Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    6,0867
    Dolar
  • Euro
    6,5735
    Euro
  • Altın
    314,740
    Altın
  • Bist-100
    119,20
    Bist-100
  • ADANA
    6/19°
    ADANA
  • ANKARA
    0/10°
    ANKARA
  • ANTALYA
    4/15°
    ANTALYA
  • BURSA
    7/12°
    BURSA
  • ISTANBUL
    5/10°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    7/15°
    IZMIR
  • KONYA
    -1/12°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Faciadan dönüldü
Faciadan dönüldü
Derbide ilk golün önemi büyük
Derbide ilk golün önemi büyük
Senatörlerden Pompeo'ya mektup
Senatörlerden Pompeo'ya mektup
AB'nin Libya ambargosu başarısız olacak
AB'nin Libya ambargosu başarısız olacak

İsmail Hakkı Pekin

Sizin için bir şey ifade ediyor mu?
22 Ocak 2020 Çarşamba

Ergenekon Davasında, Savcının esas hakkındaki mütalasına karşı yaptığım son savunmamdan alıntıdır.

Hemen hemen altı yıla yakın bir zamandır yürütülen ve 2012 yılı Nisan ayından itibaren İnternet Andıçı Davasının da eklemlendiği bu dava ve diğer isimli davaların temel amacının öncelikle TSK’lerinde bir tasfiyeyi gerçekleştirmek, askeri vesayetin kaldırılması adı altında silahlı kuvvetleri sindirmek ve pasifize etmek olduğunu belirtmek istiyorum. Türkiye’de yapılacak köklü değişiklikler, PKK terörü dahil sorunların çözümü için yapılacaklar, dış politikada farklı yaklaşımlar, ABD/BATI’nın menfaatleri doğrultusunda bölge ülkelerine/bölgeye yönelik faaliyetler vb. için silahlı kuvvetler de daha önce belirlenen isimlerin tasfiyesi suretiyle rejimin omurgasını teşkil eden silahlı kuvvetlerin, toplumun sinir uçlarını teşkil eden önemli isimlerin tutuklanmasıyla da muhalefetin dolayısıyla toplumun baskı altına alınması hedeflenmişti. ABD/BATI’nın Türkiye ve bölge için uygun gördüğü düzen ancak yaratılacak korku ve baskı ortamıyla oluşturulabilirdi. Sonuçta hazırlıkları 1999 da yapılan, 12 EYLÜL 1980 ve 28 ŞUBAT 1997 deki müdahalelerle oluşturulan ortamın (belki de bunu 12 MART 1971 den başlatabiliriz) Türkiye’de yarattığı sosyal yapı bugün yürütülen davaların açılmasına imkan sağlamıştır.

Askeri müdahalelerin ve 1984 yılından beri devam eden PKK terörünün oluşturduğu zemin, ABD/BATI’nın ve onların işbirlikçilerinin Türkiye’de ve bölgede arzu edilen değişimin sağlanması için hazırlanan planların uygulanmasına fırsat vermiştir. TSK ve onun generalleri/amiralleri, subayları, astsubayları yazılı ve görsel medyada, internet medyasında, sosyal paylaşım sitelerinde itibarsızlaştırılmış, halkına darbeci, casus, şantajcı, kendi halkının canına ve malına kasteden, ona silah doğrultan, PKK terörü ile mücadeleyi beceremeyen, büyük hatalar yapan, bazen teröristlere yardım eden suçlular olarak gösterilmiş ve büyük bir karalama kampanyası açılmıştır.

TSK’leri personeli üretilen sahte delillerle, resmi ve yasal evrakların amaçlı yorumlanmasıyla tutuklanmış, tecrit edilmiş ve ağır ithamlarla suçlanmıştır. Sanal örgüt yaratılmış, birbirini ilk defa gören insanlar örgüt üyesi, örgüt yöneticisi olarak gösterilmiş ve TSK’leri suç örgütü olarak lanse edilmiştir. İnsanların şeref ve onurlarıyla oynanmış, yaşamlarının büyük bir bölümünü adadıkları silahlı kuvvetlerden koparılmış, büyük bir fedakarlık ve cesaretle görev yaptıkları unutulmuş ve insanlar darbeci, suikastçı, fuhuşcu, şantajcı, casus vb. yakıştırmalarla yaftalanmıştır.

Bütün bu faaliyetlerin literatürdeki adı (açılan davalar, yapılan psikolojik harekat dahil) ordunun öznel kontrolüdür. Bütün demokratik ve medeni ülkelerde olduğu gibi ordunun demokratik kontrolünün Türkiye için elzem olduğunu kabul etmek zorundayız. Ama silahlı kuvvetleri kendi kontrolünüze almak istiyorsanız, onun generalini/amiralini, subayını ve astsubayını itibarsızlaştırmalısınız. Bunun dünyada en çok uygulanan metodu yargının kullanılarak silahlı kuvvetlerin pasifize edilmesi, içindeki güven, itimat ve saygının ortadan kaldırılması, halk desteğinin azaltılmasıdır. Türkiye’de de yapılan budur.

Aynı metodlar daha önce hem Osmanlı İmparatorluğu döneminde, hem de Cumhuriyet döneminde uygulanmıştır. Yargı, yürütmenin (Türkiye’de yasamaya da hakim) düzenlediği tertiplere (Emniyet ve istihbaratı kullanarak) uygun davalar yürüterek bir bakıma bu faaliyetlere özellikle 1960 yılından beri maalesef alet olmuş ya da alet olmak zorunda bırakılmıştır.

Umarım bütün bunları geride bıraktığımız bir yıl olur 2020. Önümüzdeki sorunların büyüklüğüne bakınca toplumsal barışı sağlamamız gerektiğini görürüz. Ayrıca bu dönem sorunlarımızın çözümünde TSK’ya ve güvenlik güçlerine çok önemli görevlerin düşeceğini de belirtmek isterim.   

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 290 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Oğuz Güler
Oğuz Güler
Ümit Kocasakal yanlış yolda değil!
Namık Kemal ZEYBEK
Namık Kemal ZEYBEK
5 Numaralı hücre
Osman YAZICI
Osman YAZICI
 “Yol” deyip ‘HES’ Yaptılar (1)
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Renkli kefen
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Kilisli Muallim Rif’at Bilge (1)
Tuncay ALTUN
Tuncay ALTUN
Çin’e üzülsek mi üzülmesek mi?
Barışcan İĞREK
Barışcan İĞREK
Dersin adı: Devre arası transferleri nasıl yapılır?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva