Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,2891
    Dolar
  • Euro
    6,0389
    Euro
  • Altın
    211,930
    Altın
  • Bist-100
    93,107
    Bist-100
  • ADANA
    11/15°
    ADANA
  • ANKARA
    0/9°
    ANKARA
  • ANTALYA
    8/17°
    ANTALYA
  • BURSA
    4/13°
    BURSA
  • ISTANBUL
    7/12°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    9/14°
    IZMIR
  • KONYA
    3/12°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Belirsizlik sürüyor
Belirsizlik sürüyor
Sınırda yakalandı
Sınırda yakalandı
Cephanelik gibi ev
Cephanelik gibi ev
Balkondan düştü
Balkondan düştü

M. Arif DEMİRER

Şeker Fabrikaları ile nişasta bazlı şeker konusunu yanlış ve eksik tartışıyoruz
16 Nisan 2018 Pazartesi

Özelleştirmeye Hayır’, ‘Vatandır, Satılmaz’, ‘İşçiler Açıkta Kalacak’ vs. vd…

2001 yılında TBMM’nin kabul ettiği 4634 Sayılı Şeker Kanununu tartışmıyoruz. EKSİK No 1

Özelleşecek fabrikalar hemen işçi çıkaracaklarmış gibi Özelleştirmeye karşı çıkıyoruz. Ama bu fabrikalar kapanırsa pancar üreten çiftçiye ne olacak tartışmıyoruz. EKSİK No 2. Özelleşen fabrikaların daha verimli çalıştıklarını (PANKOBİRLİK) göz ardı ediyoruz.

Özelleşecek fabrika, PKK’ya satılmayacak. Dolayısı ile Vatan-matan satılmıyor. Tartışmayı, konuyu, gereksiz yere siyasi polemiğe dönüştürüyoruz.

Devamlı olarak nabza göre şerbet reçeteleri yazıyoruz.

Asıl konu özelleşecek 14 fabrika değil, Şeker Şirketi (Türkiye Şeker Fabrikaları A. Ş., TŞFAŞ) çatısı altında kalacak 11 fabrika.

Asıl konu Şeker Şirketi’nin çatısının yıkılma sürecine sürüklenmesi.

Şeker Şirketi bir ATATÜRK-İnönü-Bayar projesi idi. 6 Temmuz 1935 tarihinde T.C. Ziraat Bankası, Türkiye İş Bankası ve Sümerbank tarafından kurulmuştu. İşlevi o tarihte var olan 4 fabrikayı tek çatı altında toplamak ve şekerin, paçal maliyete göre hesaplanmış, tek fiyatla satışını sağlamaktı. O tarihte Doğu Anadolu’da yaşayanlar, şekeri sınır ticareti ile Sovyetler Birliğinden alıyordu. Sovyetler bizden aldıkları bir canlı koyuna 100 kuruş veriyor, 1 kilo şekeri ise 90 kuruşa veriyordu. (Kaynak: Bayar’ın 1936 tarihli Şark Raporu, EK – 3).

1937 yılında ATATÜRK şeker ile ilgili iki hedef koymuştu, Başbakan Bayar’a: “20 Şeker Fabrikamız olsun. Şeker ekmek kadar kolay alınabilir hale gelsin.”

1937’den 1953’e kadar 4 fabrika ile yetindik. Menderes 13 şeker fabrikası kurdu. Dördü Doğu Anadolu’da idi. Bunlar sosyal amaçlı fabrikalar idi. Bu fabrikaların üretim maliyetleri yüksekti. Ama Şeker Şirketi’nin çatısı altında paçal maliyet sayesinde dengelenebiliyordu.

1974 – 2001 yılları arasında 16 fabrika daha kuruldu: Kars, Ağrı, Erciş gibi merkezlerde kurulan fabrikalar sosyal amaçlı sanayi tesisleri idiler. Çatı sağlamdı. Tek fiyat devam ediyordu. Ancak üretilen şekerin bir bölümü stokta birikmeye başlamıştı. Çünkü Özal’dan başlayarak siyasi iktidarlar mısır nişastasına dayalı mısır şurubunu üretecek fabrikaların kurulmasına izin vermişlerdi. Başka anlatımla pancar şekeri ile rekabet edecek, ABD’den ithal edilen mısıra dayalı, nişasta bazlı tatlandırıcının kapılarını açmışlardı.

3 ve 4 Nisan 2001 günü kabul edilen Şeker Kanunu, pancar şekerine 2.5 milyon ton/yıl sınırlamasını getirmiş, toplam kapasiteleri yaklaşık 800 bin ton olan mısır şurubu üreticilerine ise 250 bin ton/yıl sınırlaması (kotası) getirmişti. Bu, IMF’in Türkiye’yi krizden kurtarmak için Kemal Derviş üzerinden dayattığı 15 kanundan birincisiydi.

2001’den sonra mısır şurubu üretimini, 250 bin ton/yıl kotasının aşılıp aşılmadığını, denetlemedik. Bunu da tartışmıyoruz. EKSİK       No 3.

Mısır Şurupçuları istedikleri kadar “Biz yerli mısır kullanıyoruz” desinler. Türkiye yılda en az 1 milyon ton mısır ithal ediyor, stratejik müttefikimiz ABD’den. Bu nedenle şurupçular mısır kullanmasalar, kullandıkları kadar mısır ithal edilmeyecek. Bunu tartışmıyoruz. EKSİK No 4.

Bir ton mısırdan kaç kilo, en çok kullanılan mısır şurubu olan HFCS55 elde ediliyor, kendileri dışında hiç kimse bilmiyor. Başka anlatımla şurupçuların ithal faturası ne kadar bilmiyor ve tartışmıyoruz. EKSİK No 5. Özet: Şeker Şirketinin geleceğini EKSİK tartışıyoruz. NOKTA.

ÖZÜR: Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörünün soyadını Hacıhasanoğlu olarak, yanlış, vermişim. Doğru soyadı, Hacısalihoğlu. Kendisinden ve okuyucularımdan özür diliyorum.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 265 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Prof. Dr. Mehtap UYSAL
Prof. Dr. Mehtap UYSAL
İlaç nedir? Ne ilaç değildir? -2
Harika ÖREN
Harika ÖREN
Nobel Ödüllü Bilim Kadınları
Orhan SELEN
Orhan SELEN
İnsan Hakları masalı
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Yoksulluğu nasıl önleriz
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
Gelin şu bir düzine yanlışı düzeltelim
Murat POLAT
Murat POLAT
Erdoğan Doğu’da güçlü adaylar gösterecek
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva