Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    5,8310
    Dolar
  • Euro
    6,5321
    Euro
  • Altın
    252,275
    Altın
  • Bist-100
    94.218,70
    Bist-100
  • ADANA
    21/28°
    ADANA
  • ANKARA
    15/24°
    ANKARA
  • ANTALYA
    18/30°
    ANTALYA
  • BURSA
    20/28°
    BURSA
  • ISTANBUL
    22/29°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    23/31°
    IZMIR
  • KONYA
    16/25°
    KONYA
Facebook Twitter Linkedin
Whatsapp İhbar Hattı
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Hayata dönüyor
Hayata dönüyor
Mersin'de hava taksi
Mersin'de hava taksi
Arife gününde rekor
Arife gününde rekor
Ağrı'da sel: 4 ölü
Ağrı'da sel: 4 ölü

Orhan SELEN

Türkçe’yi tanımıyoruz
11 Ocak 2019 Cuma

Türkçe’nin yetersiz ve kısır bir dil olduğu sık sık gündeme gelir.

Kendimizi küçük görmenin ve aşağılamanın büyüsüne kapılanlar  “biz adam olamayızla”  başladıkları geyik muhabbetlerini Türkçe’nin “ göçebe dili” olduğuyla sonlandırırlar.

Milliyetçilik tapusunun kendilerinde olduğunu sananlar da Türkçe’nin  “ulusal” bir dil olduğunu savunmak tuhaflığına saplanırlar.

Bunu öne sürenler, Türkçe’yi Bulgarca ile aynı kalıba soktuklarının farkında değillerdir.

Ulusal diller, belli ülkelerde konuşulan, dar kalıplara sıkışmış sınırları olan dillerdir.

Türkçe ise bir imparatorluk dilidir.

İmparatorluklar büyük devletlerdir.

Büyük devletleri ise büyük uluslar kurabilirler.

Türkçe işte böyle büyük bir ulusun kurduğu büyük devletlerin dilidir.

Atalarımız yeni toprakları alarak sınırlarına kattıklarında, orada yaşayan insanların dillerindeki kelimelerin de bazılarını Türkçe’ye katmışlardır.

Anatolia’yı Anadolu, Gallipoli’yi Gelibolu, Cıharşembih’i Çarşamba,  Pencüşembih’i Perşembe yapmak ince zeka gerektirir.

Guşe’yi köşe yaptıktan sonra, köşe taşı, köşe başı, köşe dönme, köşe kapmaca gibi yeni kelimeler üretmek de önemli başarıdır.

Farsça “çiçek” anlamıma gelen “gül” kelimesini Türkçe’ye aldıktan sonra  Gülten, Gülhan, Gülcan, gül deste, Gülseren, Gülveren, Gülderen   gibi yüzlerce kelime türetmek dilimizin bir başka zenginliğidir.

Türkçe’de Arapça, Farsça, Rusça, İtalyanca, Fransızca, Moğolca, Çince, Rumca’dan dilimize yerleşmiş 15 binden fazla kelime vardır.

Bunların varlığı Türkçe’nin zenginliğidir.

Türkçe’nin güzelliği ve akıcılığı ise Anadolu’dan gelir.

İstanbul Türkçe’sinin “en iyi” olduğu konusu sadece bir saplantıdır.

Fatih II Mehmet Kostantinopolis’i aldığında orada Türk mü vardı ki “İstanbul Türkçesinden” söz ediliyor.

Şehir Bizans’tan alındıktan sonra Anadolu’nun her yerinden getirilen Türk’ler çeşitli semtlere yerleştirilerek Kostantinopolis’in Türkleşmesi sağlanmıştır.

Bugün İstanbul’da konuşulan Türkçe, o günlerde Anadolu’dan göç ettirilerek şehre yerleştirilen insanların konuştukları dildir.

“Bana kara diyen dilber gözlerin kara değil mi” diyen Karacaoğlan;

“Ben yitirdim, ben ararım yar benimdir kime ne kah giderim öz bağıma gül dererim kime “ diyen Kul Nesimi;

 “Hey ne yaman inilersin, benim derdim yenilersin” diyen Yunus;

İstanbullu değillerdi.

Manilerde ise Anadolu’nun duru ve akıcı zengin Türkçesi daha iyi görülür.

“Nalan nalan olalı

 Gülmedi güldürmedi

 Nalan ağlattı ama

 Kimseyi öldürmedi”

*

“Kaşların katar katar

 Kirpiklerin ok atar

 Yanağın dükkan açmış

 Dudakların bal satar”

Maniler de İstanbul katiplerinden değil Anadolu halkından çıkmıştır.

Türkçe’yi tanımak ve kavramak isteyen Karacoğlan, Yunus Emre, Köroğlu, Kul Nesimi okumalı ve Kilisli Rıfat Bilge’nin 1800 maniyi topladığı kitabına göz atmalıdır.

Türkçeyi iyi tanımak ve anlamak gereklidir.

Bazı konular bulvar milliyetçilerine bırakılırsa önce dil elden gider sonra da vatan.

Vatanı yaşatan dil ve ilke birliğidir.

Son yıllarda lise bitirmiş gençlerin Türkçeyi tanımadıklarını görmek gelecek için olumsuz işaretler veriyor.

Bir Türkçe seferberliği yapmanın zamanı çoktan geldi de Türk olduğunu söylemenin utanma nedeni sayıldığı günümüzde işimiz biraz mucizelere kaldı.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 351 defa okunmuştur.
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Atatürk’ten anılar
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Nasıl iyi bir insan olunur?
Murat POLAT
Murat POLAT
Banka yönetimleri siyasilere bırakılır mı? 
Orhan SAL
Orhan SAL
Her şeyi tadında bırakmak lazım! (1)
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva