Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,9279
    Dolar
  • Euro
    6,5418
    Euro
  • Altın
    282,103
    Altın
  • Bist-100
    95.257,61
    Bist-100
  • ADANA
    21/32°
    ADANA
  • ANKARA
    9/26°
    ANKARA
  • ANTALYA
    16/28°
    ANTALYA
  • BURSA
    16/22°
    BURSA
  • ISTANBUL
    15/21°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    17/27°
    IZMIR
  • KONYA
    12/23°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Lufthansa greve gidiyor
Lufthansa greve gidiyor
Endonezya'da deprem
Endonezya'da deprem
Sanayi üretimi düştü
Sanayi üretimi düştü
ABD askerlerini çekti
ABD askerlerini çekti

Orhan SELEN

Sağ ve Sol
16 Eylül 2019 Pazartesi

Sağ - sol siyaset kavramlarının çıkış noktası Fransız Devrim’i sonrasında Fransa’da toplanan meclise dayanmaktadır.

Bu dönemde, meclis kürsüsü karşısında alınan yere göre sağ tarafta oturanlar mevcut düzeni savunanlardan oluşurken, sol tarafta oturanlar düzenin değiştirilmesini veya iyileştirilmesini savunanlardan veya reformculardan oluşuyordu.

 Böylelikle kavram, siyasi partiler yelpazesinde sağ - sol kanat şeklinde kullanılmaya başlandı.

Genel hatlarıyla, sağ kanat; muhafazakârlığı ve düzen koruyuculuğunu ifade ederken, sol kanat; mevcut düzene karşıtlığı, reformculuğu temsil eder hale geldi.

Fransız Devrimi’nin devamında gelişen bir sınıf olarak burjuvazi, kapitalizmi kurarken aynı zamanda yeni bir sınıf olarak işçi sınıfının da oluşmasına neden oldu.

Toplumsal üretim araçlarının sahibi olan burjuva sınıfı, sadece emeğini satabilerek hayatını devam ettirebilecek olan işçi sınıfının emeğini kiralayarak, kendi zenginliğini arttırmayı hedeflemekteydi.

Dolayısıyla burjuva sınıfının uzun zaman boyunca soylu sınıf karşısında ezilip sonunda ayaklandığı gibi, işçi sınıfı da burjuvazinin ortaya çıkardığı kapitalist sistemin kendilerini sömürdüğünü anlamaya başlamıştı.

Eğer bunu anlaşılacak hale getirirsek sağ, sömürüyü, soygunu, bağnazlığı temsil ediyordu.

Sol ise sömürü ve soyguna karşı mücadeleyi, insan haklarını ve emeği savunuyordu.

Sovyet Devrimi ardından sol çok önemli tarihsel bir hata yaptı.

Dini karşısına aldı.

Karl Marks’ın “ din halkların afyonudur” cümlesinin ardından Sovyet Devrimi sırasında Rus Ortodoks Kilisesi’nin Çar’dan yana tavır alması sol ile din arasında bir düşmanlık oluşmasına neden oldu.

Dünyanın çok yerinde sol çıkışlar aynı zamanda dini de ortadan kaldırmaya yöneldiler.

İnsanlar sömürmeye ve yoksullaştırmaya kararlı sağ bunu çok güzel kullandı.

Halkları birbirine kırdırdı.

Marks’ın cümlesinin ateistlik anlamına geldiği çok yaygın biçimde işlendi.

Solcular ise beyinlerini kullanmak yerine bu oyuna geldiler.

Bu gün bile  “ ateist olmayan solcu değildir”  cümlesi bazı zeka özürlülerce kullanılıyor.

Zaman içinde sağ dini de arkasına alarak emek sömürüsüne ve soyguna devam etti.

Yoksul halk kitleleri ise açlıklarını nasıl yok edeceklerini düşünüp bu yolda mücadele etmek yerine, sırtlarında taşıdıkları sömürgenlere destek verdiler.

Yoksulluğun pençesinde kıvranırken “din elden gidiyor” diye sömürücü sağın tetikçiliğini yaptılar.

Kendilerini soyanları oylarıyla da desteklediler.

Bununla övündüler.

Kasabın bıçağını yalayan koyun durumuna düştüler.

Bu arada da sağ onları da ikiye ayırdı.

Dindarlar ve dinciler.

Zamanla dindarlar dincilerin tuzağına düştüler ve kullanıldılar.

Dinciler, inanıyor görünerek yoksulların soyulmasına emeğin sömürülmesine tam destek verdiler.

Herkes her şeyi yapmak isteyebilir ve yapabilir.

Sömürenlerdeki beyinden yoksullarda da var.

Fakat birinin soygun için kullandığı beyni ve aklı diğeri soyulmamanın yollarını bulmak için kullanmıyor.

Bunca yaşanana karşın sağın dinle imanla ilişkisinin bulunmadığı, bunları halkları soymak ve sömürmek için kullandığı anlaşılamıyor.

Oysa beynini ve aklını kullanmamak bir insanlık suçudur.

Sağ yıllardır solu en iğrenç biçimde karalar. Sol ise bir türlü kendini anlatamaz.

Sağ ajanlarını çok büyük ustalıkla solun içine yerleştirmiştir.

Sonuçta sol ve komünizm bazı deyyusların anlattığı gibi değildir.

Son yıllarda görüldüğü gibi de solcular çocuklara tecavüz etmezler…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 380 defa okunmuştur.
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
17 Eylül 2019 Salı  05:57

Degerli buluyorum

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Osman YAZICI
Osman YAZICI
Baba evi
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Kooperatifçilik kurtuluştur
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Güven duygusunun önemi
Murat POLAT
Murat POLAT
Başkan Erdoğan hangi bakanı uyardı?
Cem POLATOĞLU
Cem POLATOĞLU
İtalya ile aşk bir başka bahara
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva