIN SON GÜNÜ GELMESE SENİN DEVLETİNİ, ÜLKENİ, TÖRENİ KİMSE BOZAMAZ.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 215 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Elveda TANIK
Elveda TANIK
Bazen diyorum da...
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Derin acılar
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
ABD’nin yaptığı
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Sabır, Müslüman'ın öz sermayesidir
Murat POLAT
Murat POLAT
Başarılı bir genel müdür’ün hikayesi
Orhan SAL
Orhan SAL
Bu takımla ve taraftarıyla gurur duyuyorum
Cem POLATOĞLU
Cem POLATOĞLU
Döviz kuru artışı turist sayısını arttırır mı?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva