Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    4,0795
    Dolar
  • Euro
    5,0103
    Euro
  • Altın
    175,268
    Altın
  • Bist-100
    110,932
    Bist-100
  • ADANA
    13/24°
    ADANA
  • ANKARA
    0/20°
    ANKARA
  • ANTALYA
    9/27°
    ANTALYA
  • BURSA
    5/18°
    BURSA
  • ISTANBUL
    10/17°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    10/25°
    IZMIR
  • KONYA
    2/17°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Kabil'de intihar saldırısı
Kabil'de intihar saldırısı
Almanya’da Türklere saldırı
Almanya’da Türklere saldırı
Abbas'tan Kudüs mesajı
Abbas'tan Kudüs mesajı
ETA'dan 57 yıl sonra gelen özür
ETA'dan 57 yıl sonra gelen özür

Harika ÖREN

Sanat bir tutkudur
16 Nisan 2018 Pazartesi

Yaşamın rengi olan sanat bir tutkudur. Sanatçı bu tutkuya aşkla bağlıdır.

İnsanın boğazında düğümlenen duygular vardır. Onlar yaşanmışlıkların saf güzellikleridir. Sanatçının içselliğinde debelenir. Durulur. Çizgisine, renklerine konu olur. Sanat hayatı besleyen ana kan damarlarından biridir. Hayatımızdaki aldığı yer, nesiller boyu genetik kodlarımızla günümüze taşınmış, derin ve önemlidir.

Sanatçı, Kış mevsiminin soğuğundan, Sonbahar’ın renklerinden, Yaz mevsiminin gün ışığından beslenir. Özellikle de Bahar rüzgarının taze, duygu dolu, serin nefesi tenlere dokununca; dallardaki taze tomurcuklar, başlarını gökyüzüne uzattığında; bülbül küçücük bedeninden umulmayan bir tonla güneşe açan güle şarkılar söyler ya… Hırçın, yıpratıcı rüzgarların kavurduğu ''yalnız ruhlar'' kapılarını farkına varmadan aralar. Ansızın yatağından taşan bir ırmak gibi çağlayan ''aşk'' gönüllere akar.

İşte o an sanatçının ilham perisinin kanatlandığı andır. İşte o an, usta ellerin, usta dillerin çağladığı andır. Sanatçılar, sadece bedenlerini besleyen tutkuyla yetinemezler. Doygun bir aşk ya da aşırı giden umutsuz bir aşk ya da keskin kırıp döken… Sınırları zorlayan özleme esir olmak belki de sarsıcı duyguların verdiği kırgınlık, küskünlük, mahzun bir bakış… Papatyanın yeşil çimenden başını çıkarışı, bir çocuğun annesine uzanan eli, leyleklerin gökyüzünde süzülüşü, bir kadının farkında olmaksızın eda kattığı yürüyüşü, bir acı bakış, yanaktaki gözyaşı, delicesine yağan yağmur, dalgın bir iç çekiş… İlham, iç sızlatan, ya da gülümseten, derinlere saklanmış duyguların mavi suların içinden çıkıp güneşle buluşması gibidir. İlham perisi sanatçının omzundadır. Uzaklardan belli belirsiz bir müzik duyulur. Sanat ve tutku aşkla dansa başlar.

Sanatçı ve aşk ilişkisi yüzyıllar boyunca eserlere yansır, yansımaktadır. Sanatçının aşkı farklıdır. Sanatçı aşkı cinsiyet gözetmez. O yaratılana aşıktır. Büyük gücün yarattığı ''Muhteşem Figür'' e aşıktır. Kendine aşıktır. Önceleri anlamadığı bu gerçekle daha sonra yüzleşmek zorunda kalır. Kendini sevmeyi sevmiştir çünkü üretir. Gerçekte kendini ortaya koyar. Benliği eserleridir.

İnsan, beynini kullanıp, yaratabilen tek türdür. Bireysel kafa yapısı ve ruh yaratıcı olmayı sağlar. Yaşadığı hayata görerek bakar. Gizini bulup, çıkarır. Duyarlı, düşünsel ve düşsel güçle beslenen aurası, yaratıcılığının sel olup akmasının tek sebebidir. Sanatçı ruhu, içinde çılgınlık barındırır. Kabına sığamayan, düşünen, bulan, heyecanlanan, depresif özel bir yapıya sahiptir. O ruh aslında genlerle kodlanmıştır. Doğru yer ve ortamda, sanat yapıtı olarak dışarıya taşmayı bekler. 

“Güzel sanatlar; insanın elinin, kafasının ve kalbinin birlikte çalıştığı şeylerdir.” der, Francis Bacon. Sanatçı farkı görür. Renklere, desenlere aşıktır. Hayal gücü, Tanrı’nın elini Adem’e uzatabileceğini düşünecek kadar uçuktur. Tuvaline düşürdüğü her desen, her renk kendini yansıtır. Hayaline aşık olur; ya da bazen, sihirli dokunuşlarıyla, sabırla taşa işlediği surete tutulur. İlhamıyla eşleştiği o muhteşem an başyapıtını verir.

Sanatçının aşkı, sorgulanamaz. Anlatılamaz. Hikayesi eserlerindeki yansımasıdır. Sanatçı düş kurar ve yapar. Sanatsever bakar ve gördüğünü anlar. Sanatçının gerçeği, sanatseverin gerçeği ile her zaman örtüşmez. Sanatçının dünyası, sanatsevere bambaşka yansır. Her eser kendine hayranlık ya da hayretle bakanlara kendi hikayelerini anlatır.

Sanatçı-aşk dansı tutkuyla sonsuza dek sürecek bir gizemdir. 15 Nisan 2018 Dünya Sanat Günü’nü yurt genelinde açılan muhteşem insanların eserleriyle, şehirler farklı olsa da gönüller bir olarak kutladık. Sanatla nefes almanın dayanılmaz hafifliğinde, sonsuza dek hafifleyebilmek isteğiyle; sanata gönül ve destek veren herkesin bu anlamlı gününü gönülden kutluyorum.

Yüksek uygarlığın merdiveni sanattır. Unutmayalım, cahili, iblisi, kötüyü, fesatı, haseti ve savaşı korkutan tek şey de yine SANAT'tır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 174 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva